31 Mayıs 2020 Pazar

MENEKŞE MENDİLİN DÜŞE

20 Nisan 2020, 16:38
MENEKŞE MENDİLİN DÜŞE
Ülkü Uslu

 

         Menekşelerimin hiçbir şeyden haberi yok belli. Zira halleri köy yanar deli taranır misali. Bir tomar taze yaprak ve yığınla tomurcuk dolu üzerleri. Eya menekşe! Anlamadın mı ne gelmiş memleketin başına? Onu geçtim koca dünyanın başı darda. Doğrudur, gelen bahar ama hal böyle iken hava bu kadar da hoş mudur sana?
         Bu menekşeler hep böyle yapardı gerçi. Senin annen ölür o bahar, menekşe açar. Kışın baban ölür, gözün görmez gelen baharı; umurunda olmaz menekşenin inadına yıkılır, açar. Hasta olursun bir bahar, bilsin üzülsün istersin menekşen bile... Tınmaz menekşe, o bahar da coşar. Başka bahara bağlamışız umutlarımızı çoktan. Geçmişiz artık bu bahardan kam almaktan. Ayartma bizi menekşe insaf et! Anladık, dışarıda sımsıcak güneş,  pırıl pırıl hava var. Fakat hiç tecrübe etmediğimiz bir tehlike de var ki bu, cümle keyfimizi bozar. Sokaklarda, parklarda kol gezen; kol kola, omuz omuza gezeni seven Koronavirüs denen bir canavar. Gözle görülmez lakin görsek hakkından geliriz illa, hangimizden kaçar?
         Gezenle gezip dışarıda, ardından her eve girecekmiş sözüm ona. İşini bilen bir Korona. Vay vay! O bilecek de biz bakacak mıyız yoksa? Asla! Çıkmayacağız bahçelere, parklara menekşe, hiç uğraşma… İşimiz yoksa gezmeyeceğiz sokaklarda avare avare. Mecbursak eğer, hiç uğramadan şuraya buraya, işimiz neredeyse sadece oraya. Oyalanmadan, hızlıca. Yolda, araçta, pazarda yahut kapalı mekânda az biriktiysek hemen hizalanacağız sosyal mesafe mesabesinde. Ve asla unutulmamalı yüzde iyi koruyanından bir maske. 
         Canavar dedik de bizi kendimize mi getirdi acaba bu Korona? Her hali çok mu abartmışız ne? Olmaya mıymış devlet cihanda bir nefes sıhhat yerine. Dervişe yetmiş de bizim neyimize yetmemiş acaba bir hırka bir lokma? Meğer ne de kıymetli miymiş her gün arayıp sormadıklarımız. Eskiler de eskiler derdik, bahaneyle bazılarıyla biraz hasret giderdik. Misafirlik akşamlarının kolonya kokusu şimdi vaz geçilmezimiz oldu günün her saatinde. Özlemiştik, nerelerdeymiş bu kalıp sabun? Bırakmayız, temizlik deyince eskisi gibi başköşede artık.
         Elle gelen düğün bayram; ilkin sıcağıyla anlamadık fakat içimizdeki ak kara da belli olmadı mı zamanla? Hizmetler azalmadı. Arttı ve çeşitlendi bu dönemde pek çok sektörde. Fırıncı can korkusuyla paydos diyemedi mesela. Meselesi ekmek çünkü iyi günde var da kötü günde yok demesi vebal. Eczacılar kıpırdayamadı bile tezgâh arkasından. Pazarcılar ona keza, o ki bol sebze-meyve yiyin diyor uzmanlar. Bunun gibi pek çok özel sektör mensubu can korkusuna rağmen hizmete devam etti hız kesmeden. Kamusal hizmetler de aynı şekilde… Sağlıkçıların çabalarına laf eden çarpılır Allah muhafaza bu dönemde. Diğer zorunlu hizmete tabi kamu kurumlarında da özveri had safhada. Evde kalması gerekenler evde kalabilsin diye kamu görevlileri gitti hep onların kapısına. Canla başla göreve koşan özverili çalışanlar yanında, tanınan esnekliklere sığınıp fırsatı krize çevirenler de kaçmadı gözden. Kimileri iş yerini evi bilip devam ederken kimileri işi bilip işe gelmeyen cinsten. Dümen dairesinden çok net izlenebiliyordu oysa güvertede geminin yol almasına çalışanlar da filikalara atlayıp rahatı istikametinde uzaklaşanlar da.
         Susuyorsun, belli ki bunlar seni ilgilendirmiyor menekşe; biz yine dönelim senin bizi dışarılara imrendiren bahar çığırtkanlığına. Yook kalsın. Canımız sağ olsun da gitmeyelim varsın. Gelecek gelmeyecek diye parklarda papatyalar halimize fal baksın. Yalnız açsın gelincikler kırlarda. Özlesin katırtırnakları, yolumuza baksın dağ yamaçlarında. Bizim de hasretlerimiz olacak elbette bu kabz zamanlarında. Fakat biliriz koruk suyu bile helva olur sabırla… Nal ile mıh arasından hep birlikte ferah ve inşiraha inşaallah. 
         Çekinme; var açabildiğince aç çiçeklerini menekşe! Morundan pembesinden yıkım yıkım, salkım salkım aç hatta sen bana bakma. Sana kaldık zahar; bize cam kenarında, balkonlarda gelir geçer bu bahar.
         Umutsuz değiliz menekşe, merak etme. Sağ olana elbet gelecek başka baharlar başka yazlar var. Sokağın iki yanına el ele dizilip birbirlerine soracak yine çocuklar: Menekşe mendilin düşe, bizden size kim düşe? Ve ardından cıvıl cıvıl kahkahalar… 
         Sen ise sorarsan bize, sağlık için şimdilik hepimize sabır düşe menekşe… 
        Ülkü USLU/Nisan, 2020

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    ARŞİV