16 Aralık 2019 Pazartesi

'ÖLÜNCE SEVER MİSİN BENİ ' DİYE SORAN İNCE RUHLU KADIN: BETÜL ÂŞIK

17 Ekim 2014, 12:25
'ÖLÜNCE SEVER MİSİN BENİ ' DİYE SORAN İNCE RUHLU KADIN: BETÜL ÂŞIK
Neslihan
 Kelimeler dans eder bazen. Öyle herkesin yapacağı iş değildir ya, bazıları bu işi sahiden iyi yapar. Betül Âşık işte öyle biri. Kadınlık ruhu ile "Ölünce Sever misin beni?" diye sorabilecek kadar ince ruhlu. İnsan ölünce sever mi yine ? İşte Betül Âşık bugünkü röportaj konuğumuz.


1- Yazar olmak nasıl bir duygu ? Hem yazar hem çalışan bir kadın olmak zor mu ?
Bir söz var; “Okumak aşk yazmaksa sırılsıklam aşk” diye. Gerçekten öyle. Yazmak hayatımın büyük bölümünü kaplıyor. Zihnimde bile neredeyse her an yazıyorum. Bir şekilde kelimeler dans ediyor. Zamanı gelince de onları yerine yerleştiriyorum. Yazmak aşk yazar olmak ise büyük bir sorumluluk. Gerçek mana da, profesyonel bir yazar kimliği kazandığınızda bu artık bir sorumluluk haline geliyor. Bu benim 2. Kitabım ve 3. Kitabımı yazıyorum şu ara. İnsanların “yeni kitabınız ne zaman çıkacak” sorusu sorumluluğu göz önüne seriyor. Bu sorumluluğa “hadi yazayım insanlar bekliyor” olarak değil; iyi bir eser üretmek olarak bakıyorum. Daha iyisi daha güzeli… Çalışan kadınlar için bu devrin askerleri diyorum ben. Zor yanları var tabii  ki. Çalışınca özgürlüğünüz kısıtlanıyor. Sanatçı özgür ruhludur. Beden oradadır ama ruhu nerede Allah bilir. Ve bir gün beden ruha takılır gider. 
3-Kitap yazarken ve imzalarken neler hissediyorsunuz ?
Yazarken bu dünyadan soyutlanıyorum adeta. Çünkü başka bir dünyanın hatta dünyaların kapıları aralanıyor o anda. Hatta bilmediğim bir dünya. Çünkü ne çıkacağını ben de bilmiyorum. Her şey masaya oturunca belirleniyor. Fikir fikri, olay olayı davet ediyor. Bazen bir karakter çıkıveriyor planda olmayan. Bu tabii ki hayattan kendimi soyutladığım ya da sosyal hayatımı bertaraf ettiğim anlamına gelmesin. Çünkü yazar hayattan beslenir. Ben psikolojik roman yazarıyım ve bu gerçekten çok iyi bir gözlemci olmayı gerektiriyor. Dolayısıyla yazarken tek tek kitabımdaki karakterlere bürünüyorum. Biriyle sevinirken diğeriyle ağlayabiliyorum. Kitap imzalamak tabii ki çok keyifli. Eserinizi imzalıyorsunuz ve imzanız hiç tanımadığınız bir insanın rafında hayat boyu duracak ve en güzel hatıralardan biri olacak belki de. 
olunce-sever-misin-beni-1395823672.png görüntüleniyor
4- Küçükken ne olmak isterdiniz ? Hedefi tutturdunuz mu ?
Hayvanları çok sevdiğim için Veteriner olmak istemişimdir bir de Psikolog. Küçükken hayvanlar için şiirler yazardım. Büyüdük aşka yazdık şiirlerimizi. Ne veteriner ne psikolog İkisi de kısmet olmadı ama Psikolojik Roman yazarı oldum. İçsel olarak en zoruna talip olmuşum demek.
 5-Yazarlık mesleğinin zor taraflarını paylaşır mısınız?
Tarzımla alakalı cevaplamak isterim. Çünkü Psikolojik Roman çok detaylı bir mevzu. Diğer romanlara kıyasla karakterlerin iç hesaplaşmaları, içlerinden gelen dürtülerin açık bir şekilde ifade edilmesi, yaşananların insanda meydana getirdiği etkiler… Bunların hepsine yer veriyorsunuz. Bu biraz daha zorlaştıyor belki ama ortaya da çok güzel bir şey çıkıyor. Kitabımda bir baba oğulun hikayesi var. Ve “içime işledi yazdıklarınız.” Diye dönüş yapanları duyunca “zorluk” kelimesi yerini “huzur”a bırakıyor. 
6- Hayatınızdaki en önemli hedefiniz nedir ?
Şu an Türk Dili ve Edebiyatı’nda okuyorum. Okulumu bitirmek, bu arada eser vermeye devam etmek… Bu sırılsıklam aşk hiç bitmesin. 
 
7- Kaç kitabınız var ? Kitaplarınızın türü genellikle roman mı ?
2 Kitabım var. İlk kitabım denemeler türündeydi. 2. Kitabım Roman. Ve 3. Romanımı yazıyorum ve yazmaya devam edeceğim inşaallah.
8-Yazar  olmasanız, ne olmak isterdiniz ?
Tekrar tercih hakkım olsaydı yine yazarlığı tercih ederdim. İllâ başka bir şey ol deselerdi ressamlığa ara vermez ona devam ederdim. Bırakmadım sadece biraz mola. 
9-  En çok beğendiğiniz yazarlar hangileridir? Hayatınız boyunca imrendiğiniz bir yazar var mı ?
 Ben bir kalemim ve her hangi bir yazarı örnek almadım, idol telakki etmedim. Okurken keyif aldığım yazarlar elbette var. Her yazarın ayrı bir stili var ve böyle olmalı diye düşünüyorum. İmrenirsem kendim olamam diye düşünüyorum. 
10- Yazarlık işine girmek sizin için kolay oldu mu ? İlk kitabınızı nasıl bastırdınız ? 
İnternet haber sitelerinde ve yerel gazetelerde köşe yazarak başladım. Öncesinde düz yazılar ve şiirler yazardım. İlk kitabımı hemen hemen tüm yazarların yaptığı gibi kendim bastırdım. Sanırım yazar bir süre sonra çocuğunu kucağına almak ve o kitap kokusunu duymak istiyor. Şu an kitaplarım Hayat Yayınları’ndan çıkıyor.
11- Yazar olmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir ?
Yazar olmak isteyenler her şeyden önce iyi bir gözlemci olmak zorundalar. Toplu ulaşım araçlarını kullansınlar, dolaşsınlar. Bilmedikleri bir semte ya da şehire gitsinler. Tanımadıkları sokakları keşfetsinler. İnsanları dinlesinler. Kitap okumaya zaman ayırsınlar. Ve kelime hazinelerini zenginleştirsinler. Ne kadar çok kelime ile yazarlarsa o kadar güzel ve zengin olur. İyi müzik dinlesinler. Ben yazarken mutlaka klasik müzik dinlerim. 
12- Kitap sizin için 3 kelime ile neyi ifade ediyor ?
Yazara anlatmak için 3 kelime yetmez. Kitap açılmamış ve okunmayı bekleyen bir mektup gibidir. Belki sevgiliden gelmiştir, belki bir babadan ya da bir kardeşten, belki de adını dahi unuttuğunuz bir dostunuzdan…
13- İnsanların en çok hangi hallerine ve davranışlarına kızıyorsunuz ?
Türkçeyi bozuk kullananlara ve tüketim odaklı yaşam tarzına kızıyorum. Sadece yiyecek ya da giyecek tüketmiyor insanlar. Artık herkes birbirini tüketmeye başladı. Duygular tükeniyor, bedenler, tükeniyor, ruhlar tükeniyor. 
14- Hayatınızda ne kadar pozitif olabiliyorsunuz ?
Ben hüzünden ve kaostan beslenen biriyim. Pozitif olmak gibi bir gayretim olmadı hiçbir zaman.Yapısal olarak duygusal ve karamsarımdır fakat bir o kadar da espriliyim. Genel manada pozitif ve tek bir bakış açısına sahip değilim. 
İmza günleriniz olacak mı? 
Önümüzdeki ay içerisinde TÜYAP’ta olacağım büyük ihtimal. Beni web sitemden ya da sosyal medya adreslerimden takip edebilirler. 
15. Romanınızın konusu  ve ismi nedir?
Bu da psikolojik bir roman. 7 ay önce çıkan ‘Ölünce Sever misin Beni?’ adlı romanım daha çok diyalog ağırlıklıydı. Şu an yazdığım anlatım ağırlıklı. Tasviri bol ve yine heyecan verici bir kitap gelecek Allah’ın izniyle. İsmine gelince; kitaba isim koymak çocuğa isim koymaktan zor gibi neredeyse. Bir isim var aklımda ama yine de değişebilir. Sürpriz olsun. 
Konferans ya da seminerleriniz oluyor mu?
Davet olursa gidiyorum. En son geçtiğimiz günlerde “Sosyal Hayatta İletişim” konulu bir konferans/söyleşim olmuştu. 
16- En sevdiğiniz Televizyon Programı nedir?
TV izlemiyorum.  
17-  İnsan ölünce sever mi ? Cevabını bulabildiniz mi ?
17-Ölünce sever mi hala sevmeye devam eder mi bilmiyorum. Fakat insanin kiymetinin gidince bilindigini hatta ölünce bunun daha da katmerlendigini biliyorum. Ölmeden sevmeyi ogrenmeliyiz. "Kör ölur badem gözlü olur" sözü maalesef bize ait.
Betul Asik Kimdir ?
Dogum yeri: Uskudar
Istanbul Universitesi'ndeki egitimini yarim birakan yazar halen Anadolu Universitesi Turk Dili Ve Edebiyati Bolumunde okumaktadir. Uzun yillardir cesitli haber sitelerinde kose yazisi  yazan Aşık'in ilk kitabi 2007'de yayinlandi. 2. Kitabi 'Olunce Sever misin Beni?' Adli Psikolojik Romani 2014'de yayinlanan yazar su ara 2. Romanini yaziyor. Siir ve resim sanatiyla da ilgilenen Betul Aşık yakin bir zamanda bir siir kitabina da imza atacak.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    ARŞİV