24 Temmuz 2017 Pazartesi

Ramazanın vazgeçilmezi hurmanın faydaları nelerdir?

Yapılan araştırmalara göre, hurma, hafızayı geliştiriyor, kolesterolü düşürüyor, kanser önleyici antioksidanları ihtiva ediyor, bebeklerin beyin gelişimine önemli katkı sağlıyor, ülsere ve böbrek yetmezliğine fayda sağlıyor, sindirim sistemini düzenliyor.

17 Mart 2017 Cuma 14:35
Ramazanın vazgeçilmezi hurmanın faydaları nelerdir?
KADINHABERLERİ.COM-Ramazanlarda oruç açarken çok tüketilen hurmanın aslında yıl boyu tüketilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, faydalarının saymakla bitmeyeceğini söylüyor. Hurmalar, bağırsakta bir A türü olan retinal'e dönüşen 15,6 mg B-karoten ihtiva ediyor. Yapılan bir araştırmada, lifli yiyeceklerle beslenmenin kolon, göğüs ve rahim kanseri ihtimalini düşürdüğü bildirildi.

Yüksek besin değerinin yanında hurmaların, antioksidan hususiyetine sahip olduğu biliniyor. Antioksidanların kanser, damar tıkanıklığı ve yaşlanmanın önlenmesinde faydalı olduğu biliniyor. Depolanırken bozulmaya meyilli diğer meyvelerin aksine, hurmaların soğukta muhafazasında antioksidanların yoğunluğu artıyor. Hurmanın ayrıca çağın hastalığı damar sertliği ve kolesterol için faydalı olduğu belirtiliyor.

KAN YAPICI
Hurmanın ihtiva ettiği demir, kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin sentezini kontrol eder ve bu da hamilelikte kansızlığın engellenmesini ve bebeğin gelişimi için hayati ehemmiyet taşıyan kandaki alyuvarlar kanda oksijen ve karbondioksiti taşıyarak hücrelerin canlılığını sürdürmesinde rol oynadığı belirtiliyor. Çok fazla demir sebebiyle, bir insanın günde 15 hurma yiyerek vücudunun demir ihtiyacını karşılayabildiği ifade ediliyor. Hurmada bulunan kalsiyum ve fosfor ise, iskelet oluşumu ve vücudun kemik yapısının dengelenmesi için çok mühim elementlerdir. Hurma, ihtiva ettiği fosfor ve kalsiyum ile kemik zayıflığına karşı bünyeyi koruyup bu hastalıkların azalmasına yardım ettiği öğrenildi.

BÖBREK HARABİYETİNE MANİ OLUYOR
2008'de yapılan bir çalışmada, hurmaların meyvesi ve çekirdeklerinden elde edilen özün, bir antibiyotik (gentamiçin) sebep olduğu böbrek hasarını azaltmadaki tesiri araştırıldı. Özün böbreklerin korunmasında tesirli olduğu ortaya çıktı. Bilim adamları, hurmalardaki antioksidan (E vitamini, askorbik asit ve melatonin) bileşiklerin bu korumayı sağladığını öne sürdü.

LOHUSA GIDASI
Yapılan araştırmalar sonucu, hurmanın antiseptik olduğu, lohusalık yaralarını çabuk iyileştiren bir ilaç olduğu, süt artırdığı, bebeği beslediği, içindeki potasyumun çocukların büyümesini sağlayan ideal besin olduğu kaydediliyor. Hurmada potasyum miktarı bol olduğu için bebeğin gelişmesini, gürbüzleşmesini, hasta olmamasını sağladığı ifade ediliyor. 2003'te yapılan bir çalışmada hurmaların glisemi (kandaki şeker oranı) endeksinin düşük olduğunun tesbit edildiği öğrenildi.


RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENME

Memorial Diyarbakır Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Dyt. Ceren Aktaş, Ramazan ayını sağlıklı geçirebilmenin püf noktalarını açıkladı.
Ramazan’ın en önemli öğününün sahur olduğunu belirten Dyt. Aktaş, sahura kalkmadan oruç tutulması kesinlikle önerilmediğini söyledi. Bu öğün sabah kahvaltısı yerine geçtiğini ve tüm günü sağlıklı bir şekilde geçirebilmek için içeriğinin özenle oluşturulması gerektiğini kaydeden Dyt. Aktaş, “Sahura kalkmak metabolizmayı güçlendirerek gün içinde daha az acıkma sağlar. Ancak sahurda tüketilen besinlerin içeriklerine, tüm günü etkileyeceği için çok dikkat edilmelidir. Sahurda çok baharatlı ve tuzlu yiyecekler gün içinde çok fazla su ihtiyacına neden olur. Aynı zamanda çay ve kahvenin bol tüketimi de bu içeceklerin idrara çıkmayı artıracağı etkisi bulunduğu için uygun değildir. Çay içilecekse iki bardağı geçmemelidir. Sahurda tüketilmesi gereken en önemli besinler, süt, yumurta, peynir çeşitleri gibi uzun süreli tokluk sağlayacak protein içeriği yüksek gıdalardır. Bunun yanında taze söğüşler de bol miktarda tüketilebilir. Bunları yemesinde sakınca olan kişilerin ise meyveli yoğurt veya 1 su bardağı yarım yağlı süt ile hazırlanmış 5-6 yemek kaşığı mısır gevreği tercih etmeleri uygun olacaktır” dedi.
“İFTARDA ANA YEMEK İÇİN ÇORBA SONRASI 20 DAKİKA GEREKLİ”
Uzun süren açlığın ardından iftarda ağır ve enerji değeri çok yüksek olan besinlerin bir anda tüketiminin kan şekerinin yükselmesine yol açabileceğini dile getiren Dyt. Aktaş, “Oruç, hurma ve kuru kayısı gibi meyvelerle açılabilir. Sonrasında ise 1 kase çorba ve salatayla devam edip ana yemeğe 15-20 dakika sonra geçebilir. Ana yemekte de bir miktar etli sebze yemeği, ızgara et, zeytinyağlı sebze yemeği, yoğurt, ayran gibi besinler tercih edilebilir. Ramazan ayında tüketilen besinlerin pişirilme yöntemleri de çok önemlidir. Kızartma hazmı zorlaştırıcı ve kan şekerini yükseltici özelliği nedeniyle tercih edilmemelidir. Bunun yerine yemeklerin, ızgarada, fırında, haşlayarak, buğulayarak pişirilmesi tercih edilmelidir. Bu şekilde sağlıklı olan pişirme yöntemleri, mide kramplarına, reflüye, mide yanmasına ve hazımsızlığa karşı koruyucudur. İftarla sahur arasında en az 2 ara öğün tüketilmelidir. Yemeğin üzerine yaz meyvesi olarak bilinen kavun, karpuz veya az şekerli ya da şekersiz olarak hazırlanan komposto tüketilebilir. Yemekten 1 saat sonra küçük bir porsiyon sütlü tatlı da tercih edilebilir. İftardan ortalama 1,5-2 saat sonra ise yapılacak hafif tempolu yürüyüş, besinlerin sindirimine yardımcı olacak ve zayıflayan metabolizmayı hızlandıracaktır” diye konuştu.
“SU VE KURU MEYVELER KABIZLIĞI ÖNLER“
Uzun süren açlığın kabızlık sorununun artmasına sebep olabileceğini aktaran Dyt. Aktaş, “Bağırsakların tembelleşmemesi için iftardan sonra ara ara kurutulmuş meyveler atıştırılabilir. Ayrıca kabızlık sorunu yaşamamak için su tüketimi de son derece önemlidir. Su özellikle sıcak havalarda daha da önem kazanmaktadır. Vücudun günlük su ihtiyacı 1,5-2 litreyken, yaz aylarında bu gereksinim 2,5-3 litreye kadar çıkmaktadır. Ramazan ayının da yaza denk gelmesi sebebiyle belirtilen sıvı ihtiyacının mutlaka karşılanması gerekir. Tansiyon, şeker ve kolesterol hastalarının oruç tutup tutamayacaklarına, doktorlarına danışarak karar vermeleri gerekir. Oruç tutması sakıncalı olan hasta grupları, doktorlarının önerilerine uygun hareket etmelidir. Hamileler ve emziren anneler de iftar sofralarının cazibesine kapılmadan yeterli miktarlarda besin tüketmelidir” şeklinde konuştu.

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • emre 3 ay önce yorumlandı

      harika

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    ARŞİV