20 Kasım 2017 Pazartesi

TARİHİN GÖRGÜ TANIKLARI’NDAN BİRİ DAHA BU KEZ SİVAS'TA YOK OLMAYA TERK EDİLDİ

09 Şubat 2016, 22:25
TARİHİN GÖRGÜ TANIKLARI’NDAN BİRİ DAHA BU KEZ SİVAS'TA YOK OLMAYA TERK EDİLDİ
Gülenay Pınarbaşı
Anadolu’nun Ermiş Kadınları ve Anadolu’ya Adını Veren Kadınlar isimli iki kitap halinde yayınladığım araştırma, önsözünde, onlarca televizyon-radyo programında ve söyleşide söylediğim gibi Anadolu’nun sözlü tarihinde yer alan kadın imgesini-rolünü ortaya koyabilmekti. Bu araştırmanın esasını 1-Resmi yer adları 2-Türbe-yatırlar olmak üzere iki maddi kültür unsuru oluşturmaktadır. Onlarca kitap, tez vs yanı sıra birebir bu türbelerle geçmişin puslu kadın simaları belirmektedir. Türbe ve yatırlar etrafında anlatılan dini efsanelerle kadın algısı-kutsal algısı- ideal kadının vasıfları gibi konularda fikir yürütmeye bir portre çıkarmaya çalıştığımızı defalarca dile getirdik. Bu somut mirasın mitolojik yönünden, turizm yönüna kadar bugüne faydalarına ışık tutmaya çalıştık. Çeşitli mukayeselerle örneğin Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle çıkan “Aziz Nikolaos Yolları kitabı” nda olduğu gibi Hristiyan kültür mirası kadar (http://gazetebir.com.tr/haber/aziz-nikolas-in-yolu-kitap-oldu/) bu topraklardaki İslami dönem mirasının ortaya konulması, desteklenmesi çağrımızı yaptık. Henüz Merzifon Belediyesi dışında hiçbir yetkili kadın ermişlerin miraslarını koruma altına almadığı gibi bizim araştırmamızı yaptığımız 2010 yılından bugüne yok olanları da gördük. İşte bunlardan biriyle geçen hafta Sivas Yukarı Tekke Mezarlığı’nda karşılaştım. Hikmet Tanyu’nun Türkiye'de Adak ve Adak Yerleri kitabında yerini tarif ettiği Yukarı Tekke Mezarlığı Abdulvahabi Gazi türbesinin güney batısında yer alan Kırk Kızlar Türbesi, 2015’te yıkılmış, adeta unutulması için her türlü muameleye maruz kalmış. Sivas Mezarlıklar Müdürlüğü için atalarının kıymet verdiği, Sivas’ın İslamlaştırılması ve Hıristiyan unsurlara karşı savaşta zafer kazandığına inanılan 40 genç kızın mezarlarının olması bir anlam ifade etmemiş. Eskilerin kadınlara verdiği kıymet mi, anlatıların efsanevi yönü mü bilinmez birilerinin fazlaca yorumlarına maruz kalmış. Sorumluları bu anlamda göreve davet ediyorum. Biraz uluslar arası ilişkiler, hukuk, tarih, kültür bilen birilerinin bu tip yapıların vatan toprağının tapusu olduğunu bilir. Niçin Sivas veya başka bir idare tarih çerçevesinde kadının toplumdaki yeri bütün olarak ele almaz? Evet tarihi eserleri milletçe pek sevmiyoruz! Tarihteki kadınları da hep Hürrem gibi görmek istiyoruz fakat gerçek bu istek ve temennilerimizden oldukça farklı. Kırk Kızlar Kim? Bir kadının Allah’ın katında yükselip manevi gücü elinde bulundurması yani eren olması Kırk Kızlar’da yiğitlik hasletiyle birleşmiştir. Kırk Kızlar, Bolvadin’den İznik’e, Niksar’a Anadolu’nun çeşitli yerlerinde anlatılan bir dini efsanedir. Doğruluk, sözünde durmak, başta nâmus olmak üzere kutsal bildiği değerler uğruna ölmek, mücâdele etmek halk edebiyatı ürünlerinde genelde erkeklere atfedilen özelliklerdir, ancak Kırk Kızlar başta olmak üzere bazı kadın erenlerin etrafında anlatılan hikayede gazi tipli kadınlarla karşılaşmaktayız. Yiğitlik, güçlü olmak, zikri geçen hikayelerde sadece kadınların yüreklerinde değildir. Bilek gücü de kadınlar için önemlidir. Özellikle göçebe hayat çok zor fizikî şartlar içinde yaşandığı için beden gücü ideal insanın ana unsurudur. Kırk Kızlar’da ideal kadın Allah’a kulluk ederken, zalime kafa tutan yüreği ve bileği bükülmez olandır.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    ARŞİV