27 Temmuz 2017 Perşembe

Hatice Kübra Tongar'dan Bağırmayan Anneler Kitabı

Hatice Kübra Tongar'dan Bağırmayan Anneler Kitabı. Yazarın bu kitabı hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacak haberimize geçmeden önce yazarın eğitim hayatında aldığı eğitimlerin bazıları şöyle: Deneyimsel Oyun Terapisi, Theraplay Oyun Terapisi, Projektif Çocuk Testleri, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi gibi pek çok terapistlik eğitimi aldı. Sevilen yazar, Arel Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini sürdürmektedir. Yazarın deyişiyle; O zaman gelin hep birlikte; Niyet Ettik Niyet Eyledik Bağırmayan Anneliğe cümlesiyle açıklanan kitabın tanıtımına başlıyoruz:

04 Mayıs 2017 Perşembe 10:41
Hatice Kübra Tongar'dan Bağırmayan Anneler Kitabı
 Hatice Kübra Tongar'dan Bağırmayan Anneler Kitabı. Yazarın bu kitabı hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacak haberimize geçmeden önce yazarın eğitim hayatında aldığı eğitimlerin bazıları şöyle:  Deneyimsel Oyun Terapisi, Theraplay Oyun Terapisi, Projektif Çocuk Testleri, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi gibi pek çok terapistlik eğitimi aldı. Sevilen yazar, Arel Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini sürdürmektedir. Yazarın deyişiyle; O zaman gelin hep birlikte; Niyet Ettik Niyet Eyledik Bağırmayan Anneliğe cümlesiyle açıklanan kitabın tanıtımına başlıyoruz:
Hayy kitapevi tarafından yayınlanan Bağırmayan Anneler kitabı oldukça beğenildi. Sosyal medya üzerinde geniş bir takipçi kitlesi olan yazarın kitabının tanıtım yazısı şöyle:
Anneniz Size Bağırıp Döver Miydi?
Benim küçüklüğümde çocukları dövmek, hakaret etmek, bağırmak ‘normal’ kabul edilen bir ebeveynlik davranışıydı. Aileler çocuklarına bu davranışlarda bulunduklarında, şimdinin annelerinin yaşadığı pişmanlık, vicdan azabı ya da hatayı telafi etmek gibi duygular yaşamazlardı. Çünkü o dönem ‘kızını dövmeyen dizini döver’, ‘dayak cennetten çıkmadır’ dönemiydi. Öyle öğrenmişlerdi. Çocuk hata yaptığında ceza verilmeliydi, hatta ceza ne kadar büyük olursa o kadar iyiydi. Mesela çocuğu dövmek demek, ‘bak bu davranışın çok yanlış, o kadar ki seni dövüyorum, canını yakıyorum ki bir daha yapmayasın’ demekti.
İşin ironik kısmı, geçmişe dönüp baktığımızda annelerin ya da babaların bizleri dövdüğü, bağırıp çağırdığı, aşağılanmış hissettirdiği anları gözlerimiz dolarak hatırlıyor olmamıza rağmen, neden yaptıklarını –yani vermek istedikleri dersi- hatırlamıyor olmamız. Eminim sizler de belli şeyler hissediyorsunuzdur: Ebeveynin vermek istediği ders unutuldu gitti. Geriye sadece yenilen dayakların ve işitilen azarların soğuk anıları kaldı.
İşte bu kitap tam da bunun için yazıldı. Evlatlarımız yıllar sonra geriye dönüp baktıklarında yanaklarına atılmış bir tokadın soğukluğundan çok, yüreklerine dokunan bir annenin sıcaklığını hissetsinler diye…
O zaman gelin hep birlikte; Niyet Ettik Niyet Eyledik Bağırmayan Anneliğe…

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    ARŞİV