15 Aralık 2018 Cumartesi

Salyangozun Yoluna Tuz Dökmek

30 Kasım 2018, 10:01
Salyangozun Yoluna Tuz Dökmek
Ayşei Yasemin Yüksel (Acemi Demirci)

Günler tek Pazartesi’den başlayıp adlandırıldıkları gibi anılmazlar. İyisi vardır günün, kötüsü. Bir de karası var ki... 
İyi günün kötülüğü, etrafınızda kim var kim yoksa kadim ya da değil diye yaftalamadan herkesin eş dost bilinip, birlikte gülünüp eğlenilmesidir. Kötü günün iyi yanı mı?  O gün deney tüpüne doluşmuş yakın bildiklerinizin hayat laboratuvarında işlem gördüğü gündür. Sonuç, yanınızda hep olacaklar ile sadece iyi günde sizi hatırlayanların ayrışmasıdır. Çoklukla güvenilen dağlara karların yağdığı tarihtir o gün.  

Çocukluktan bugüne epeyce tanıdık edinilse de şöyle yürekten, içten dost denileceklerin yokluğu, başka tür fakirliktir. Öyle ki an gelip kötü gün kapıyı çaldığında kan bağı bulunan kişiler bile el oluverirler. Hele konu tamahkârlığa uzanmışsa… Yürek açılan yürekler, katlanılan sıkıntılı havaların dağıtıcısı bildiğimiz gerçek dostlar aslında  dünyanın bulunması en zor cevheri. Bir ocak yok ki maden arar gibi hakikatli insan arayıp bulalım. Zor şey, arkadaki taş gibi sırtınızı yaslayacağınız hakkıyla arkadaş bulmak; sonrasında bu arkadaşlığı ömür boyu sürecek karşılıksız dostluğa taşımak. Zor; ama zorlar hep daha güzeldir. 

Habil ile Kabil’den bu yana kardeşlerin bile düşman kesilivermesi an meselesi iken bir bakarsınız aranızda ne kan bağı olan ne  de hiçbir bir iyilik etmediğiniz birisi çıkıverir kötü gün dostu olarak. Uzanan el olur. Uzanan el demek,  kara gün tünelinin sonunda görülecek ışığa dek yanınızda olunması demektir. Hayatınızda zor günler olmuş, böyle bir eli görmüş, dostça çarpan yüreğin  sesini duymuşsanız eğer, öyle böyle değil, paha biçilemez servetiniz var demektir. 

Elbette her kötü gün geçer, ardından güzel günler gelir nihayetinde. Ancak biliriz ki kara günler bir çöküp bastırdı mı sisi, pusu kolay dağılmaz. Bir de acılar üst üste gelirse hele. Böylesi zamanlarda seve seve yanda olan birileri varsa, kara gündekiler hiç “kara gündeyim” demesin! Öyle birisi yanı başta ya… Dahası var mı? Çoğu kişi kötü gün dostu bile olamıyorken kaldı ki kara gün dostu olmak! Bilmez miyiz,  sıradan bir günde dahi arkadaş bellenmişlerin  kimisi tiroidini, migrenini, panik atağını, çeri çöpü bahane ederek karşıdakini hiç dinlemez bile. Sohbeti dinlemek değil, dinlenilmek amaçlıdır çünkü. Bebekler gibi pışpışlanma beklentisiyle ne varsa soracağı, öğrenmek istediği,  listeyi sonuna kadar sıralayıp, heybesi dolu dönerken belki siz hatırı bile sorulmamış olarak kalakalıp arkasından bakacaksınız. İşi bittikten sonra ateş almışçasına hızla uzaklaşan öylesi kişilerin.  Hadi alışılmış “iyiyim” sözünü duymazsa o zaman karşıdakini avutacağından korktuklarından “nasılsın” diye bile sormazlar. Ama kendilerinin nasıl olduklarını anlatırlar, o başka. Herkesin taşıyabileceği bir insani nitelik değil besbelli kötü gün dostluğu.
 
Zor günlerde eş dosttan, yakınlardan, etraftakilerden ne beklenir peki? Hiçbir laf teselli edemez, olmuşu hiçbir şey değiştiremezken? Aslında öyle anlarda ihtiyaç duyulan şey, sözden çok sıcaklıktır. Yani yanınızda olması gerekenlerin yanı başınızda bulunuyor olduğunu bilmek, başınızı çevirdiğinizde onları görmek. Bundan başka istenecek ne olabilir? Olanlar olmuştur; şimdi seni düşünen yürekler var yanı başında mesajını almak, kor ateşleri söndüren  su  değil  midir?

İster sinede gizli ister çekmecede kilitli anı defterlerine zorda, darda geçen anlar olarak kaydedilen günlerdeki böylesi destekler, binaları taşıyan sütunlarca hatırlıdır. O günler deftere “yalnız değildim” notuyla işlenir. Acıya tuz değil, merhem olabilenler çok zor bulunduğundan hatta bazen ömür boyu bulunamadığında türküler bile yakılmıştır “bir dost bulamadım gün akşam oldu” diye. 

Saniyelerin saat, saatlerin gün, günlerin yıl gibi geçtiği dardaki anları  daha da daraltıcı şey,  güvenilenlerin zora gelince sessizce sıvışmalarıdır. Oysa yalnızca yanda bulunmaları yetecekken sıvışmak... Bahanelere sığınmak. Tatlı canını sıkmamak, hazır yolundaki hayatını  birilerinin derdi ile tozlandırmamak… Sorunsuz günlerde hiç ayrılmadığı kapıdan zor günlerde  hemencecik ıramak iz bırakıcıdır. Salyangoz izince bir iz.

Salyangozlar bahçelere dadanır. Bahçe sahibini sevdiklerinden değil tabii. Bahçedeki sevdikleri çiçekleri yemek için. Bahçe sahipleri bir yere kadar buna göz yumar. An gelir, bıçak kemiğe dayanır;  ekilip dikilmiş onca bitkinin sabah yerle bir olduğunu göre göre. O zaman bahçe sahibinin eli tuz kavanozuna gider. Salyangoz yollarına tuz serper. Tuz, salyangoz için kurumaktır. Hiçbir salyangoz bunu bile bile tuza yanaşmaz, dokunamaz. Yoksa yok olur. Şimdiye dek istediğince har vurup harman savurduğu bahçeden pay alamayacağını anlar artık.

İşte eş dost, arkadaş bildiklerimizin bahçemizde neden gezdiğinden  bir an için tereddüde düşecek olursak bahçe yoluna tuz dökelim biraz.  Eğer tuza rağmen bahçeden ayrılmaz da yağmurla tuzun silineceğini beklerse o salyangoz kendi kadar  bahçe sahibini de düşünmektedir.  Bahçenin hakikatli dostudur. 

Diyeceğim, dost bildiklerimizin samimiyetlerini, yaraya tuz olup olamayacaklarını rotaları anlatabilir.  Rota hep iyi gündeki limanlara yaklaşma, kötü gündekilerin  rıhtımından çarçabuk uzaklaşmaya kırıldığında  kırılan, tek rota olsa keşke… Güven, bir daha onarılamayacak kadar kırılır. Yürekteki depremin, fırtınanın altında kalmıştır artık o kavram. Malum, her kasırga ardında mutlaka yıkıntılar bırakır.
 (Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 04.10.2018 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    porno mobil porno ataşehir escort istanbul escort beşiktaş escort taksim escort mecidiyeköy escort şişli escort mersin escort escort bayan

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV