22 Mayıs 2017 Pazartesi

Radyoların Vazgeçilmez Kadife Sesli Kadını: Hülya Aksu Düzgün

24 Ekim 2014, 09:23
Radyoların Vazgeçilmez Kadife Sesli Kadını: Hülya Aksu Düzgün
Neslihan
Her sabah sımsıcak, yumuşacık bir sesle güne başlarsınız onunla. İçindeki sevgi sözcüklerle dans eder adeta. Sanki o an bir radyodan değil de evinizde koltuğunuzda yanıbaşınızda sizinle konuşur Hülya Hanım. Hani dokunsanız yanındaymış gibidir sesinin yakınlığı. Daima pozitif, neşeli, seviyeli ve hanım hanımcık tarzıyla, o yumuşacak kadife sesiyle radyoların ve dinleyicilerin vazgeçilmezi olmuştur yıllardır. Bugün bizim satırlarımıza konuk oluyor. Biz sorduk o yanıtladı. Sizlerle de paylaşalım istedik bu güzel sohbeti. İşte mikrofonun arkasındaki Hülya Aksu Düzgün'den çok samimi cevaplar. 

Hülya Hanım, sunuculuk işini ne kadar zamandır yapıyorsunuz ? Spiker ve sunucu arasındaki fark nedir ?
20 yıldır Sunuculuk yapıyorum. Aslında bir iş yapmak gibi gelmiyor bana. Dinleyicilerle sohbet ediyoruz, dertleşiyoruz, biriktirdiklerimizi paylaşıyoruz. Sunucu yaptığı işe kendi bilgisinden, görgüsünden, yaşadıklarından katabiliyor işine. Spikerlikte bu çok sınırlı. Belli bir metni en iyi şekilde dinleyen ya da seyredene aktarmaya çalışıyorsunuz.
Radyodaki programlarınızın formatı nasıl ? Daha çok hangi tür programları yapmaktan hoşlanıyorsunuz ?
Ben iş hayatım boyunca hemen her tür program sundum ama bunlar içinde sürekli olan kadın ve sağlık programları oldu Sanırım onları daha çok seviyorum. Araytırmak, öğrenmek ve bunu paylaşmak çok hoşuma gidiyor.
 
Radyoda canlı yayın yapmak mı , bant olarak program sunmak mı hoşunuza gidiyor. Canlı yayın riskli midir ?
Elbette ki canlı yayın. Bant program yaptığımız zaman da canlı gibi enerjik olabilirsiniz, hatta kurgusunu öyle yaparsınız ki, dinleyen bant mı canlı mı anlayamaz ama siz onun bant olduğunu bilirsiniz. Her an durup düzeltebilme imkanı vardır. Bu kolaylık işin rengini de değiştirir aslında. Canlı yayının enerjisi her zaman daha iyidir. Ortaya çıkan iş asısından da beni daha çok mutlu eder.
 
Radyoculuğun zor yanları neler ?
Ben işini çok severek yapıyorum. O yüzden de zor taraflarını pek görmüyorum. Ama dışarıdan baktığında, canlı yayın çok riskli bir iş. Benden, teknikten, dinleyici ya da konuktan kaynaklanan pek çok sorun olabilir. Ağzınızdan çıkan tek bir laf meslek hayatınızı bitirebilir. Böyle olaylara da şahit olduk maalesef. Ama benim bir prensibim var. Günlük hayatımda da ağzımdan çıkanlara dikkat etmeye çalışırım. Canlı yayında, günlük hayatınızda olduğunuz gibi rahat olmanın yolu, günlük hayatınızda dikkatli olmaktır. Böylece kaza riskini en aza indirebilirsiniz.
 
En çok sevdiğiniz radyo programları hangileri ?
Ben dramaları çok seviyorum. Arkası yarın, radyo tiyatrosu, nostaljik müzikler…
 
Siz televizyonda da program sundunuz. Radyo mu Televizyon mu ?
Her zaman radyo
Radyoculuk size hayat tecrübesi olarak neler kazandırdı ?
Bir kere hayata başkaları gibi bakmamayı öğreniyorsunuz  Araştırmak, öğrenmek vazgeçilmez. Kimin ne zaman ne soracağını kestiremezsiniz. En azından entelektüel seviyenizi yükseltmeniz gerekir. Bilmeseniz bile, doğrusunu öğrenip bir sonraki yayında anlatabileceğinizden emin olmalı dinleyici. Hiçbirimiz her şeyi bilemeyiz. Ama bir çocuk gibi merak etmek ve bir yetişkin gibi araştırmak lazım. Radyoculuk kuşkusuz ki, bana sabrı ve dinlemeyi öğretti. O kadar çok insan, o kadar çok hayat tanıdık ki. Bunların her biri tecrübe. Bu işin en büyük getirisi ise pozitif olmak. Güne mutlu başlamak için herkesten farklı sebepleriniz var. Bu da kendi içinizde sizi özel yapıyor. Birilerinin hayatına dokunuyorsunuz. Onlar kahvaltı ederken, belki de yanındaki eşine söyleyemediklerini siz söylüyorsunuz. Aradaki kocaman sessizliği dolduran kişi oluyorsunuz. Bazen sizin tek bir cümlenizle kırgın birileri barışıyor, bazen hayata bakışı değişiyor. İyi bir şeylere aracı olabiliyorsak ne mutlu bize.
 
Radyocu olmasaydınız ne olmak isterdiniz ?
Doktor.
Küçükken hangi mesleği seçmek istiyordunuz ?
Küçükken de doktor olmak isterdim. Ama o kadar çok konuşurmuşum ki, herkes avukat olacağımı düşünürmüş. Ama lise yıllarında gazetecilik, sonra da radyoculuk çok ilgimi çekmişti.

Çocuğunuzun sizin mesleğinizi seçmesini ister misiniz ?
Onun tercihi  olacak elbette. Ama ben istemem. Bu işi, ancak bu işle mutlu olabilecek olanlar yapmalı. Meslek bir ömür boyu mutluluk kaynağımız olmalı. Oğlumun sunuculuğa pek ilgisi yok.
Radyo sizin için 3 kelime ile neyi ifade ediyor ?
Enerji, zamanlama ve gülümseme
 
İnsanların en çok hangi hallerine ve davranışlarına kızıyorsunuz ?
Benim hayatta en çok kızdığım şey, “bir şey olmaz” lafıdır.  Vurdumduymaz tavır, hayata, insana değer vermeyen kişiler… Hoşlanmam böylelerinden. Bir de çocuklara kötü davrananlara kızarım.

Programlarınızda hep ılımlı ve mutlu bir hava veriyorsunuz. Hayatınızda da pozitif misiniz?
Evet genelde pozitifimdir. Hayata başkalarının bakmadığı açılardan bakıp mutlu olunacak bir detay bulmaya çalışırım. Ailemi severim. Ama çekirdek gibi düşünmeyin bunu, kocaman geniş ailemden bahsediyorum. Kalabalık sofralar, uzun süren yemekler, hatırlı kahveler tam bana göre.  

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    ARŞİV