logo
ok ok ok ok ok ok ok ok
ÇOK OKUNANLAR
HER GECEYE KADİR, HER GELENİ HIZIR (AS) BİLMEK
AKP'den aday olamadım
Öğrencisiz Öğretmenler!
Kedi gibi mırıldanan kadınlar ve onlara koşan erkekler...
SES VER HAYAT!

YORUMLAR
yav kadın kocanın iş yerinde ne arıyorsun. çalışan
ASLI ERDOĞAN'da radikalden ayrıldı mı peki
aminn inşallah rabbim herkezin gönlüne göre versin
Siz yazdıklarınıza sahiden inanıyor musunuz?
100 Temel Eserin okutulması kısmen DEĞİL BENCE ÇOK

06-09-2010
  ok Ana Sayfa
  ok Gündem
  ok Bilge Kadın
  ok Edebiyat
  ok Eğitim
  ok Foto Galeri
  ok Kadın Haberleri
  ok Görmeden Geçme
  ok Sağlık
  ok Kadınlar Pazarı
  ok Medya
  ok Bugün ne pişirsem
  ok Gülümse
  ok Çocuk
  ok 5 M
  ok Düşünce
  ok Ev Hali
  ok Araştırmalar
  ok Müzik
  ok Kültür-Sanat
  ok Pratik Bilgiler
  ok Özel Dosyalar
  ok Röportaj

KADINHABER ÖZEL
SBS,LGS, VS Sınavlarının soruları da çalınmış olabilir mi ?
Günlerdir süren KPSS artık herkesin kafasını karıştırıyor. Boşa emek harcanıp, k

VİDEOLAR
Cem Karaca- Allah Yar
2010 Ramazan TRT
Hüseyin Turan
Alaydım Elin Elime
Ömür Dedigin-Emel Taşçıoğlu
İsmail Cartılı-Dudu Hakkı
Tüm Videolar

RÖPORTAJ
SES VER HAYAT!
Ne gariptir dirilerin âlemi! Birbirlerine deli tutkularla bağlanırlar.

ANKET
12 Eylül Referandumunda ne diyeceksiniz ?
Evet
Hayır


Anket Sonuçları

TARİHTE BUGÜN

Türkiye'nin gündemini kimler belirliyor?

Ayla Ağabegüm'den önemli bir soru?

Kasım ayı içinde FBI (Amerikan Federal Soruşturma Bürosu) Başkanı Robert Mueller günübirlik bir ziyaret için Ankara’ya gelir, bazı bakanlar ve Emniyet Genel Müdürü ile görüşmeler gerçekleşir. Görüşmelere dair kısa bir açıklama, Amerika’nın Ankara Büyükelçiliği’nden yapılır: “ABD’nin, Türkiye’nin terörle mücadele çabalarını desteklediği; PKK terör örgütü ve uluslararası diğer terör örgütlerine karşı işbirliği konularının görüşüldüğü” kısaca açıklanır. Mueller kimdir? “Yargıç kararı olmadan bile dinlemelerin yapılabileceğini”

savunan, terör örgütü üyelerinin affı konusunda Türkiye’deki siyasileri etkilemeye çalışan birisidir. Türkiye’ye gelip gittikten sonra hangi yasaların çıktığını, hangi değişikliklerin olduğunu dikkatle takip etmeliyiz. Tabii teröristlerin affı konusunda söylenenleri de…

Dersim gündeminde gözden kaçanlar
19 Kasım Perşembe günü Avrupa Parlamentosu’nda (AP) “Dersim 1937-38 Aleviler-Yaşananlar ve Devletin Rolü” görüşülür. Derya Sazak, Ufuk Uras, Doğu Ergil, Oral Çalışlar, Aysel Tuğluk da konuşmacılar listesindedir. Toplumsal hafıza ve geçmiş ile yüzleşme tartışılacaktır. Bir yıl önce de aynı konu tartışılmıştır. İşsizlik, eğitim, sağlık, trafik, uyuşturucu konuları Avrupa Parlamentosu’nun konuları arasında yer almazken, Kürt meselesi, Ermeni meselesi, son olarak da Dersim İsyanı, nedense, onları yakından ilgilendirmektedir. “Konuşmacılar kimler oluyor?” sorusunun cevabı, siyasilerimiz tarafından düşünülmelidir. Tabii vatandaşların da düşünmesi ve olanları değerlendirmesi, bir vatandaşlık görevidir.

Tarihçiler ne diyor?
Bilal Şimşir
, isyan öncesi Dersim’i anlatırken isyanın sebeplerini de düşündürmüş oluyor: “Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Dersim halkı, Seyyit denilen cahil dini otoritelerin ve zorba aşiret ağalarının sultasında idi. Körü körüne Seyyit’lere bağlı ve aşiret ağalarının çıkarlarına kurban olan cahil Dersim halkı, gerek Osmanlı döneminde, gerekse Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında, hem de olur olmaz zamanlarda çeşitli ayaklanmalara katılmış, bu yüzden büyük kayıplara uğramıştır. Ağa ve Seyyit gibi etkin güçler, kendi çıkarları ve otoriteleri etkilenir kaygısıyla bölgedeki yatırımları engellemişlerdir.”

Mustafa Armağan da bu konuda Zaman Gazetesi’ndeki sütununda şöyle yazıyor: “Dersim, merkezi otoritenin nüfuzundan uzak kalabilmiş bir ülke gibidir. Vergi toplamak, asker toplamak, asayişi sağlamak başlı başına birer sorundur. 1935 yılında gidilemeyen bu vatan toprağını yurda bağlamak için kışla, karakollar, yollar, sağlık ocakları, okullar yapılır. Fakat otoritesi sarsılacak olan şeyhlerin sürgün edilecekleri kaygısıyla bölge halkı da direnir. Ellerindeki silahların teslim edilmesi istenir. Cumhuriyet kurulmuştur ama Seyyit Rıza’nın başkanlığında silahlı ve örgütlü bir güç direniyordu. Bölgenin iklimi ve coğrafyası müdahaleyi zorlaştıran unsurlardı…”

Diğer kaynaklarda da Seyyit Rıza’nın, yazdığı bir mektupla İngiltere’den yardım istediği açıklanmaktadır.

Cumhuriyet hükümeti, Şeyh Sait, Konya, Seyit Rıza ve diğer isyanları bastırmadan o bölgeleri terk edebilir, sınırlarını bir iki şehirle sınırlayabilir veya isyanları bastırmak için güç kullanabilirdi. Böyle zamanlarda gücün kullanılması konusunda eksikler veya yanlışlar yapabilir. Tercih edilen yol, isyanların bastırılması olmuştur. Aksi halde bugün bu konuları tartışamazdık, çünkü bu sınırlar içinde yaşıyor olmayacaktık. O zaman da kurtuluş yılları, Cumhuriyet Hükümeti’ni isyanları bastırmamakla suçlayacaktık.

Devrin hükümetinin isyanı bastırma yönteminin sert olduğunu söylerken, Seyyit Rıza gibilerin halkı ayaklandırma konusunda yaptığı haksızlığı ve dış güçlerle bir olmasını gözden kaçırmalı mıyız?

Öğretmenler günü
Şimdi de bu tartışmaların içinde memleket meseleleri gözden kaçırılmaya çalışılmıyor mu? Bir “Öğretmenler Günü”nde eğitimimizi teslim ettiğimiz öğretmenlerimize bakalım. Gazetelerde verilen rakamlara göre 542,298 kadrolu öğretmenimiz var. Kadrolu öğretmenler maaşlarının azlığından şikâyetçi... Sözleşmeli öğretmenlerimizin sayısı 68,658... Kâğıt üzerinde kadrolu öğretmenlerle eşit haklara sahip olsalar da, her yıl sözleşmelerinin yenilenmemesi kaygısını yaşarlar. Gelecekleri, okul müdürünün elindedir. Ücretli öğretmenler ise, tıpkı mevsimlik işçiler gibidir. Okullar açık olduğu zaman maaş alırlar, sosyal güvenceleri yoktur. Unvanları öğretmendir ama öğretmen kimlik kartlarına sahip olamazlar. Ayda 600 TL maaş alırlar. Bir 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü bayram havası içinde kutlarken, hep beraber düşünelim: En kıymetli evlatlarımızı ellerine teslim ettiğimiz öğretmenlerimizin içinde bulundukları durumu, mesela Avrupa Parlamentosu konu edinmeyebilir. Peki, gazeteciler, yazarlar, siyasiler, düşünmek veyazmak mecburiyetinde değiller mi?

Öğretmenler Günü’nde Bakanlık afişler hazırlıyormuş. Yazarlar, şairler yer alacakmış. Öğretmen yazarlardan ve şairlerden seçilmiş isimler olmasını düşünüyorum. Şair öğretmen Zeki Ömer Defne’yi tanımıştım. “Sen benim meselem olabildin mi? Günahından ben mesulüm çocuğum” diyen, yaşayan, aramızda olan Bekir Sıtkı Erdoğan’ı tanıyorum. Başarılı bir edebiyat öğretmenidir. Alman Lisesi’nde başka öğretmenler, zor diyerek, aruzu öğrencilere öcü gibi gösterirken, o, öğrencilerine aruzu sevdirmiş, aruzla başarılı mısralar yazmalarına vesile olmuştur. Her yıl 24 Kasım’larda başarılı öğretmenlerimizin hatıraları derlenmeli ve genç öğretmenlerimize rehber kitap olarak armağan edilmelidir.


--------------------------------------------------------------------------------
Nur içinde yat, değerli kardeşim…
“Feleğin bir suyu var/ Su değil kezzap gülüm” mısraları hafızalarımızda yankılanırken, Ömer Lütfi Mete bir kalp krizi sonunda sessizce aramızdan ayrıldı. Şairdi, yazardı, gazeteciydi, senaristti. En önemlisi, doğruları taviz vermeden söyleyen bir insandı…

Bir arkadaşı “asrımızın dervişiydi” diyor; haklıdır… Ahmet Kabaklı Hoca’nın Tercüman Gazetesi’ndeki odasında Türk Edebiyatı Dergisi’nin aylık toplantılarını yapmak için beraber olurduk. Hocamızın çok sevdiği toplantılara Ömer Lütfi kardeşimiz de katılır, dergide yazıları yayınlanırdı. Konuşurduk, tartışırdık, şakalaşırdık. Yıllar çabucak geçmişti. Yollarımız ayrılıp yeni meşguliyetler peşinde koşsak da, kalbi beraberliğimiz devam etmişti. Yıllar sonra önemli bir konuda tepkimizi ortaya koymak için buluşmayı, bir basın toplantısı yapmayı düşünürken aramıştım. “Memnuniyetle” diyerek buluşma noktamızı da belirlemiştik. Diğer kalemler, geleceklerini düşünerek “evet” demediler, diyemediler ve toplantıdan vazgeçtik.

Ömer Lütfi kardeşimizin tavizsiz hayatı genç kalemlere örnek olmalıdır. Ülkücü camianın içinde yetişen nice kalemler rüzgârın estiği istikamette eğilirken o dimdik ayaktaydı. Büyüklerimizin, “satmayan, satılmayan adam” diye tanımladığı insani değerlere sahipti. Hastalanmadan önce katıldığı televizyon oturumlarında her kesimin ibretle, dikkatle ve biraz da özenerek takip ettiği bir isimdi. Tavizsiz hayatı konusunda Kabaklı Hoca’nın yerini alacağını düşünürdüm. Kendi hayatında yakın olduğu fikri camianın da yanlışlarını söylemekten çekinmezdi. “Allah’sız Müslümanlar” kitabı, işine gelmeyen çevrelerde sessizce geçiştirildi. Oysa yola çıkış noktamızı, o noktadan nasıl uzaklaştığımızı anlatıyordu. Kitabı hemen okuyarak Haber Ajanda’da değerlendirmiştim. Son olarak annemi götürdüğüm bir klinikte beni görünce, “Ayla ablam” derken, gözlerindeki sevinç pırıltılarını hatırlıyorum.

Nur içinde yat, değerli kardeşim!

Ayla Ağabegüm

HABER AJANDA



2010-01-08 11:18:27


Arkadaşına gönder

Yorum ekleyin
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 0 Bütün yorumlar...

Son 10 yazı... Tüm yazılara ulaşmak için...
ADnet Reklamları Siz de reklam verin
ARAMA

YAZARLAR
Havva Türe
EYVAH! İFTARA MİSAFİR VAR
Birkaç gün üst üste iftara davetli olup, orucun da rehavetiyle bütün işleri seri
Şebnem Güler Karacan
Kedi gibi mırıldanan kadınlar ve onlara koşan erkekler...
Son zamanlarda sıklıkla gördüğüm aldatma aldatılma vs olaylarında gördüm ki...Ke
Betül AŞIK
Sana Yürüyorum Karanlıkta...
Cırcır böceklerinin sesleriyle şenlenmiş karanlık bir yolda yürüyorum sana ulaşa
Gülenay Pınarbaşı
Şeyh Galib'e Saygı
Kendine hoşca bak; sen dünyanın özüsün. Bütün yaratıkların gözbebeği olan insans
Ülkü Selvi Uslu
HAZIR RAMAZANKEN
Bu yazdan geçtim; çalayım göle mayayı da belki seneye kurtarırım memleketi.
Av.Alev Sezen
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI GÖREVDEN ALINMALIDIR!
AKP döneminde başlayan kilise restore etme ve ibadete açma furyası son sürat dev
Elif Kavakçı
Veda
Teksas'ta, güneyin sıcağını, rahatlığını, yavaşlığını ve huzurunu bırakıp, kuz
Deniz Arcak
Kadın olmak, Aaaa Evet Şöyle ki;
Tüm Yazarlar

KONUK YAZARLAR
Sema Karabıyık
Öğrencisiz Öğretmenler!
Atamasını bekleyen, her güne hayalindeki mesleği insanca koşullarda yapabilmek i
Amberin Zaman
Emine Erdoğan'ın öğrettikleri
Pakistan Ziyareti
Doğan Hızlan
100 Temel Eser'in okutulmasının sonuçları
AŞAĞIDA, 100 Temel Eser uygulamasının, seçilen eserlerin okutulmasının nasıl son
Cihan Aktaş
Gecede 'hayır' aramak
Cihan Aktaş, Medya-Sofa sahurunu yazdı
Tüm Konuk Yazarlar

İLANLAR
Tüm İlanlar

LİNKLER
Tüm Linkler


E-mail
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | Gizlilik Şartları
www.kadinhaberleri.com'un her hakkı saklıdır.
Site Üretim-