15 Aralık 2017 Cuma

OKULLARDA İNTİHAR VE EŞCİNSELLİK

24 Kasım 2017, 20:53
OKULLARDA İNTİHAR VE EŞCİNSELLİK
Çocuklarımıza musallat olan musibetler bitmek bilmiyor. Bütün bu olumsuzluklara karşı koyabilmeleri için inançlı, şuurlu, iradeli, vicdanlı ve hedefleri olan bir gençlik yetiştirmemiz gerekiyor. Lakin bu yolda atılan çoğu adım bir ileri iki geri şeklinde devam ediyor.Eğitim sistemindeki sürekli ve bir öncekini aratır değişiklikler, ailelerdeki mutsuzluk ve ekonomik sıkıntılar, arkadaş çevrelerindeki kötü ve acımasız muameleler gençleri karamsarlığa iterek akıl almaz durumlara sürüklüyor.
Son yıllarda okullarda yaşanan intihar vakaları ile ilgili haberlerdeki artış herkesin dikkatini çekiyordur. Öğrenci velileri kuvvetle muhtemeldir ki çocuklarından intihar olaylarını bire bir dinlemeye başlamışlardır. Ben de aynı şekilde kızlarımdan son birkaç senedir böylesi üzücü haberler duyuyorum. Küçücük çocukların bu hayatın yükünü taşıyamayıp çaresizliklerini, isyanlarını kendilerini yok ederek sonlandırmaları çok acı. 
Anayasada kişilerin gelişimini ve korunmasını sağlama konusunda Devlete yükümlülük getiren birçok hüküm mevcut. “Devlet, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adâlet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşamayacak surette sınırlayan siyasî, iktisadî ve sosyal bütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve mânevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlar.” (Any. md. 10), “Herkes, yaşama, maddî ve mânevî varlığını geliştirme haklarına ve kişi hürriyetine sahiptir.” (Any. md. 14). Devletimiz bu meyanda okullardaki intihar vakalarına hassasiyetle eğilmeli tekerrür etmemesi için her şeyi yapmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı ders saatlerini kısaltmak gibi popülist çalışmaları bırakıp bu derslerin içeriğini nasıl kuvvetlendirebiliriz diye düşünmelidir. İçi boşaltılmış din dersleri amacına uygun hale getirmelidir. 
İslam dinini iyi tanıyan ve yaşayan birinin intihar etmesi mümkün değildir. İntihar İslam’da büyük günahlardan birisi olarak kabul edilmiştir. Öyle ki başkasını öldüren katil için cenaze namazı kılınırken kendisini öldüren kişinin cenaze namazının kılınıp kılınmayacağı konusu ihtilaflıdır.Nisa Suresi 29. Ayet-i Kerime de açıkça “Kendinizi öldürmeyiniz”hükmü yer almaktadır. Yine Hadis-i Şerifte “Bir şeyle canına kıyana, Cehennemde onunla azap edilir.”buyurulmaktadır.
Çocuklarımıza musallat olan bir başka musibet de eşcinselliktir. Özellikle, dikkat çekmek ve farklı olmak gayretinde olan bir kısım çocuğumuzda maalesef bilinçsizce bu yola tevessül etmektedir. Daha önce sadece televizyonlarda gördüğümüz, Taksim civarında iken yüz yüze gelebileceğimiz eşcinseller şimdi okullarımızda. Ne yazık ki, öğrenci velileri intihar vakalarında olduğu gibi eşcinsel öğrencileri de çocuklarından dinliyordur. Çocuklarımızın okullarında, sınıflarında eşcinsel öğrenciler var. Üstelik bu eğilime İmam Hatipler de bile rastlıyoruz. 
İşin en üzücü yanı sevgilisi de aynı okulda olan eşcinsel öğrencilerin her türlü edepsizliği hiçbir engel olmadan açıktan açığa yapmaları. Okul idarelerinin bir kısmı ne yapacağını bilemiyor, bir kısmı da medeniyet/çağdaşlık anlayışını bu öğrencilerin önünü açarak koruduğunu/ilerlettiğini zannediyor. Diğer öğrencilerin psikolojilerini düşünmeyen sadece kendi çarpık muhakemelerini muhafaza etmeye çalışan idareciler hem eşcinselliğin önünü açıyor hem de eşcinsellerin bu eğilimlerini pekiştiriyorlar. Yakın zamanda AKP’li bir Başbakan Yardımcısı “ CHP’lilerin ve CHP’nin Türkiye için medeniyet tasavvuru, gelip eşcinsel kotasına eşitlenmiştir” diyerek CHP’li belediyelerin eşcinsel kotalarını eleştirmişti. Bu Başbakan Yardımcısının okullarda görev yapan AKP’li idarecilerin neler yaptığından, bu olaylar karşısında nasıl tavır takındığından galiba haberi yok. Evet, sadece CHP değil karşı mahalleye şirin gözükmek, hümanist olduğunu ispatlamak gayretinde olan AKP’liler de bu yönde mesai harcayan CHP’lileri aratmıyorlar. Milli Eğitim Bakanlığının acilen bu olaya müdahale etmesi, eşcinsel eğilimle ilgili açık ve net direktifler vererek çocuklarımızı koruması, aykırı davranıp şahsi telakkilerini idarecilik diye dayatan okul idarecilerine gereken muameleyi yapması gerekmektedir.Bu sapkın eğilimlerin başladığı ve pekiştirildiği yerler ilmin yuvaları olan okullarımız olmamalıdır. 
Av. ALEV SEZEN
M.A. Adli Bilimler Uzmanı
av.alevsezen@gmail.com

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV