logo
ok ok ok ok ok ok ok ok
ÇOK OKUNANLAR
İLTİFATIN MARİFETİ
Sana Yürüyorum Karanlıkta...
En acılı anne
1,2,3 ve Sonunda 4
UNUTMA !

YORUMLAR
Birbirinizle el sıkışın ki, kalplerdeki düşmanlık
seni canı gönülden kutluyorum buyazdıgın yazı ül
Ramazan bayramı bereketiyle, bolluğuyla gelsin, tü
bu konuyu bende çok yakın takip ettim aynen
Bayram Gelmiş Neyime

10-09-2010
  ok Ana Sayfa
  ok Gündem
  ok Bilge Kadın
  ok Edebiyat
  ok Eğitim
  ok Foto Galeri
  ok Kadın Haberleri
  ok Görmeden Geçme
  ok Sağlık
  ok Kadınlar Pazarı
  ok Medya
  ok Bugün ne pişirsem
  ok Gülümse
  ok Çocuk
  ok 5 M
  ok Düşünce
  ok Ev Hali
  ok Araştırmalar
  ok Müzik
  ok Kültür-Sanat
  ok Pratik Bilgiler
  ok Özel Dosyalar
  ok Röportaj

KADINHABER ÖZEL
SBS,LGS, VS Sınavlarının soruları da çalınmış olabilir mi ?
Günlerdir süren KPSS artık herkesin kafasını karıştırıyor. Boşa emek harcanıp, k

VİDEOLAR
Cem Karaca- Allah Yar
2010 Ramazan TRT
Hüseyin Turan
Alaydım Elin Elime
Ömür Dedigin-Emel Taşçıoğlu
İsmail Cartılı-Dudu Hakkı
Tüm Videolar

RÖPORTAJ
Tolga Çevik:'Karım yeter eve gel derse, dükkanı kapatırım !'
Komedi Dükkanı'nın yıldızı Tolga Çevik, asker dönüşü ilk kez konuştu

ANKET
12 Eylül Referandumunda ne diyeceksiniz ?
Evet
Hayır


Anket Sonuçları

TARİHTE BUGÜN

Bir Reklam Masalı: "Çocuk da Yaparım Kariyer de"

Evet, çocuk da kariyer de yapabilmeyi başarmış kadınlar var... Ancak sanırım ilk bakışta fazla göze çarpmayan bir grup daha var... Çocuk ve kariyer denklemini başarıyla aşamamış (!) kadınlar... Bendeniz işte bu çoğunluktanım...

Hani bir reklam vardı, çocuk da yaparım, kariyer de... Heyecanlı, umutlu, parlak gözlerle gülümseyen kadınlar, televizyonlarımızdan salonlarımıza, yatak odalarımıza, zihinlerimizin en ücra köşelerine kadar sesleniyorlardı: "Çocuk da yaparsın kariyer de!" Hatta ve hatta, "Başarılı, güzel, ideal kadın olmak için çocuk da yapmalısın, kariyer de!"

Hiç de imkansız değil, öyle değil mi? Hem etrafta çocuk da kariyer de yapmış pek çok kadın var... Hem erkeklerin çocuk ve kariyer ikilemini sorgulamak zorunda kalmıyorsak, kadınlarınkini niye sorgulayacakmışız ki? Kreşmiş, sosyal hizmetlermiş, bakım hizmetleriymiş, kimin aklına gelir ki?

Evet, çocuk da kariyer de yapabilmeyi başarmış kadınlar var... Ancak sanırım ilk bakışta fazla göze çarpmayan bir grup daha var... Çocuk ve kariyer denklemini başarıyla aşamamış (!) kadınlar... Üstelik belki de bu durum çocuk ve kariyer ikileminin haksızlığından çok yeterince mücadeleci, profesyonel, çalışkan, fedakar ve daha bir dolu şey olamayışlarıyla açıklanabileceğinden, bu çelişkiyi bir çeşit tercih gibi yaşayan kadınların sayısı sanırım bu "mutlu" azınlıktan kat kat fazla...

Bendeniz işte bu "çoğunluktanım". Çocuk ve kariyer ikileminde yolda kalmış olanlardan... Yalnız değilim, biliyorum... Daha geçen hafta bir arkadaşımın başına geldi. Bu arkadaşım, Türkiye'nin güzide (!) firmalarından birinde çalışıyor ve ikinci bebeğine hamile. Doğum iznine çıkmasına iki hafta kala "Biz sizden memnunuz ama ikinci çocukla performansınız düşer. İyisi mi biz sizinle yollarımızı ayıralım. Her türlü hakkınızı ödeyelim. Başka bir isteğiniz varsa onu da konuşalım" gibi bir teklifle karşılaşıyor. Arkadaşım, 12 senedir aynı yerde çalışıyor ve şimdi ikilemde... Bir tarafta 12 yılın emeği diğer yanda doğum sonrası kabusa dönüşebilecek yaptırım dolu günler var... Arkadaşımın eşi mi? O erkek babası olmanın sarhoşluğunda, tebrikleri kabul etmekle meşgul...

Peki bu yaşananlar beni şaşırtıyor mu? Öfkelendiriyor, evet... Ama hayır, hiç şaşırtmıyor... Anlattıklarımın farklı bir versiyonunu şahsen deneyimlediğim için tahmin edebiliyorum bu konuşmalar yapılırken yaşanabilecek öfkeyi, utancı, haksızlığa uğramışlık duygusunu...

Hamile kalmadan kısa süre önce işten ayrılmıştım. Beklenmedik bir hamilelikti ama kısa bir şaşkınlıktan sonra büyük bir memnuniyetle karşılamıştım. Hamilelik ve doğum, muhteşemdi. Sonra iş arama günleri geldi... Eğitim, deneyim tamam da yaptığım her görüşmede öncelikli soru, "Çocuğunuza kim bakacak?" oluyordu. "Bakıcı" veya "kreş" cevabı da tatmin etmiyor, "Anneanne ya da babaanne var mı?" şeklindeki sorulara geçiliyordu.

Hep "Acaba bu soruları babalara da soruyorlar mı?" diye düşündüm ama tabii cevabını bulmak çok da zor değildi! Bugüne kadar bu tarz bir soruya muhatap olmuş bir baba olduğunu sanmam...

İş görüşmelerinden birinde işvereni çocuğumun bakımının sorun (!) olmayacağına, anneanne ve teyzenin de destek olmak üzere yanıbaşımızda yaşadıklarına ikna etmeyi başarıp yeni işime başladım...

Süt izni, kreş, sosyal hakları tartışmak bir yana erkeklerden ve çocuksuz kadınlardan eksik iş yapmayacağımı kanıtlamak üzere diğerlerinden daha erken işbaşı yaptığımı hatırlıyorum. Üzerimde onlarca göz olduğu hissi bir yana özel hayatım da hiç kolay değildi tabii. Bir de evdeki durum var tabii... Çocuk yüzünden işini ihmal etmeyeceğini kanıtlamak zorunda olduğum gibi işim yüzünden evimi ve çocuğumu ihmal etmeyeceğimi de kanıtlamak zorundaydım sanki... Kimseye değilse de kendime... Ev, çocuk, iş derken özel alanlar ve zamanlar giderek daralıp yok olmuştu... Ama ne gam, reklamdaki kadınlar gülerek bana bakmayı sürdüyordu: "Çocuk da yaparım, kariyer de..."

Benim mücadelem yaklaşık 1.5 yıl sürdü. Bir holdingin halkla ilişkiler ve idari işler müdürlüğünü bir arada yürütüyordum. Çocuk, ev ve iş hayatı, aile büyüklerinin desteğiyle düzenli bir şekilde devam ediyordu. Düzen kurulmuş, rahata ermiş gibiydim ki, annemin de şehir dışında bulunduğu bir gün kızımın okulundan bir telefon geldi... Kızım okulda hastalanmıştı... İzin alıp çıktım. Kızım beş gün hasta yattı., ben iki gün izin kullandım.

İşe döndüğüm ilk gün, yöneticim beni "sorumsuzlukla" suçladı. "O kadar hastaysa ve benim için o kadar değerliyse kızımın yanına gitmemi" söyledi. Ben de çantamı koluma takıp evime, kızımın yanına gittim.

Onca yıl yaşadığım onca sıkıntı ve fedakarlık sonunda hiç de planlamadığım halde evime dönmek zorunda kalmıştım.

Şimdi düşününce "Keşke susup oturmasaydım da dava açsaydım" diye düşünüyorum. En azından benden sonr akimseye aynı muameleyi yapamazlardı. Öte yandan sonu hüsranla biten öylesine çok hikaye duymuştum ki, o günlerde "Benim başıma neden geldi?" diye sorgulamadım bile...

Yaşadıklarımı ancak kişisel hikayemin dışına çıkmayı biraz başarıp arkadaşımın maruz kaldığı durumun haksızlığını fark edince daha net anlamlandırabildim...

Yine de çok geç kalmış sayılmam bence... Ne de olsa benim yaşadıklarım ilk olmadığı gibi son da değildi... (BE-BB)

 bianet



2010-03-09 17:52:22


Arkadaşına gönder

Yorum ekleyin
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 3 Bütün yorumlar...
SEVGİ 2010-03-10 15:36:16 - 
Kadın olmak ne kadar zor. Çalışamayınca onca yıllık emeğin boşa gidiyor. Çalışınca annelikte eksik kalan bir parça oluyor sanki; vicdan azabı, çocuğumla yeterince ilgilenemedim diye... Dışardakiler -buna genelde ev ahalisi de dahil- hem başarılı bir kadın, hem şefkatli bir anne ve de pozitif bir eş olmanızı bekliyorlar. Belki de bize bu kadar çok yükün reva görülmesi bizim sesimizi çıkarmamamızdan: biz kadınlar yaşadıklarımızı genelde doğal ve yaşamak mecburiyetindeymişiz gibi algılıyoruz. Haksızlık veya sıkıntıyı başka birinin hayatında gördüğümüzde ancak -bazen- kendi hayatımıza ayna tutabiliyoruz. Benliğini bastırarak iş hayatında tutunmaya çalışan kadınlar oluşturmak mı Batı? Oysa Batı bugün sağlıklı nesillerin de üreten kadınlar kadar değerli olduğunu fark etmiş durumda: kadınlar işlerini kaybatmeden 2 yıl ücretli + bir yıl da ücretsiz doğum izni kullanabiliyorlar Almanyada. İnş. Türkiyede de o günleri görürüz. Ama bizde bilinç altı hala 'çalışmasına ne gerek var canım' olduğu için kadının en doğal hakkı olan annelik de buna bahane ediliyor. Başörtülü olmak da bahane ediliyor. Zaten başörtülü ve eğitimli olmak uzaylı olmak gibi bir şey olarak algılanıyor; bir de çoluklu çocuklu çalışmaya kalkmak, daha da absurd(!). Ama ben yine de ümitliyim. Kadınlar başkalarından bekledikleri anlayışı -hayat görüşü ne olursa olsun- adilce birbirlerine gösterebildikleri ölçüde çok yol alınabileceğine inanıyorum.

Anadolu'dan Manzara 2010-03-10 01:56:21 - 
Bir de dul ve çocuklu kadınlar var ki, onların halini hiç sormayın.İşinizde ne kadar başarılı olursanız olun, koca boşamışsanız, tek maaşla ev geçindirip, çocuk büyütecek bu kadın demiyor kimse. herkesin gözünde potansiyel o....u durumunua düşüyorsunuz.Herşeye yeteceğinizi gösterebilmek için işe erken geliyorsunuz ama geç çıkmaya kalkarsanız, iki saatlik mesai ücretine ihtiyacınız olduğunu kimseye söyleyemiyorsanız.Etrafınızdaki insanlara kendinizi gariban olarak göstermeden ayakta kalmaya çabalıyorsanız, ertesi sabah bir dolu insanın imalı bakışlarının üzerinize yapışmasına aldırmadan "kadın olmanın dayanılmaz ağırlığı altında ezilerek"kariyerde yaparsın, çocukta.

sevan 2010-03-09 21:46:21 - 
bence masaldan ziyade bu bir kabus. kadınlar çocuk yaparsa kendi evde büyütsün bence


Son 10 yazı... Tüm yazılara ulaşmak için...
ADnet Reklamları Siz de reklam verin
ARAMA

YAZARLAR
Ülkü Selvi Uslu
GİT BAŞIMDAN BAKLAVA!
Bir tarafım masa başı çalışanıyken, ruhum ev kadını annem.
Şebnem Güler Karacan
Kedi gibi mırıldanan kadınlar ve onlara koşan erkekler...
Son zamanlarda sıklıkla gördüğüm aldatma aldatılma vs olaylarında gördüm ki...Ke
Betül AŞIK
Sana Yürüyorum Karanlıkta...
Cırcır böceklerinin sesleriyle şenlenmiş karanlık bir yolda yürüyorum sana ulaşa
Gülenay Pınarbaşı
Şeyh Galib'e Saygı
Kendine hoşca bak; sen dünyanın özüsün. Bütün yaratıkların gözbebeği olan insans
Havva Türe
EYVAH! İFTARA MİSAFİR VAR
Birkaç gün üst üste iftara davetli olup, orucun da rehavetiyle bütün işleri seri
Av.Alev Sezen
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI GÖREVDEN ALINMALIDIR!
AKP döneminde başlayan kilise restore etme ve ibadete açma furyası son sürat dev
Elif Kavakçı
Veda
Teksas'ta, güneyin sıcağını, rahatlığını, yavaşlığını ve huzurunu bırakıp, kuz
Deniz Arcak
Kadın olmak, Aaaa Evet Şöyle ki;
Tüm Yazarlar

KONUK YAZARLAR
Sema Karabıyık
Öğrencisiz Öğretmenler!
Atamasını bekleyen, her güne hayalindeki mesleği insanca koşullarda yapabilmek i
Abbas Güçlü
SINAV İMPARATORLUĞU SARSILDI
TUS ve KPPS ne olacak?
Amberin Zaman
Emine Erdoğan'ın öğrettikleri
Pakistan Ziyareti
BEJAN MATUR
İndus Vadisi'nde merhamet yolculuğu
İndus Vadisi sular altında kaldığı için midir bilmiyorum, bana bitmez tükenmez g
Tüm Konuk Yazarlar

İLANLAR
Tüm İlanlar

LİNKLER
Tüm Linkler


E-mail
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | Gizlilik Şartları
www.kadinhaberleri.com'un her hakkı saklıdır.
Site Üretim-