logo
ok ok ok ok ok ok ok ok
ÇOK OKUNANLAR
Sana Yürüyorum Karanlıkta...
En acılı anne
İLTİFATIN MARİFETİ
1,2,3 ve Sonunda 4
UNUTMA !

YORUMLAR
Birbirinizle el sıkışın ki, kalplerdeki düşmanlık
seni canı gönülden kutluyorum buyazdıgın yazı ül
Ramazan bayramı bereketiyle, bolluğuyla gelsin, tü
bu konuyu bende çok yakın takip ettim aynen
Bayram Gelmiş Neyime

10-09-2010
  ok Ana Sayfa
  ok Gündem
  ok Bilge Kadın
  ok Edebiyat
  ok Eğitim
  ok Foto Galeri
  ok Kadın Haberleri
  ok Görmeden Geçme
  ok Sağlık
  ok Kadınlar Pazarı
  ok Medya
  ok Bugün ne pişirsem
  ok Gülümse
  ok Çocuk
  ok 5 M
  ok Düşünce
  ok Ev Hali
  ok Araştırmalar
  ok Müzik
  ok Kültür-Sanat
  ok Pratik Bilgiler
  ok Özel Dosyalar
  ok Röportaj

KADINHABER ÖZEL
SBS,LGS, VS Sınavlarının soruları da çalınmış olabilir mi ?
Günlerdir süren KPSS artık herkesin kafasını karıştırıyor. Boşa emek harcanıp, k

VİDEOLAR
Cem Karaca- Allah Yar
2010 Ramazan TRT
Hüseyin Turan
Alaydım Elin Elime
Ömür Dedigin-Emel Taşçıoğlu
İsmail Cartılı-Dudu Hakkı
Tüm Videolar

RÖPORTAJ
Tolga Çevik:'Karım yeter eve gel derse, dükkanı kapatırım !'
Komedi Dükkanı'nın yıldızı Tolga Çevik, asker dönüşü ilk kez konuştu

ANKET
12 Eylül Referandumunda ne diyeceksiniz ?
Evet
Hayır


Anket Sonuçları

TARİHTE BUGÜN

Share |
Bir dolap dört can kurtardı

Elazığ'da 51 can alan depremde bir de mucize yaşandı

6 büyüklüğündeki sarsıntıda yerle bir olan Yukarı Kanatlı Köyü'nde Apaydın ailesinin kerpiç duvarlı evi de yıkıldı. Ancak sıradan bir dolap, çatının yıkılmasını önledi. Böylece odada uyuyan Abdullah Aydın, eşi ve iki çocuğu yara almadan kurtuldu.

‘Devlet güçlendirene kadar evim 3 kişiye mezar oldu!’

Elazığ’daki depremde en çok yıkım gören köylerden biri olan Yukarı Kanatlı’da yaşayan Şükrü Cirit’in evi 2003’teki Bingöl depreminde de hasar almış. Cirit, evin güçlendirilmesi için devlete başvurmuş ama bürokrasinin ağır çarkları tam 7 yıl boyunca işlememiş. “Ne zaman gitsem, ’Rapor çıkmadı, bekle’ dediler. Bekledim ne oldu? Torunumu, yeğenimi, baldızımı toprağa gömdüm!”

Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremin ardından, 60 evin yıkıldığı Kovancılar’a bağlı Yukarı Kanatlı köyünde hayatını kaybeden 3 kişi de toprağa verildi. Sabahın erken saatlerinde düzenlenen cenaze töreninde, hayatını kaybeden 11 yaşındaki Murat, 8 yaşındaki Kadriye ve 38 yaşındaki Özcan Cirit’in cenazeleri, köy üzerinde bulunan mezarlığa yol olmadığı için omuzlar üzerinde uzun süre taşınarak götürüldü.

Artık yeni baştan yapsalar ne olur?

Torunu, yeğeni ve baldızını toprağa veren 64 yaşındaki Şükrü Cirit’in isyanı büyüktü. Zira o başına gelecekleri bile bile, devletin ağır bürokrasisi yüzünden 3 canını kaybetmişti. Acılı Şükrü Cirit başından geçenleri şöyle anlattı: “2003 yılında, 1 Mayıs’ta yaşanan Bingöl depreminde evimizde çatlaklar oluştu. Bunun üzerine çevremin de bana yol göstermesiyle depremden birkaç ay sonra Elazığ Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü’ne başvurdum. Evimizde hasar olup olmadığına bakmalarını istedim. Bana geç kaldığımı ve hasar raporlarını Ankara’ya gönderdiklerini söylediler. Ancak başka bir rapor hazırlandığı takdirde gelip tekrar göz atabilirlermiş. Ben bir kez daha gittim ama henüz raporla ilgili bir çalışma olmadığını ve bana beklemememi söylediler. Ben de onlara dedim ki, ’Sizin bu raporlarınız hazırlanıp bitene kadar inşallah bizim cesetlerimizi toprağın altından toplamazsınız.’ Bekledim ve şimdi de canımdan çok sevdiğim torunumu, yeğenimi ve baldızımı toprağa veriyorum. Bu mu devletin ilgisi? Benim imkânım olsa evimi zaten güçlendirir hatta yıkar yenisini yapardım. Ama yoktu. Çiftçilik yaparak geçinmeye çalışan birisiyim ve iş olmadığından her zaman da çalışamıyoruz. Bundan sonra evimi gelip kale gibi yapsalar da ne olacak ki? Nasıl geri getirebilirim sevdiklerimi.”

Okçular Köyü dün güne ağıtlarla başladı. Sevdiklerinin mezarlarına giden kadınlar Kürtçe ağıtlar yaktı.

7 yıl boyunca resmi makamlara yalvar yakar olan ama yanıt alamayan Şükrü Cirit, 3 yakınını toprağa verdi.

Göçük altında buzağı arama

Köylülerİn canını, yakınlarının kaybından sonra en çok yakan ise hayvanlarının telef olmasıydı. Tek geçim kaynakları olan inek, öküz ve koyunların toprak altında can çekiştiğini gören vatandaşlar kazmayı küreği kapıp enkaz başına koştu. Zorlu bir çalışmayla kerpiç parçalarının altından çıkarılan hayvanlar ilk yardım yapıldıktan sonra korumaya alındı.

‘Keko annen öldü’ diyemedik!

Kerpiç evlerin yerle bir olduğu deprem birçok çocuğu da yetim ve öksüz bıraktı. Onlardan biri de depremde yıkılan evlerinin enkazından akrabaları tarafından çıkarılan 8 yaşındaki Keko Çiçek. Keko depremi oyun sanıyor, annesi ve kardeşinin öldüğünü bilmiyor. Köydeki arkadaşlarıyla objektiflere gülerken, aklı bir yandan da Kızılay’ın dağıttığı yiyecekte...

HEM ANAM GİTTİ HEM BABAM!

Depremde annesi 60 yaşındaki Kibar, babası 65 yaşındaki Davut ile ağabeyinin eşi Melike Yüksel’i kaybeden Şemsettin Yüksel de mezarlıkta gözyaşı dökenler arasındaydı. Depremde kaybettiği yakınlarının mezarına kapanan Şemsettin Yüksel’i diğer yakınları teselli etmekte güçlük çekti.

MUCİZENİN ADI ALEYNA

Hayatını anne ve ninesinin cansız bedeni kurtardı


15 günlük Aleyna mucize eseri kerpiçlerin altından sağ çıktı. Aleyna bebeği kurtaran ise deprem sırasında ölen annesi ve ninesinin cansız bedenleri oldu. nin arasında kalan Aleyna sağ kurtuldu. Annesi Melike Kibar tarafından görmeleri ve sevmeleri için Okçular Köyü’ndeki dedesi ve ninesi Kibar Yüksel’in yanına getirilmişti Aleyna. Üşümemesi için annesi onu gece yattığı odada kendi ve ninesi arasında uyuttu. Depremde yıkılan evde Kibar Yüksel ile yanında bulunan kızı Melike yaşamını yitirirken, aralarında uyumakta olan 15 günlük Aleyna ise sarsıntı sırasında ikisinin arasına sıkışınca üzerlerine düşen tavan direklerinin altında kalmaktan kurtuldu.


 


2010-03-10 09:25:51


Arkadaşına gönder

Yorum ekleyin
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 0 Bütün yorumlar...

Son 10 yazı... Tüm yazılara ulaşmak için...
Share |
ADnet Reklamları Siz de reklam verin
ARAMA

YAZARLAR
Ülkü Selvi Uslu
GİT BAŞIMDAN BAKLAVA!
Bir tarafım masa başı çalışanıyken, ruhum ev kadını annem.
Şebnem Güler Karacan
Kedi gibi mırıldanan kadınlar ve onlara koşan erkekler...
Son zamanlarda sıklıkla gördüğüm aldatma aldatılma vs olaylarında gördüm ki...Ke
Betül AŞIK
Sana Yürüyorum Karanlıkta...
Cırcır böceklerinin sesleriyle şenlenmiş karanlık bir yolda yürüyorum sana ulaşa
Gülenay Pınarbaşı
Şeyh Galib'e Saygı
Kendine hoşca bak; sen dünyanın özüsün. Bütün yaratıkların gözbebeği olan insans
Havva Türe
EYVAH! İFTARA MİSAFİR VAR
Birkaç gün üst üste iftara davetli olup, orucun da rehavetiyle bütün işleri seri
Av.Alev Sezen
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI GÖREVDEN ALINMALIDIR!
AKP döneminde başlayan kilise restore etme ve ibadete açma furyası son sürat dev
Elif Kavakçı
Veda
Teksas'ta, güneyin sıcağını, rahatlığını, yavaşlığını ve huzurunu bırakıp, kuz
Deniz Arcak
Kadın olmak, Aaaa Evet Şöyle ki;
Tüm Yazarlar

KONUK YAZARLAR
Sema Karabıyık
Öğrencisiz Öğretmenler!
Atamasını bekleyen, her güne hayalindeki mesleği insanca koşullarda yapabilmek i
Abbas Güçlü
SINAV İMPARATORLUĞU SARSILDI
TUS ve KPPS ne olacak?
Amberin Zaman
Emine Erdoğan'ın öğrettikleri
Pakistan Ziyareti
BEJAN MATUR
İndus Vadisi'nde merhamet yolculuğu
İndus Vadisi sular altında kaldığı için midir bilmiyorum, bana bitmez tükenmez g
Tüm Konuk Yazarlar

İLANLAR
Tüm İlanlar

LİNKLER
Tüm Linkler


E-mail
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | Gizlilik Şartları
www.kadinhaberleri.com'un her hakkı saklıdır.
Site Üretim-