19 Ekim 2019 Cumartesi

Dilek Yaraş, tarihe not düştü!

Gülenay Pınarbaşı, Dilek Yaraş'ın Kitabı Kır Zincirlerini Mavi Marmara'yı Yazdı

08 Ocak 2014 Çarşamba 18:30
Dilek Yaraş, tarihe not düştü!
Foto galeriye git

 Sıkıntılı ve kasvetli bir haziran akşamı(31 mayıs) yola çıktı bir gemi. Birçok kişi online olarak gördük ki o gece uyuyamamıştı. Gecenin karanlığından buram buram bela yağıyor gibiydi… Arkadaşlarımızla gece boyunca mesajlaştık. Hepimizin yüreği ağzında kulağı Akdeniz’den gelecek bir sesteydi.

Ebubekir Kurban’ın dediği gibi martılara simit atmak için çıkmadıklarını biliyorduk. Kiminle dans ettiklerinin de farkındaydık. Kimi onları özgürlük savaşçısı kimi sevgi kelebeği kimi de maceraperest ilan etmişti. Birçokları niyetlerini sorgulamasa dahi fotoğrafı tam göremediklerinden dem vuruyorlardı.

Sabaha karşı kara haber geldi. Olaylar, tartışmalar, şoklar, bana göre bu da bir çeşit 11 eylüldü. Görüntüler travmatikti. 9 tane insanımız katledilmişti.

Tartışmalar uzadı, nerdeyse ölenler suçlu ilan edilecek noktaya geldi kimi çevrelerce. Birkaç hafta televizyonlarda, internet medyasında yer aldı. Tartışıldı, haber oldu. Hayatın hızlı akışına kapılan Mavi Marmara mahkeme kapılarına sürüklendi. Oradaki canlar toprak oldu. Bu hızlı akışta biri çıktı cesur bir kadın ve dedi ki “ne oluyor bir dakika, bu böyle üç-beş sivil toplumcunun gemiye atlayıp İsrail’e gittikleri ve bir şeyler yaşandı ve geçti denilecek cinsten bir şey değil, buradakiler birer insan, aileleri var, hayalleri vaı, sezgileri var, öngörüleri var. Bunlar ortaya konmalı Dilek Yaraş kitabı yazış niyetini bu cümlelerle ifade etmese de, kitabın ortaya konuşu böyle bir fikrin ürünü diyebiliriz. Kır Zincirlerini Mavi Marmara, adeta cangılda sürüklenen insanlığın içinde bir direk oldu. O direğe bayrağı diken gemide hayatını kaybedenler başta o gemiye binenler oldu. O gemiye binenlerin bir anlık fevri kararla gitmemişti, onları oraya götüren bir süreç vardı, bunu televizyondan, gazeteden kuru bir biyografi ile bilmek mümkün değil. Kahramanların, hayatlarını ailelerinin anlatımları ile öğrenmek biraz acıtıcı tabii ama aynı zamanda onların ruhlarına saygı. Dilek Yaraş kullandığı başlıklarla her bir şehidin dünyasını özenle yansıtmış. Örneğin Çetin Topçuoğlu şöyle sunulmuş: “Dünya şampiyonluğundan ahiret şampiyonluğuna” Evlatlarının resimlerine bakamadım desem mübalağa etmemiş olurum. Süreç böyle ilerledikçe yüzlerine bakamayacağız. Dilek Yaraş’ı bu bakımdan da kutluyorum. O insanların yüzüne bakabilmek, dinlemek, ellerini tutmak onlara güç vermek başka bir iradenin tezahürü.

Yazının Devamı İçin Tıklayın

http://www.haberajanda.com.tr/contents/files/dergiler/Nisan2013/index.html#/83/zoomed

 

Gülenay Pınarbaşı

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    ARŞİV