16 Aralık 2017 Cumartesi

Hz. İbrahim ve Eşi Sare ve 2. eş krizi - Ünlü ve Evli Yazı dizisi-11

Evlilik... Çok zor... Hele 2. eş varsa işin içinde, daha da zor...

07 Temmuz 2017 Cuma 18:41
Hz. İbrahim ve Eşi Sare ve 2. eş krizi - Ünlü ve Evli Yazı dizisi-11
 

                  HZ. İBRAHİM VE SARE VALİDEMİZ

Allah, Hz. İbrahim’in Sare ile evlenmesini vahiy etmişti. Gelen bu vahiy bir emirdi ve amcasının kızı olan Sare’ye evlenme teklif etti. Sare ancak boşanmamak koşulu ile bu evliliği kabul etti.Hz : İbrahim onun bu şartını seve seve kabul etti. Çünkü O sare’den ayrılamk istemiyordu. Onunla mutlu bir yuva kurup, çouk çocuğuyla yaşamak istiyordu. Hz. İbrahim ve Sare evlendiler…

Sare’nin güzelliği dillere destandı ve Hz. İbrahim’de Onun güzelliğini, iyi huyunu severdi. Birbirleriyle çok güzel anlaşırlar, her türlü zorluğa birlikte göğüs gererlerdi. Hz İbrahim, Sare ile evlendiği için her zaman şükretmiş. Sare’ de Hz. İbrahim’in eşi olduğu için mutluluk duymuş, şükretmişti.hz. ibrahim ile ilgili görsel sonucu

Günler günleri kovaladı her şey çok iyi gidiyordu ama çok önemli bir problem vardı. Sare’nin çocuğu olmuyordu. Çocuğunun olmaması demek, Hz. İbrahim’in soyunun devam etmemesi demekti. Sare, Allah katında bu kadar değerli olan birinin çocuğu olmamasına çok üzülüyordu. Kendini Suçlu hissediyor ama bir yandan da Hz. İbrahim’den ayrılmak istemiyordu. Zaten evlenmeyi ayrılmamak kaydı ile kabul ettiği için ayrılmayı da teklif edemezdi. Sonra Hz. İbrahim’den ayrılmak istemiyordu. Hayatında o olmadan yaşamak, ölmekle bir gibiydi…

Hz. İbrahim ise, eşini çok seviyor ve Onun üzülmesini asla istemiyordu. Çocuk konusunu açmaz, bu konuyu Sare açmaya kalksa, bir şekilde mevzuyu değiştirirdi. O Allah’ın ona verdiğine razıydı… Haşine şükretmekten başka bir şey yapmıyordu…
Hz. İbrahim’in çocuk sevgisi günden güne çoğalıyor, ciğeri kavruluyordu sanki. Sare bununla daha fazla yaşamak istemedi. Hz. İbrahim’e bir eş daha almasını söyledi. Hz. İbrahim bunu kabul edemezdi. Nasıl yapardı böyle bir şeyi ? Sare olmadan yaşaması mümkün müydü ? Aralarında günlerce süren konuşmalar sonunda, Sare, ciğeri yanarak bir cariye alması gerektiğine ikna etti onu.hz. ibrahim eşi sare ile ilgili görsel sonucu
Hacer adındaki m Mısırlı bir cariye’yi ikinci hanımı olarak eşinin yanına getirdi. Kendi elleriyle teslim etti ona. Aynı evin içinde ,k, kadın yaşamaya başladılar. Sare’nin içi dayanmıyordu olanlara ama dişini sıkması gerekiyordu. Ona iyi davranmaya çalıştıkça, içinden yükselen sesleri kulak ardı etmeye çalıştıkça, olamayacağını anlamaya başlamıştı.
Hacer ise Sare’nin kızgınlığından kaçıyor. Nereye salanacağını bilemiyor. Ona görünmemek için elinden geleni yapıyordu. Hacer, Allah’a yalvardı . Allah Ona melekle haber gönderdi: “Senin soyunu o kadar çoğaltacağım ki, onu saymak mümkün olmayacak. Bir çocuğun olacak, adını İsmail koyacaksın; çünkü Allah senin kederini işitti.” Hacer, İsmail’i doğurduktan sonra, Hz İbrahim mutluluktan ne yapacağını bilemedi. Artık her şeyi vardı işte. Malı, mülkü, oğlu…
Hacer ve Sare arasındaki anlaşmazlık sürmeye devam ediyordu. Sare’nin elinde değildi. Onlar bir araya geldiklerinde kendisine engel olamıyor ve buna bir çözüm bulamıyordu. İsmail’i çok sevmesine rağmen, çocuğa bile tahammül edemiyordu… Hacer ise sıkıntılı, çaresiz yaşayıp gidiyordu.
Hz . İbrahim, bir yerde karısı ve çocuğu diğer yanda sevgili eşi Sare, çaresizlik içindeydi.
İsmail 13 yaşına geldiğinde, hiç olmayacağını düşündükleri bir şey oldu. Sare bir çocuğu olacağını anladı. Dünyaya getirdiği bu erkek çocuğun adını “İshak” koydular. Hiç ümidi kalmamışken, kendi oğlunu kucağına alan Sare, Hacer ve İsmail’in artık bu evde kalmasına gerek olmadığını söyledi. Onun bir çocuğu olmuştu artık. Ve Onların bu evde boş yere kalmaları canını sıkıyordu.
Hz.İbrahim ise bu işe çok sıkılmıştı. İsmail 13 yaşındaydı ve onun oğluydu. Sonra Hacer ve İsmail’i nereye bırakacaktı. Hiç olacak şey miydi bu ? Ama Sare’nin onların varlıklarına tahammülü yoktu ve gitmeleri konusunda ısrarlıydı… Hz. İbrahim ne yapacağını bilmez halde onları alıp, Arabistan’da bir vadiye bıraktı. Oğlu ve hanımını burada bırakmak o kadar zor geliyordu ki ona… Ama göklerden gelen bir ses, İsmail’in korunanlardan olacağını söyleyince, rahatladı…
Hacer ile İsmail vadiye gidipte susuzluktan kavrulmaya başlayınca, Hacer,oğlunun ölmesinden korktu. Hacer bir yardım bekliyordu. Oğlunu susuzluktan kurtaracak bir yardım… Hacer bir taşın üstüne çıktı ve yardım gelip gelmediğine baktı. Kimseyi göremeyince, karşıdaki yüksek tepeye koştu. Kendinden geçmiş şekilde iki nokta arasında 7 kez gidip geldi. Yedincisinde dinlenmek için kayanın üstüne oturdu ve  İsmail’in topuğunu vurduğu yerden, zemzem suyu fışkırdı. Ve  bu sudan doya doya içtiler…
hz. ibrahim eşi sare ile ilgili görsel sonucu
Sare yaptıklarından pişman olmuş, kendi oğlunun başına bir hal gelse nasıl üzüleceğini düşünmüş, yaptıkları için kahrolmuştu… Hz İbrahim’e: “ Onları getir.” Dediğinde Hz İbrahim’in gönlüne bir pınar aktı sanki. Ferahlamış, sakinlemişti. İşte sevdiği, hep mutlu olduğu eşi Sare’yede böyle bir davranış yaraşırdı. Hacer ve İsmail’i almak için vadiye doğru yola çıktı…

HZ İBRAHİM(BİYOGRAFİ)
M.Ö. 2000'li yılların başlarında yaşamış, üç semâvî dinin ve bu dinlerin peygamberlerinin atası olarak kabul edilen peygamberdir. Doğduğu ve yaşadığı yerler hakkında üç dinin kitaplarında ve âlimlerin verdiği bilgilerde farklılıklar vardır. İslâmi kaynaklara göre Hz. İbrahim, Harran'da dünyaya gelmiş, sonra babası ile Babil'e (bu günkü Filistin topraklarına) gitmiştir. Harran, bilindiği gibi günümüzdeki Şanlıurfa'dır. 
Putperestler arasında yaşamış olmasına rağmen hiçbir puta tapmadı. O, tek bir ilâhî gücün varlığına inanıyordu. Kur'an-ı Kerim'de adı en çok geçen Peygamberdir. Orada, putları nasıl kırdığı ve bu sebeple putperestlerce ateşe atılmasına rağmen yanmadığı anlatılır. Hadis-i Şerif'lerde de çok sık anılır. Hz. İbrahim, ateşe atılma olayından sonra putperestlerin ve onların başı olan Nemrut'un bulunduğu bölgeden ayrılır, eşi Sâre, yeğeni Lût ve diğer adamlarıyla birlikte, önce Harran'a, ardından Ürdün ve Mısır'a gider, daha sonra da Filistin'e geçer. 
Hz. İbrahim, ilerlemiş yaşına rağmen çocuğu olmayınca, Allah'a(cc) yalvarır, sâlih bir çocuk ister. Bir oğlu dünyaya gelir. Çocuğu koşabilecek çağa geldiğinde, onun kurban edilmesi gerektiği bildirilir. Bu bir imtihandır. Allah'a (cc) inanıyorsa oğlunu kurban edecektir. Ismail'i kurban etmeye hazırlanır. İmtihanı başarmıştır. Kurban edeceği oğlu yerine gönderilen koçu kurban eder. Ayrıca, bütün insanlar tarafından ebediyyen anılmak üzere mükâfatlandırılır. 
Kur'an-ı Kerim'de, Hz. İbrahim'in hayatından kesitler anlatılmış olmasına rağmen ölümü hakkında bilgi yoktur. İslâm âlimlerinin yazdığı kitaplarda belirtildiğine göre ölüm meleği, çok yaşlı bir kişi görünümünde geldiğinde, Hz. İbrahim ona yemek ikram eder. Meleğin, yemek yemeğe mecâli yoktur. Hz. İbrahim O'na yaşını sorar. Kendisinden iki yaş büyük olduğunu öğrenir. Bunun üzerine O'nun durumuna babası ve Allah (cc) dostudur. O'nun emirlerine uymuştur. Oğlu ile birlikte Kâbe'yi inşa etmesi, kendisinin Müslüman olduğunun delili olarak kabul edilir. Çünkü Musevilikte ve Hıristiyanlıkta Kâbe kavramı yoktur düşmemek için Cenab-ı Allah'tan canını almasını niyaz eder. Bu isteği kabul edilir. Ebedî âleme intikal ettiğinde, kimi kaynaklara göre 175, kimilerine göre 200 yaşındadır. 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV