20 Nisan 2018 Cuma

JÜRGEN HABERMAS kimdir?

Habermas 1929 yılında, Almanya’nın Düseldrof şehrinde Protestan bir ailede dünyaya geldi. Göttingen ve Zurich üniversitelerinde eğitim aldı ve doktora unvanını, 1954 yılında Bonn Üniversitesinde Friedrich Schelling üzerine yazdığı doktora teziyle aldı.

26 Aralık 2017 Salı 10:45
JÜRGEN HABERMAS kimdir?
 KADINHABERLERİ.COM-1956 yılında Toplumsal Araştırma Enstitüsü’ne katıldı. 1956 yılında Frankfurt Okulunda Adorno ve Horkheimer ile çalıştı. Habermas, Frankfurt Okulu’nun önemli bir temsilcisi Theodor Adorno’nun asistanıdır. Habermas Frankfurt Okulu’nun ilk dönem tartışma noktalarını ve çözümlemelerini genişleterek yeni bir konuma taşımıştır. Bu noktada öne çıkan en önemli kavramsallaştırması “kamusal alan” dır.  Frankfurt Okulunun son kuşağı olarak nitelenen Jürgen Habermas, eleştiri üzerine çalışmış Kamusal Alan, İletişimsel Eylem gibi kavramlarla sosyal bilimlere önemli katkılarda bulunmuştur.

Habermas’ın çalışmaları ‘Eleştirel Kuram’ adı altında nitelenen Frankfurt Okulu’nun birinci kuşağını temsil eden görüşlerden ayrıldığı noktalarla dikkat çekmektedir. Markisist bir Weber olarak anılan Habermass, moderniteyi bir idea, bir tasarım olarak kavrar; modernite projesi, modernliğin tarihsel ve toplumsal formlarına indirgenemez. Modernitede hala savunulabilecek olan, modernliğin öz bilincinde yankılanan, modern kültürde, estetik ve ahlakta gerçekleşen, bu projenin kendi üzerine düşünme yeteneğidir. Habermas, post-modernistlerin aksine modernliğin tamamlanmamış bir proje olduğunu ifade etmektedir. Habermas bir filozof olarak sadece entelektüel çevreleri etkilemiş kitleler üzerinde etkisi olmamıştır. Habermas’a göre kamusal iletişimde eşit katılım ve özgür söylem, eleştirel toplumsal kuram ve demokratik politika pratiği açısından vazgeçilmezdir.

 İletişim ve medya kuramcıları, Habermas’ın basının giderek tüketim toplumunun bir parçası olduğu fikri ile çok ilgilenmişlerdir. Habermas; iletişim olayının alımlayıcının sadece kod çözme yeteneği ile değil, mesajı gönderenin alıcının anlama ufkunu önceden sezerek kodunu ona göre hazırlamasıyla oluşturulduğunu belirtir. Alıcının anlama olanakları onun toplumsal dünyasıyla ilişkilidir. Yaşamsal etkinlikler, iletişimin başarısında önemli rol oynar. Zira toplumsal dünya yorum için önemli bir çıkış noktası oluşturmaktadır.

Habermas son dönemde, ‘politik kamusal alan’ ve ‘sivil toplum’ terimlerini birbiri yerine kullanmaya başlıyor. Aslında Habermas, kamusal alanın artık bölünmüş ve parçalanmış bir kamusal alan olduğunu savunuyor. Kamusal tartışma alanı ve bireysel katılım arasındaki bağlantı böylece parçalanmış, sivil-tüketicilerin eğlence ve bilgi aldıkları politik yönlendirmenin ve temsilin alanına dönüşmüştür. Dolayısıyla yurttaşlar, kamusal tartışmanın karar vericisi olan medya sunumlarının ve söylevlerinin seyircilerine dönüşmüşlerdir.

Habermas’ın dönüm noktası olan Kamusal Alanın Yapısal Dönüşümü adlı kitabı, Adorno ve Horkheimer’ın kültür endüstrisi analizini ele alır.

Habermas, kültür endüstrisinin zaferinin tarihsel arka-planını hazırlarken, 18. yüzyılın sonu ve 19. yüzyılda kamusal alanın yükselişi ile sivil toplum ve devlet arasında duran ve kamusal ve özel çıkarların bir araya geldiği yer olan burjuva toplumu ile aralarındaki ayrımı not düşer.

 Tarihte ilk kez, burjuva toplumunda, bireyler ve gruplar, politik uygulamaları, kendi gereksinim ve çıkarlarına yönelik olarak doğrudan etkilemiş ve kamuoyunu şekillendirmişlerdi. Habermas, kökleri Aydınlanmaya, Amerikan ve Fransız Devrimine dayanan liberal kamusal alandan “refah devlet kapitalizmi ve çoğulcu demokrasi” ye geçişi belirtir. Bu tarihsel değişim Horkheimer ve Adorno’nun kültür endüstrisi analizini temel alır.

Büyük şirketler kamusal alanı ele geçirmiştir ve akılcı tartışma alanından, yönlendirmeci, tüketimci ve etkisiz bir alana dönüştürmüşlerdir.

Akılcı eleştiriler ve tartışma yolu ile ortaklaşa kurulan kamuoyu, artık medya uzmanları ve anketlerle belirlenen fikirlerden oluşan bir kamuoyuna dönüşmüştür.

 Habere, bilgiye ve kamusal meselelere ilgili yurttaşlarda azalmıştır. Habermas, burjuvanın kamusal alanını, akılcı tartışmanın ve eleştirinin bir forumu olarak idealize etmesine rağmen bu alandan birçok grup ve kadınlar dışlanmıştır.

Önemli çalışmaları

Kamusal Alanın Yapısal Dönüşümü (1962), Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine (1970), Teori ve Pratik (1977),  Bilgi ve İstem (1981), Meşruiyet Krizi (1984), İletişimsel Eylem Planı (1984,1987), Olgular ve Normlar (1992)

Kaynakça:

Ahmet Çiğdem, “Bir İmkan Olarak Modernite”, İstanbul, 2010, İletişim Yayınları

Jürgen Habermas, “Bölünmüş Batı”, İstanbul, 2006, Yapı Kredi Yayınlar

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV