24 Eylül 2018 Pazartesi

Türkiye'nin ilk kadın müfessiri Semra Kürün Çekmegil kim?

İlk kez bir kadın müfessir Türkçe tefsir yazdı... Türkiye'nin ilk kadın müfessiri Semra Kürün Çekmegil kim? Müfessirler hep erkek olur diyenlere tokat gibi cevap. Semra hanım nasıl bir eğitim aldı? Detaylar kadınhaberleri.com'da

20 Şubat 2017 Pazartesi 16:47
Türkiye'nin ilk kadın müfessiri Semra Kürün Çekmegil kim?
KADINHABERLERİ.COM-1947’de Malatya’da dünyaya gelen Semra hanımın ağzından hayatı:
Ailemi, babaannemi, anneannemi hep kitap okurken hatırlarım. Anneannem o zamanlar Kur’an öğreticisi idi. Orada kaldığım zamanlar ellerinde alfabe, Kur’an’larıyla gelirlerdi ve herkes birini kontrol eder sonra hocanın önüne geçerlerdi. Tabi anlamı ile okumak ve okutmak düşünülmüyordu. Öyle bir uyarı da yok gibiydi. Babaannem Osmanlıca Mızraklı İlmihal ve hatırlayamadığım kitaplar okurdu ama babamla hep tartışırlardı. Babam; “Ana gözüm bunlar hurafe derdi.” Babaannem ise ‘sahabenin devleti işte burada yazıyor’ der ve okumasına devam ederdi.

Babam, istisnalar hariç hep sabah namazına kadar okuyup, araştıran, yazan; annem ise her işe kabiliyetli sanatkâr bir ruha sahipti. Meslek hocaları gelir, ondan elişi dersleri alırlardı. Şimdinin o fabrikasyon çiçekleri vesaire, herkesin kursa giderek yaptıklarını o evde bir şekilde yolunu bulup yapardı. Bizlere de, içerisine İslami değerler yerleştirilmiş masallar anlatırdı.  Aile içerisinde bir araya gelindiğinde tartışmalı sohbetler yapılır; şiirler, ilahiler okunurdu. Böylesi bir ortamda büyüdüm ve ailemin dördüncü çocuğuyum. Dört çocuk annesiyim elhamdülillah. Malatya’da ikamet etmekteyim. Yetişmemde elbette bunların büyük rolü vardı.

Evlendikten bir süre sonra arkadaşlar ve yakınlarımla yapılan derslere katılarak dini, ilmihali bilgilerin yanında bazen kısa surelerden başlayıp daha ileriki zamanlarda ise iman ve cihad ayetlerini ele alarak, derslere mazeretsiz devam ediyorduk. Tabi bu arada bazı derslerden, şucuyum bucuyum demediğim ve ters gelen şeyleri sorguladığım için dışlandığım zamanlar da olmuyor değildi. Bir dönem, yeterli olmasa da Arapça dersi aldım. Malatya’da o zamanlar şubesi bulunan ‘Bilgi Vakfı’ ve  ‘Akabe Vakfı’nda haftalık tefsir gibi dersler ve yerel radyo programları ile çalışmalarda bulunuyordum. Vahyi rehber alarak tevhidî çizgiye dikkat etmeye çalıştığımdan, bazen sabahlara kadar vicdanları harekete geçirecek, hayata ışık tutacak ayet ve hadisler arıyordum. Malum, Müslümanların din adına yaşadıklarının çoğu hurafe ve insanı şirke sokan bilgiler olduğundan işimiz zorlaşıyordu. Allah’a şükür, şimdilerde Kur’an’ı anlama şuuru kazanıldıkça hakikatleri, doğruları daha bir cesaretle söyleyebiliyoruz.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV