 |
RÖPORTAJ |
SES VER HAYAT!
Ne gariptir dirilerin âlemi! Birbirlerine deli tutkularla bağlanırlar.
|
|
|
 |
ANKET |
|
|
|
|
|
 |
TARİHTE BUGÜN |
|
|
|
 |
KIZLIK SOYADI |
Kızlık Soyadı yerine Asıl Soyadı
Tehlikeli sularda olduğumun farkındayım! Ama her konuyu rahatlıkla konuşup tartışabileceğimize olan inancım beni tahrik ediyor. Kendi aramızda konuştuğumuz ama feminist damgası yememek için çokta üstüne gitmediğimiz malum konu:“Kızlık Soyadı Meselesi”. Aslında en baştan başlamak lazım; adından.“Kızlık Soyadı” yerine “Asıl Soyadı” diyerek. Erkeklerin bu duruma hayli canı sıkılsa da, son zamanlarda kadınların pek çoğu kendi soyadlarından vazgeçmek istemiyor. Üstelik bazı yerel mahkemeler, davacı kadının kendi soyadını tek başına kullanma talebi doğrultusunda kararlarda veriyor. Her ne kadar bu kararlar Yargıtay tarafından bozuluyor olsa da… İsteği Yargıtay’dan dönenler bunu İnsan Hakları Mahkemesine taşıyarak sonuç alma yoluna gidiyor. Hatırlayacağınız gibi İzmir’li bir avukatın 1996 da AİHM’e gitmesiyle bu yolun önü açılmıştı. Türkiye bu yargılama sonrası Av. Tekeliye mahkeme masrafı olarak 1750 euro ödemeye de mahkûm edilmişti. Çünkü Ülkemiz, Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmeyi imzalamasına rağmen bu ayrımcılığın önlenmesi için gerekli düzenlemeleri gerçekleştirememişti.- halende olduğu üzere- Şimdiden homurdanmaların başladığına eminim. Beyler! Gücenmeyin ama ben sizin bu hassasiyetinizi anlayamıyorum.-Böyle düşünmeyenleri tenzih ederim- Elinizde kalan son kalenin savunması mı? Sahip olma güdüsü mü? Hele de buna rıza gösteren ve böyle bir durumdan hiç de gocunmayan kocalara “Pısırık Koca”, “Sözünü Geçiremeyen Koca” muamelesi çekmeye kalkanlara ne demeli. Akıllarınca nadir bulunan bu medeni erkek türünü de kışkırtarak kendi kalelerini sağlam tutmaya çalışmak mı? Nedir? Biri bana bunu anlatsın. Medeni Kanunumuzun ilgili maddesi : “"Kadın, evlenmekle kocasının soyadın alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir." Der. Yani; kocanız da sizinle aynı fikirde olsa “Tabi canım ben seni öyle tanıdım ve sevdim, kendi soyadını elbette kullanabilirsin!” dese bile maalesef bir kadın evlendikten sonra, artık kendi soyadını tek başına kullanamaz. İlla evlilikle edindiği soyadı ile birlikte ya da sadece erkeğin soyadını kullanabilir. Neden mi? Çünkü hukuk böyle buyuruyor. Bu bile zor ve geç elde edilmiş bir hak. Bu yüzden son zamanlarda bu düzenlemeden yararlanan kadınların çoğu eski ve yeni soyadlarını birlikte kullanmayı tercih ediyor. Evlendirme daireleri artık size verdikleri formla bu konuda ki tercihinizi soruyor ve kimliğiniz talebiniz doğrultusunda hazırlanıyor. Bu yüzden hayli ilginç hatta komik durumlarda ortaya çıkıyor tabi. Ayşe KURŞUN ATAN, Fatma SUSUZ CEYLAN, Elif KURU DENİZ gibi… Bu uygulama değişmez, kadınlarımız da geri adım atmazlarsa bunun örnekleri çoğalacaktır. Şaşılacak şey! İnsanımız nelerle uğraştırılıyor anlamak çok güç. Bırakın insanları canları hangisini isterse onu kullansın. Nedir yani? Kadının evlilikle aldığı soyadının kimliğin başka bir hanesinde belirtilmesi yeterli olamaz mı? Üstelik kimlik numarası ile yeterince kimlik bilgilerine ulaşılabildiğine göre sorun nedir? Maçoluk mu? Şuan yürürlükte olan yasal düzenlemede çocuklar ve aile bağlarının devamı açısından daha pratik görünse de aile içi eşitlik ve insan hakları ilkeleri ve kadına karşı ayırımcılık açısından konuyu değerlendirdiğinizde kadını kocasının soyadını kullanmaya zorlamak hiçte adil sayılmaz. Öyle değil mi? Sakin olun ve lütfen sağduyunuzla düşünün! Adı üstünde “Soy-adı”. İnsan evlenince soyu mu değişiyor ki? Ya da bu nasıl bir soy ki boşanınca sizi dışarı fırlatıyor. O yüzden bir kadının soyu babasından gelir. “Falanca kızı” sözünden irticai çağrışımlar çıkarabilecek potansiyele sahip olduğumuz için, ben bu kısmı transit geçerek kendi soyadımıza sahip çıkmanın da yeterli olacağını düşünenlerdenim. Erkekler bunu ya feminist tavır yada bir tür kompleks gibi algılasa da onlara verilecek tek cevap “Bu duygu anlatılmaz! Yaşanır!” mı olmalı, bilemiyorum. Keşke, sorun erkeklerin ikna olması ile çözülse. Böyle bir konuda, velev ki erkeklerimizi razı etsek bile; korkarım ki en büyük taarruz yine kadınlardan gelecektir. Birincisi kızlarımız kocalarının soyadını kullanmaya dünden razı. Buna bir diyeceğim yok! Isteyen istediğini kullansın ama kullanmayana da posta koymasın. Bence asıl güçlü saldırı kayınvalideler cephesinden gelir(!) Yani yine bir kadından. Netice de bu proplemi erkeklerden once kendi içimizde halletmek zorundayız herhalde. Yoksa gelinlerle kayınvalideleri erkekler de ayıramaz. Bu mesele de elimize yüzümüze bulaşır. Benden söylemesi.
Havva Türe
havvature@gmail.com
2010-01-25 18:35:53 |
|
|
|
|
 |
YAZARLAR |
Havva Türe
EYVAH! İFTARA MİSAFİR VAR Birkaç gün üst üste iftara davetli olup, orucun da rehavetiyle bütün işleri seri
|
Şebnem Güler Karacan
Kedi gibi mırıldanan kadınlar ve onlara koşan erkekler... Son zamanlarda sıklıkla gördüğüm aldatma aldatılma vs olaylarında gördüm ki...Ke
|
Betül AŞIK
Sana Yürüyorum Karanlıkta... Cırcır böceklerinin sesleriyle şenlenmiş karanlık bir yolda yürüyorum sana ulaşa
|
Gülenay Pınarbaşı
Şeyh Galib'e Saygı Kendine hoşca bak; sen dünyanın özüsün. Bütün yaratıkların gözbebeği olan insans
|
Ülkü Selvi Uslu
HAZIR RAMAZANKEN Bu yazdan geçtim; çalayım göle mayayı da belki seneye kurtarırım memleketi.
|
Av.Alev Sezen
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI GÖREVDEN ALINMALIDIR! AKP döneminde başlayan kilise restore etme ve ibadete açma furyası son sürat dev
|
Elif Kavakçı
Veda Teksas'ta, güneyin sıcağını, rahatlığını, yavaşlığını ve huzurunu bırakıp, kuz
|
Deniz Arcak
Kadın olmak, Aaaa Evet Şöyle ki;
|
| Tüm Yazarlar |
|
|
 |
KONUK YAZARLAR |
Sema Karabıyık
Öğrencisiz Öğretmenler! Atamasını bekleyen, her güne hayalindeki mesleği insanca koşullarda yapabilmek i
|
Amberin Zaman
Emine Erdoğan'ın öğrettikleri Pakistan Ziyareti
|
Doğan Hızlan
100 Temel Eser'in okutulmasının sonuçları AŞAĞIDA, 100 Temel Eser uygulamasının, seçilen eserlerin okutulmasının nasıl son
|
Cihan Aktaş
Gecede 'hayır' aramak Cihan Aktaş, Medya-Sofa sahurunu yazdı
|
| Tüm Konuk Yazarlar |
|
|
|