19 Kasım 2018 Pazartesi

'Tiyatro Benim Hayatım Ondan Ölünceye Kadar Vazgeçemem'

Tiyatro iyi bir gözlem gerektiren bir meslektir. Tiyatro’nun zevkli tarafları vardır ancak bunun yanında çok çalışmayı da gerektirir. Her oyunda farklı bir karakteri yorumlamak çok disiplinli çalışmakla mümkün olur ancak. Senin yaşamadığın başkalarının yaşamış olduğu bir kişiliğe bürünüp hissederek oynamak ve o oyun bittiğinde içindeki kişiyi yok edip, yeni bir oyunda bambaşka bir karaktere bürünmek kolay değil. Zaten tiyatro insanı insana anlatma sanatıdır. Tiyatro er meydanı derler ya aynen öyledir.

10 Şubat 2015 Salı 19:06
'Tiyatro Benim Hayatım Ondan Ölünceye Kadar Vazgeçemem'

 Tiyatro iyi bir gözlem gerektiren bir meslektir. Tiyatro’nun zevkli tarafları vardır ancak bunun yanında çok çalışmayı da gerektirir. Her oyunda farklı bir karakteri yorumlamak çok disiplinli çalışmakla mümkün olur ancak. Senin yaşamadığın başkalarının yaşamış olduğu bir kişiliğe bürünüp hissederek oynamak ve o oyun bittiğinde içindeki kişiyi yok edip, yeni bir oyunda bambaşka bir karaktere bürünmek kolay değil. Zaten tiyatro insanı insana anlatma sanatıdır. Tiyatro er meydanı derler ya aynen öyledir diyen tiyatro ustası Oya İnci ile tiyatro, oyun ve hayata dair güzel söyleşi gerçekleştirdik. 

Aslında sizi çoğu kişi usta oyuncu, sunucu Derya Baykal’ın ablası olarak tanıyor. Oya İnci kimdir? Bize kendinizi anlatır mısınız? 

Her zaman hayata gülümseyen pozitif biri olduğumu düşünüyorum. Sakin ve saygılı biriyimdir. Yeni bir oyun çalıştığımızda çok heyecanlanırım ama disiplini hiç elden bırakmam. Beni Derya Baykal'ın ablası olarak, yalnız televizyon seyircisi olan kesim öyle tanır. Tiyatroyu seven takip edenler, Oya İnci’yi her zaman sanatıyla tanınır benim için önemli olan budur. 

İlk sahne deneyiminizi bizimle paylaşır mısınız?

İlk sahne deneyimim 1979 da ( Düğün ya da Davul) isimli bir ortaoyununda köylü kızı, oynayarak başladı. Ondan sonra sayısını hatırlamadığım yüzlerce oyunda oynadım. 

Devlet tiyatrosundan emekli oldunuz. Nedim Saban ile çalışıyorsunuz. Projeleriniz nelerdir?

Devlet Tiyatrosu’ndan emekli olduktan sonra, sevgili Nedim Saban'ın (Tiyatro Kare)’de çalışmaya başladım. Nedim Saban benim için çok önemlidir. O benim, arkadaşım, patronum, can dostumdur. Çok güzel ve çok beğenilen projelerde yer aldım. ( bu da benim ailem) isimli oyunda. Metin Serezli, Suna Keskin, gibi büyük ustalarla çalıştık. Güzel bir komedi idi. Dört sene devam etti. Sonra (Şen Makas) oyunu ile İstanbul’da bayağı sükse yaptık. Seneye yeni projelerle yine seyircinin karşısındayım. Araştırma safhasındayız. Tiyatro benim hayatım ondan ölünceye kadar vazgeçemem. 


Mesleğinizi biraz anlatır mısınız? Zorlukları, keyifli yanları var. Nasıl bir meslek oyunculuk?

Tiyatro iyi bir gözlem gerektiren bir meslektir. Tiyatro’nun zevkli tarafları vardır ancak bunun yanında çok çalışmayı da gerektirir. Her oyunda farklı bir karakteri yorumlamak çok disiplinli çalışmakla mümkün olur ancak. Senin yaşamadığın başkalarının yaşamış olduğu bir kişiliğe bürünüp hissederek oynamak ve o oyun bittiğinde içindeki kişiyi yok edip, yeni bir oyunda bambaşka bir karaktere bürünmek kolay değil. Zaten tiyatro insanı insana anlatma sanatıdır. Tiyatro er meydanı derler ya aynen öyledir.

Tiyatroya meraklı gençler var. Gençlere önerileriniz nelerdir?
Gençlere bu işe gönül verdiyseniz çok çalışın diyorum. Sanatın maddi tarafı değil, manevi tarafı çok güçlüdür. Diziler sabun köpüğü gibidir bu gün var yarın yok. Ne diziler geldi geçti. Sanat, emek ister aşk ister  disiplin ister. İçin de maddiyat yoktur. Manevi zenginliklerle doludur. İçlerinde bunları hissederler ise ancak oyuncu olabilirler.

Sizler usta oyuncusunuz, mesleğinize dört elle sarılıyorsunuz, emek harcıyorsunuz. Hiç emek harcamadan bir dizide başrol oyuncusu olarak bulunanlar var. Onları görünce şevkiniz kırılıyor mu? Neler söylemek istersiniz?

Son zamanlarda, moda haline gelen, ben oyuncu olacağım demekle olmuyor. ( tabi istisnalar, doğuştan yetenekler vardır). Sonra yok olup giderler. Şu anda böyle bir furya var. Hiç emek vermeden bir yerlere gelmek isteyenler, kendi içlerinde eriyip gidiyorlar. Bu işe gönül verenler, oyunculuk dersleri alarak, ustalarından öğrenerek yoluna devam edenler başarılıdır. Emek vermeden hiç bir iş olmaz. Hele sanat, oyunculuk hiç olmaz.  


Dizi olarak sevdiğiniz ve izlediğiniz bölümler var mı?

Seyrettiğim diziler var tabi mesela Şeref Meselesi, Paramparça. Biri iki dizi daha seyrediyorum. 

Zengin Kız Fakir Oğlan dizisinin seyircisi oldukça fazla. Şevval karakterinizi nasıl buluyorsunuz? Biraz bahseder misiniz?

Şu anda güzel bir dizide oynuyorum. (Zengin Kız Fakir Oğlan) Bu kadar dram dizilerin arasında, Şıkır, şıkır komedi bir dizi. İnsanın içini açıyor 7’den 70’e seyret ve Gül. Bu diziyi onun için çok seviyorum. Zaten, sevgili Birol Güvenin işleri hep böyle pozitif, insanin içini ısıtan projeler. Ben de burada Şevval diye, güzel uçarı, kendini sosyetik zanneden Paraya ve seyahate düşkün, devamlı estetik yaptıran biraz üçkâğıtçı tatlı bir karakteri canlandırıyorum. Damatlardan ( Sarp'ın ) annesi. Güzel hoş disiplinli çalışkan bir kadromuz var. Mutluyum. 



Oyunculuk dışında sizi programlarda yemek yaparken görüyoruz, ailece hepinizde marifetler bulunuyor. Özellikle çok güzel mantı açtığınızı belirtmiştiniz. (Gülmeceler)

Aile olarak marifetli  olduğumuz söylenir. Benimde elimden, dikiş,  örgü yemek gelir. Yaparsam en iyisini yapmaya çalışırım. Derya’nın programında. Zaman zaman paylaşıyorum  evet mantımın iyi olduğu yiyince belli oluyor. Ha ha ha kendimi çok mu beğendim ne? Eee gelin bir gün yapayım bakalım ne diyeceksiniz. 


Programda olduğunuz zaman mutlaka geleceğim. Davetiniz için çok teşekkürler.

Rolünüzü seyrederken eleştirdiğiniz yanlar oluyor mu? Keşke böyle oynamasaydım…

Televizyonda oynadığı bir dizide insan kendini seyrederken yabancılaşıyor. Herkesin (ne kadar güzel oynamışsın) dediği yerde sen kendini eleştirebiliyorsun. Çünkü dizilerde hiç prova yapmadan o anda içinden ne gelirse oynuyorsun. Tabi bu eleştiriler çok küçük, ancak kendinin fark ettiği şeyler. Her sanatçı kendini seyrederken bu duyguları yaşar. 

Tiyatro oyuncuları kıymetlidir, değerlidir. Tiyatro oyuncuları dizilere neler katıyor?

Tiyatroyla, dizileri birbiriyle kıyaslamak mümkün değil. Televizyon anında oyunculuk, olmadı tekrar tekrar çekebilirsiniz. Fazla bir eğitimi olmayanlar bile iyi bir yönetmenle idare edebiliyor. Ama tiyatroda, mutlaka eğitimini almak gerek. Ya da Usta çırak ilişkisine yıllarını verdiğin bir meslek. Zaten televizyon dizilerinde de görüyoruz. Mesela yıllar önce benim de oynadığım. (Şehnaz Tango) sonra( İkinci Bahar) , (Süper Baba).O zaman diziler de tiyatro oyuncuları ağarlıktaydı. Başarıları ondandır. Onlar hala unutulmamıştır. Şimdi bakıyorum dizilere, insanı fazla etkisi altına almıyor. İçinde hakiki oyuncular, inandırıcı hikâyeler olmayan dizilerin ne ismi nede oyuncuları hatırlanmaz. 

Çok başarılı, işini seven bir ustasınız. Dizilerde hızlı bir tüketim olduğunu düşünüyor musunuz? Aynı yüzleri dizilerde peş peşe görüyoruz. Neler söylemek istersiniz?

Bu sezon da yetmiş tane dizi yayından kalkmış. Çok üzücü. Onca emek, onca masraf. Aslında senaryo ve oyuncular açısından daha özenli olmak lazım. Hep aynı yüzleri görmekten de insanlar sıkıldı. Filmlerde öyle hep aynı kişiler oynuyor. O kadar yetenekli oyuncular var ki. Hiç teklif almıyorlar. İnanılmaz bir tüketim var. Artık kanallarda çok sabırsız. 3- 4 bölümde bir diziyi harcayabiliyorlar. Onun için baştan çok Özenli olmak lazım. Güzel ve içinde hikayesi olan senaryolar İyi oyuncular her zaman seyredilir. Bir de çok uzun olduklarını düşünüyorum. Bütün bir gece bir bölüm diziyi seyrediyorsun. Yorucu oluyor ve işin tadı kaçıyor.


Sohbet o kadar güzel gidiyor ki sordukça sormak istiyorum. Sevgili Derya Baykal çok hareketli, yerinde duramayan, sürekli üretmek isteyen bir kişi. Sizin de yeteneklerinizi görmemek mümkün değil...

Derya inanılmaz yetenekli ve çalışkandır. Ben o kadar enerjik olduğumu sanmıyorum. O marifetlerini hayata geçirdi ve işe dönüştürdü. Bu onun başarısı. ( eh benden de öğrendiği şeyler var tabi). Zaman zaman bende ekranda yaptığım şeyleri sergiliyorum. 


Söyleşimizin sonuna gelirken şunu sormak istiyorum: Çalışma hayatı dışında nasıl bir Oya İnci var?

Oya İnci, iki evlilik yapmış, iki oğlu olan. Yazlarını Bodrum da geçiren Arkadaş canlısı, Yay Burcunun bütün özelliklerini taşıyan yalnızlığı pek sevmeyen dışa dönük bir yapıya sahip. Tabi bunlar iyimi bilmiyorum ama ben böyleyim.

Verdiğiniz samimi, içten cevaplar için çok teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim. Hepinize sevgilerimi yolluyorum.


Röportaj: Yıldız ALTINTAŞ

Bu sitede yer alan röportaj ve haberler izinsiz kopyalanamaz alıntı yapılamaz.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    seks hikaye sex izle porno izle
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV