27 Mayıs 2017 Cumartesi

Ruz-ı Hızır (HIZIR Günü)-Hz. Hızır Hep Erkek Kılığında mı Gelir?

04 Mayıs 2015, 22:08
Ruz-ı Hızır (HIZIR Günü)-Hz. Hızır Hep Erkek Kılığında mı Gelir?
Gülenay Pınarbaşı
Bir adı Hıdırellez olan Hızır günü, İslâm öncesi eski inanç sistemi, Ortadoğu ve Anadolu'da yaz bayramlarını kapsayan, aslında 
dinî bir muhteva barındıran ve canlı bir şekilde varlığını devam ettiren bir gelenektir.

Bu geleneğin ana unsuru Türkiye’de canlı olarak yaşatılan inançlarından biri olan Hızır inancıdır. Bu çarpıcı dinî figürün kaynağı Kur’an-ı Kerim’dir fakat bu kaynaklığa rağmen Hızır hakkında çok çeşitli tartışmalar, anlatımlar bulunmaktadır.
Hızır'a dair inanmalar daha çok halk kültüründeki anlatmalarda yani efsane ve menkıbelerde yaşatılmaktadır.
Kehf suresinin 60-82. âyetlerinde, Hz. Musa‟nın arkadaşıyla “kendisine katımızdan ilim verdiğimiz bir kul” olarak adı geçen ve ismini  hadislerden öğrenebildiğimiz Hızır‟ı bulmak üzere Mecmau’l-Bahreyn denilen iki denizin birleştiği yere kadar gitmeleriyle başlayan bir mâcerâ, Hz. Musa‟nın sabırsızlığıyla sona ermesi anlatılmaktadır. Gayb ilmini öğrenme yolculuğudur adeta ayette anlatılan. Âyette “iki denizin birleştiği yer” olarak belirtilen yerin neresi olduğu hakkında müfessirler arasında farklı görüşler mevcuttur. Bu buluşma noktası Anadolu'daki çeşitli inanç gruplarınca Hatay'ın Samandağ ilçesinin kıyısı kabul edilmekte, bugün de bu noktada bir inanç merkezi bulunmaktadır. Kur‟an‟daki kıssaya çok benzeyen söylenceye uygun olarak  duvarı onardıklarına inanılan Karye (Harbiye)‟de, iki önemli Hızır makamı bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki makamın
dışında, Hatay‟ın ilçelerinde çok sayıda Hızır makamına rastlanmaktadır
Kıssa'nın tefsirlerinde farklı görüşler yer almakla beraber özetle, Hızır, Hz. Musa‟nın kendisine tâbi olmasını soru sormama şartına
bağlamaktadır. Hz. Hızır, itirazı kabul etmemekte anlamak için dahi soru sormayı yasaklamaktadır. Elmalılı Hamdi'ye göre, modern bilimlerde bilginin temelini oluşturan soru sorma eylemi ledün ilminde makbul değildir. Bu yasak pek tabi ki ledün ilminin sözden çok öze yönelik olmasından kaynaklanmaktadır. 
İslamiyet'in bir diğer önemli kaynağı hadislerde Hz Hızırla ilgili çeşitli bilgilere rastlanılmaktadır. Bu bilgilerde Kur‟an‟da yer alan bilgilere muhalif
bir unsurun olmadığı görülmektedir. Bugün hala tartışılan Hızır‟ın velî mi, nebi mi olduğu; yaşayıp yaşamadığı ve onu görmenin mümkün olup olmadığı gibi konularda Kur‟an-ı Kerim‟in Kehf suresinde ve hadislerde çok açık bir bilgi bulunmamaktadır. Hz. Hızırla ilgili detaylı bilgilere daha çok mutasavvıfların anlatımları kaynaklı halk inançlarında rastlanılmaktadır. 
Hızır, efsanevî kişiliğiyle folklor, tasavvuf, halk inanç ve telakkilerinde geniş yer tutar. Bütün halk hikâyeleri, masal, efsane, menkıbe ve şiirlerde konu edilmiştir.
Efsanelerde Hz. Hızır ve Kadınların İlişkisi

Anadolu efsaneleri üzerine yaptğım çalışmada şaşırtıcı unsurlardan biri Hz Hızır'ın kadın kılığında insanlara görülmesi idi. Bu inanmanın orjinal olması yanı sıra kadın-erkek ilişkilerinin halkın şuuraltına ışık tutması bakımından bir önemi olduğunu söyleyebiliriz. 
Hızır, efsanelerde genellikle yaşlı, fakir, aciz bir kılıkta insanlara konuk olmak ister. Ancak denediği herkes bu konukseverlikte başarılı olamaz. Sınavı kaybedenler, Hızır'dan beddua alır. Ve bunun neticesinde Allah, kişiyi cezalandırır. Diğer halk anlatımlarına göre efsanelerde yer alan Hızır
rolü farklıdır.
Diğer yandan Efsanelerde görülen Hızır, kahramanlara yardımcı olur olmasına ancak asıl vazifesi, istenmeyen davranışlarda bulunanları cezalandırmaktır. Kutsal değerlere saygı örfte önemlidir. Kutsallık öncelikle dini inanışlarda olmakla beraber, Allah'ın insanlara nimeti de bir anlamda kutsaldır. Saygısızlık
sebebiyle cezalandırılan kadın tipinde, dini olarak kutsal kabul edilen Hızır ve ermişe saygısızlık yapan kadın tiptiyle karşılaşmaktayız. Kur'ân-ı Kerîm'de anlatılan Hızır kıssası, halk inancı üzerinde çok etkili olmaktadır. Kıssada Hızır, Hz. Musa'ya ilim öğretir roldedir. Mutasavvıflar genellikle
Hızır'ın velî olduğunu kabul etmişlerdir. Bu sebeple efsanelerde Hızır, insanları imtihan etmek için onlardan bir şeyler ister, duyarsız umursamaz olanlar Hızır’dan kötü bir cezâ alırlar. Hatta bazıları bu umursamazlığının bedelini felaketle öderler. Hızır (a.s), inanışa göre ölümsüzlük suyu içmiştir ve her dönem dünyada zor durumda olanları sınar ve yardım eder. Hastalara şifa veren, darda kalanlara yetişen bir ulu kişidir. Hızır birçok yörede anlatılan efsanelerde zengin-fakir birçok kadını sınamaktadır. Bu imtihanı geçenleri koruması altına almaktadır.Hızır’a yardım eden ve Hızır’ın kurtarırken arkaya bakmaması uyarısı alan kadın tipi birçok Anadolu efsanesinde anlatılır.

Hz. Hızır Hep Erkek Kılığında mı Gelir?

Hz. Hızırla ilgili detaylı bilgilere daha çok mutasavvıfların anlatımları kaynaklı halk inançlarında görüldüğünü yukarıda bildirmiştim. Bu bilgiler içinde sıkça geçen konu Hz. Hızır'ın daha çok erkek kılığına, yaşlı bir dede kılığına girerek insanlara yardım etme meselisidir. Bu konuda çalışan modern araştırmacıların ilgili kitaplarına baktığımda bu bilgileri teyit eden kesin ifadeleri gördüğüm için bugün bu yazıyı kaleme almak istedim.
 
İyi kul olmakla ilgili hadislerde, iyilik ve cömertliğin önemine değinilir. Tabii bu cömertlik motifinin altında Hızır kültü yatmaktadır. Hızır genellikle ak sakallı, nûrani yüzlü, uzun boylu merhametli, cana yakın tarif edildiği gibi yoksul, üstü başı dağınık elbisesi kirli, hasta aciz biri
olarak tasvir edilir. Ancak araştırmamda gördüğüm bir efsanede şaşırtıcı bir biçimde küçük bir kız çocuğu olabilmektedir. 
Arap ve İran kaynaklarında 10. ve 11. yüzyıllarda hatırı sayılır miktarda kadının tasavvuf konusunda olağanüstü başarılarından söz edilir. Bu kaynaklarda Hızır'ın rehberlik ettiği ya da Hızır'dan el alan kadın mutasavvıflar da anlatılmaktadır. Anadolu efsanelerinde üç ayrı yörede (Elazığı, Manisa ve Konya) efsanelerinde Hızır'ın kadın kılığında insanları sınadığı örneklerle karşılaştım. İfadelerde şöyledir: 
“Hacıya gidekene Hızır. O gadın, Hızır. Eğer vesemiş zengin olcamışmış.
Bir diğer metinde
“ bir dilenci kadın kılığına giren Hızır, mahalleye gelerek tuz ister.”
İlerleyen günlerde metinlerin detaylarından bir bildiri sunacağım.
Sonuç olarak Hz. Hızır, her bakımdan incelenmesi gereken edebiyatımızın çeşitli türlerine kaynaklık etmiş çok önemli bir kült ve aynı zamanda motiftir. Kadın kılığında Hz Hızır'ın manevi bakımdan hiçbir önemi olmaması ile birlikte sosyolojik bakımdan araştırmaya değerdir.
Hızır (A.s) ister kadın ister erkek kılığına girsin bugün halkın bu gelenekleri büyük ölçüde yaşatmaya özen gösterdiklerini ve bu geleneklere bağlı bulunduklarını görüyoruz. Efsane ve menkıbeler Hıdrellez kültürünün Anadolu’da yaşamasına ve devamlılığını sağlamasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadırlar.

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • Ali Hamdi 3 yıl önce yorumlandı

      hızır'ın erkek olması önemli değil.ama i̇hti̇yaci olana göre geli̇r.

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV