17 Ağustos 2017 Perşembe

Hürrem'in Oğlu ve torunları da boğduruldu!

Muhteşem Yüzyıl'ın son bölümünden sonra ortalık karıştı.Şehzade Mustafa'nın babası Kanuni tarafından boğdurulması sahnesi yürekleri dağladı. Tarihte çeşitli şekillerde anlatılan bu olaydan sonra, herke Hürrem Sultan'a bir kez daha diş bilemeye başladı.Hürrem Sultan, saraydaki entrikaları ve valide Sultan olma çabası ile filmde de , tarihte de dikkat çeken bir kişilik. Kanuni ona büyük bir aşk ile bağlıymış.Hürrem mektuplarına şöyle hitaplarla başlıyordu: “Canım paresi sultanım”… “Benim devletimin güneşi ve saadetimin sermayesi hazreti sultanım”… “Sultanım padişahım”… “Canım paresi, mübarek ayaklarını öptüğüm sultanım hazretleri”… “Yüz bin firakı hasretiyle ellerine ayaklarına kapandığım padişahım.”

14 Ocak 2017 Cumartesi 13:35
Hürrem'in Oğlu  ve torunları da boğduruldu!
KADINHABERLERİ.COM-Hürrem ve Kanuni'nin evlilikleri, Osmanlı geleneklerine aykırı bir evlilik olmuş ve Hürrem,  Mahidevran Sultan'ın yerine geçmeyi başarmış.
Hürrem Sultan'ın sarayda pozisyonu Kanuni'nin nikâhlı eşi olması ile arttı ve bu olaydan sonra Mahidevran Sultan'dan daha yüksek bir mevki sahibi oldu. Hürrem Sultan, Şehzade Cihangir’in doğumundan sonra Kanuni ile görkemli bir düğün yapılarak evlendi ve aralarında resmi nikah kıyıldı. Kesin tarihi belli olmamakla birlikte Haziran 1534’te veya daha erken gerçekleştiği düşünülen düğün, Hürrem Sultan'ı Kanuni’nin meşru eşi yapan, Osmanlı geleneklerine aykırı düşen çok önemli ve devrimci bir hareket olarak değerlendirilir. Bu nikah ile Hürrem Sultan, Osmanlı tarihinde padişah tarafından uzun bir süre sonra nikahlanan ilk cariye oldu.

Mahidevran Sultan'ın pabucu da dama atılmış oldu.

Mahidevran ile Hürrem Sultan arasındaki mücadelede Mahidevran Sultan'ı tuttuğu düşünülen ve oğlu üzerinde büyük nüfuzu olduğu söylenen Valide Hafsa Sultan’ın 1534 yılındaki ölümü ile Hürrem’in saraydaki etkisi daha da artmıştır ve Harem yönetimini eline almıştır. Fakat Valide Sultan'ın ölümünden sonra Mahidevran Sultan veliaht annesi olduğu ve Şehzade Mustafa'nın tahta çıkmasına kesin gözle bakıldığı için Valide Sultan'lığa hazırlanmaya başlamıştır.
Hürrem Sultan Şehzade Mehmed'ten sonra Selim, Bayezid, Cihangir ve Abdullah adlı 4 şehzade ve Mihrimah adlı bir kız çocuğu daha dünyaya getirmiştir. Çocuklarını büyütürken ileride oğullarından birinin tahta geçmesi için önlerindeki engelleri kaldırma mücadelesi vermiştir.Ama Hürrem'in çocukları da kendi aralarında taht kavgalarına girişecek ve Beyazıd, çocukları ile birlikte boğdurulacaktır.


Sadrazam Pargalı Damat İbrahim Paşa, Hürrem Sultan’ın şehzadelerinden birisi yerine Şehzade Mustafa’yı hükümdarlığa aday gösterenlerin arasındaydı.Çocukluğundan beri Kanuni’nin yakın arkadaşı ve danışmanı olan İbrahim Paşa'nın gözden düşürülüp boğdurulmasında Hürrem Sultan’ın rolü olduğu rivayet edilir. Ancak İbrahim Paşa'nın devlet yönetimde kendini üstün görmesi ve yükseldikçe yaptıkları hataların da kendi sonunu hazırlamasına sebep olduğu bilinmektedir. Bu olaydan sonra Hürrem Sultan’ın devlet işlerini idare etmeye başladığı kanısı yaygındır

Hürrem Sultan çocuklarının tahta geçişini göremedi.


Hurrem Sultan 1558'de ölünce bu kez onun oğulları arasında saltanat mücadelesi başladı. Şehzade Bayezid; Şehzade Selim ile 1559'da savaştı, yenildi; İran'a sığındı. Sultan Süleyman;  İran Şahı Tahmasb'ı tehdit etti; olmayınca büyük paralar verdi. Bu baskılara dayanamayan Şah; 1562 yılında Şehzade Bayezid'i Osmanlı tarafına teslim etti. Şehzade Selim; hemen onun kellesini kestirdi. 
Şehzade Bayezid'in yanında 4 oğlu vardı. Osmanlı tarafına verilen bu dört şehzadenin başı da Sivas'ta kesildi. Cesedleri de sur dışına gömüldü.
Bayezid'in bir de küçük oğlu vardı. O'nu da anasıyla birlikte Bursa'ya sürmüşlerdi. Muhteşem Süleyman güvendiği hadımağalarından birini  Bursa'ya gönderdi ve küçük torununu da boğdurdu. Cellat; çocuğun yanına vardığında; çocuk onun boynuna sarılıp kucaklamış, öpmüştü. Buna dayanamayan cellat bayılmış, ama yardımcısı gelerek o ufak yavrunun işini bitirmişti. 
Böylece Sultan Süleyman'ın 5 oğlundan Mehmet  hastalıktan, Cihangir ise ağabeyinin katledilmesinden duyduğu dehşetli korkudan ölmüştü. Mustafa ile Bayezid da idam edildiğinden meydan Sarı Selim veya Sarhoş Selim denilen 2. Selim'e kalmış oldu. 2. Selim ise söylenenlere göre hamamda düşmüş ve sonra iç kanama geçirerek ölmüştür.2. Selim'in o sırada sarhoş olduğu da söylenenler arasındadır.    

Hürrem Sultan, Osmanlı'yı birbirine kattı ama  çocuklarının tahta geçtiklerini göremeden öldü
Hürrem Sultan, Valide Sultan olamadan 15 Nisan 1558'de (Sultan Süleyman'dan yaklaşık 8 yıl önce) İstanbul'da hayatını kaybetti. Hürrem Sultan'ın zehirlenerek ya da kadın hastalığı sonucu öldüğü düşünülür. Son senelerini kulunç hastalığı sebebiyle rahatsız geçiren Hürrem Sultan, son kışını Kanuni ile birlikte Edirne'de geçirmiş; rahatsızlığı artınca İstanbul'a dönmüştü. Büyük bir cenaze töreninin ardından Süleymaniye Camisi avlusuna gömüldü. Mezarı üzerine türbesi eşi Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırıldı.

KULUNÇ HASTALIĞI NEDİR ? 

Kol, bacak ve gövdede sebebi tam açıklanamayan ağrılı durum. Tıp dilindeki ismi fibrositis olan kulunç, oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Genellikle boyun ve sırt ağrısı olarak karşımıza çıkar. Fakat kasın bulunduğu her yerde bulunabilir. 
Romatizmal şikayetlerle gelen hastaların yüzde onbir kadarını kulunçlu hastalar oluşturur. Primer(birincil) fibrositiste, sadece ağrı vardır. Sekonder(ikincil) fibrositis ise, kronik enfeksiyonların ve bağ dokusu hastalıklarının seyri sırasında görülür. Sadece kulunç denince primer fibrositis anlaşılmaktadır. 
Kulunç ağrısı, tetik nokta denen bazı bölgelerde daha fazla duyulur. Tetik noktaya basmakla ağrı artar. Hareketsizlikle de ağrı artar. Hafif egzersizle ağrı azalır, ağır egzersizle artar. 
Kuluncun ağrı dıyında hiçbir tehlikesi ve zararı yoktur. Hastaların bu yönden rahat olması gerekir. Tedavide, lokal sıcak uygulaması, sinir ve kas gevşetici ilaçlar kullanılır. Kasları, hastanın bilinçli olarak gevşetmesini sağlayacak gevşeme egzersizleri, belki de tedavinin en önemli bölümünü oluşturur. Ense ve omuzları örtecek büyüklükte bir havlu sıcak suya batırılır ve yakmayacak sıcaklaktı iken omuza konur. Eller göbek üzerine konur. Vücut gevşek bırakılır. Kafa, önce mümkün olduğu kadar sağa, sola, öne, arkaya eğilir.On-onbeş defa yapıldıktan sonra bu defa başa daire çizdirilir ve bu esnada gözler açık olmalıdır. Daire hareketi her iki tarafa yapılmalıdır. Ayrıca bu seans esnasında sırt, boyun ve omuz kaslarına masaj yapılır. 
Sıcak havlu birkaç defa değiştirilene kadar bu egzersizler ve masajlar tekrar edilir. Akupunktur ile yapılan uygulamalar da faydalıdır. 
İstanbul Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serdar Erdine, sırtta görülen ve halk arasında 'kulunç' diye bilinen sırt ağrılarının içine fazla kapanık, sürekli düşünen ve aşırı hassas insanlarda görüldüğünü söyledi: 
"İçine çok kapanık, dertlerini biriktiren insanlarda vücut isyan eder ve kendini kasar. Bu aşırı ve uzun süreli kasmaların sonucunda vücutta 'kulunç' dediğimiz yapılar oluşur. Kulunçlar, uygun egzersiz, masaj ve tedavilerle geçer. Sırt ağrılarında asıl dikkat edilmesi gerekenlerden biri de bu ağrıların değişik hastalıkların habercisi olmalarıdır. Örneğin kanser, kalp sorunları, akciğer hastalıklarının habercisidir sırt ağrıları. İçerden kaynaklanan hastalıkların alarmı şeklinde sırt ağrıları görülebilir. Pankreas kanseri sırta vurur. Kürek kemiğinin arkasında görülür belirtisi. Sırt ağrısı kulunç diye geçiştirilmemeli ve nedenine mutlaka bakılmalı. Çünkü bulguları farklı farklıdır."

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 10 yorum mevcut

    • Zerde 2 yıl önce yorumlandı

      sen oyle zannet yozgatli Ali. Osmanli torunlari ne yazikki hep ukranya polon rus kani tasimis. Sende bende disarda yasiyan turk Torunlariyiz. osmanli torunlari heptrn gitti hahah

    • stefanie 2 yıl önce yorumlandı

      Bir daha bela okumayin gunah

    • isa 3 yıl önce yorumlandı

      Hurrem kendisini dusunmeyen bir sultan olabilir ama intikam pesinde olan kesindi hepsi geberdi gitti

    • 000 3 yıl önce yorumlandı

      Osmanlı soyundan olan hiç kimse asılamaz kanı akıtılamaz

    • selin 3 yıl önce yorumlandı

      Dogrumu acba cnku her bilgiye inanilmaz

    TÜM YORUMLAR
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    ARŞİV