 |
RÖPORTAJ |
SES VER HAYAT!
Ne gariptir dirilerin âlemi! Birbirlerine deli tutkularla bağlanırlar.
|
|
|
 |
ANKET |
|
|
|
|
|
 |
TARİHTE BUGÜN |
|
|
|
 |
Trafik Kazalarında Araç Sahibinin Sorumluluğu |
Trafik Kazalarında Araç Sahibinin Sorumluluğu Ancak bu tür davalarda sigorta şirketleri (poliçelerinde manevi zarar sorumluluğuna yer verilmemişse) sadece maddi zarardan dolayı sorumlu tutulurken, araç sahibi hem maddi hem de manevi zarardan dolayı sorumlu tutulmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu m.85’e göre: “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvan veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi doğan bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur” hükmü yer almaktadır. Kanun’un bu hükmüyle getirilen sorumluluk kusursuz sorumluluktur ve tehlike esasına dayanır. Yani işleten kimse meydana gelen zarardan kusuru bulunmasa dahi -zararın karşılıksız (telafisiz) kalmaması amacıyla- zarar verenle ortak bir şekilde sorumlu tutulmuştur. Araç ruhsat sahibi işleten olarak kabul edildiği için -kaza esnasında aracı süren kişi o olmasa bile- işleten sıfatıyla sorumludur ve tazminat borcu doğmaktadır. Biraz evvel de dediğim gibi aracı bir başkası kullansa bile, araç sahibinin aracı kendi rızası ile aracı kullanana teslim ettiği sabit olduğu sürece(amaç sadece aracın park edilişi bile olsa), araç ruhsat sahibi sorumluluktan kurtulamamaktadır. Uygulamada bu tür davalarda davalılar aleyhine, son derece yüksek meblağlarda tazminatlara hükmedilebilmektedir. Özellikle ölümle sonuçlanan trafik kazalarında mağdur yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakları bulunmaktadır. Benim şahsi kanaatim, kazanın meydana gelişinde araç sahibinin kişisel bir ihmali, kusuru yoksa, bu ortaklaşa sorumluluğunun maddi tazminatla sınırlı kalması, manevi zarardan dolayı sorumlu tutulmaması gerektiği yönünde. Çünkü olayın asli faili aracın sürücüsüdür ve manevi zarar yönden sorumlu da yine sürücü olmalıdır. Fakat mevcut düzenlemeler ışığında araç sahibinin maddi tazminat yanında, manevi tazminat sorumluluğu da yine ortaklaşa bir şekilde devam etmektedir. Şimdi akıllara araç sahibinin hiç mi kurtuluşu yok sorusu gelebilir. Bu yollardan biri aracı kaza esnasında kimin işlettiğidir. Yani kimin o esnada işleten sayıldığı! KTK m.3’e göre “İşleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen, aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır”. Zaten normal şartlarda araç sahibi işleten sayıldığı için sorumludur. Ancak bunun yanı sıra, örneğin, araç sahibi, aracı uzun süreli olarak bir başkasına kiraya vermiş ise ve bunu belgeleriyle beraber ispat edebiliyorsa, artık bir başka kişi işleten sayılacağı için, sorumluluğu kalkacaktır. Fakat buradaki ispat çok sağlam olmalıdır. Uygulamada kimi zaman maalesef sırf bu sorumluluktan kurtulabilirim düşüncesiyle sahte kira, rehin gibi sözleşmeler yapılmaya kalkışılmaktadır. İspatlanması gereken kilit nokta, araç sahibinin uzun süre araçla bağlantısının kalmadığı, bu sebeple işleten yönünün de kalmadığıdır. Araç sahibinin bir diğer kurtuluş yolu ise, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın, trafik kazasının bir mücbir sebepten veya zarar görenin ya da bir üçüncü şahsın ağır kusurundan ileri geldiğini ispat etmesidir.(KTK m.86) Son olarak tazminat miktarının belirlenmesinde mağdurun kusurunun indirim sebebi olduğunu hatırlatmakta fayda var. Saygılarımla.
Av.Ceylan P. KARADAĞ
ceylanpala@hotmail.com
2010-02-01 22:28:37 |
|
|
|
|
 |
YAZARLAR |
Havva Türe
EYVAH! İFTARA MİSAFİR VAR Birkaç gün üst üste iftara davetli olup, orucun da rehavetiyle bütün işleri seri
|
Şebnem Güler Karacan
Kedi gibi mırıldanan kadınlar ve onlara koşan erkekler... Son zamanlarda sıklıkla gördüğüm aldatma aldatılma vs olaylarında gördüm ki...Ke
|
Betül AŞIK
Sana Yürüyorum Karanlıkta... Cırcır böceklerinin sesleriyle şenlenmiş karanlık bir yolda yürüyorum sana ulaşa
|
Gülenay Pınarbaşı
Şeyh Galib'e Saygı Kendine hoşca bak; sen dünyanın özüsün. Bütün yaratıkların gözbebeği olan insans
|
Ülkü Selvi Uslu
HAZIR RAMAZANKEN Bu yazdan geçtim; çalayım göle mayayı da belki seneye kurtarırım memleketi.
|
Av.Alev Sezen
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI GÖREVDEN ALINMALIDIR! AKP döneminde başlayan kilise restore etme ve ibadete açma furyası son sürat dev
|
Elif Kavakçı
Veda Teksas'ta, güneyin sıcağını, rahatlığını, yavaşlığını ve huzurunu bırakıp, kuz
|
Deniz Arcak
Kadın olmak, Aaaa Evet Şöyle ki;
|
| Tüm Yazarlar |
|
|
 |
KONUK YAZARLAR |
Sema Karabıyık
Öğrencisiz Öğretmenler! Atamasını bekleyen, her güne hayalindeki mesleği insanca koşullarda yapabilmek i
|
Amberin Zaman
Emine Erdoğan'ın öğrettikleri Pakistan Ziyareti
|
Doğan Hızlan
100 Temel Eser'in okutulmasının sonuçları AŞAĞIDA, 100 Temel Eser uygulamasının, seçilen eserlerin okutulmasının nasıl son
|
Cihan Aktaş
Gecede 'hayır' aramak Cihan Aktaş, Medya-Sofa sahurunu yazdı
|
| Tüm Konuk Yazarlar |
|
|
|