08 Nisan 2020 Çarşamba

Hayatın Matematiği

26 Aralık 2017, 13:48
Hayatın Matematiği
Ayşei Yasemin Yüksel (Acemi Demirci)

Hayatın sayılarda saklı olduğu söylenir. Sonu gelmez pi sayısının herhangi bir basamağındaki dalgaya denk gelenlerin, o dalganın kıpırtısınca hayatı olacağı yazılır çizilir. Pi sayısı, kaderin sayısal hali midir o halde?

Yine derler ki “dünyada tüm insanlar yok olsa, onlarla yok olacak tek bilim matematiktir. Fizik de sürer gider insansız kimya da. Matematik için saymayı bilen insana gerek vardır.”

Daha birinci yaş günümüzle algımızda iyice pekişen hayat matematiği, kâğıtsız, kalemsiz yapar hesabını kitabını. Hayat, matematik gibi toplamalı, çıkarmalı, çarpmalı, bölmeli işlemlerin bütünü. Okula başlamaktan mezuniyete, bebeğin dünyaya gelmesine kadar sayılı günden oluşmakta her şey. Hayat, gün saymak bir yerde.

Takvim, gökyüzü, yıldızların hareketi, ayın dünyaya, ayla dünyanın güneşe uzaklıkları hep matematik. Milim oynasa dengenin şaşacağı denklemlerle kurulmuş ince hesaplar… Doğa, başlı başına bir  hesap işi. Diyelim ki baharın matematiği on iki aylık koskoca yıldan kışın çıkarılmasıyla olur. Ağaçların çiçeklenmesiyle toplama işlemi ardından meyve vermesiyle çarpımlar gelir. Kuruyup düşen yapraklarla çıkarma ve bölme işlemi gerçekleşirken  sonbahar bitmek üzeredir. Doğa takvim raylarında giderken rotası hep hesap yani matematik. Öyle ki her canlı uyuyacağı saati de uyanacağı saati de bilir. Bu matematik, doğanın dengesi, hayat matematiğinin de yelkovanı, akrebidir.

Atmosferin bileşiminden toprakta ne varsa onu içermiş insanın bileşimine dek her şey matematik… Kaç desibellik sesi duyabileceğimizden kaç metre öteyi göreceğimize, hangi ısıda kar yağacağına matematik… Su, hasından matematik! Kaç derecede kaynayacağından kaç derecede donacağına sabit. Sıfır derecede buzlaşan su, 100 derecede kaynar. Yaz sıcağında da buhar olur. Halden hale dönüşken suyun H2O diye özetleniverilen kimyasına dek hayat  matematik.

Dil ile matematik aynı zekâyı gerektirirmiş. Birisi sayıları birisi sözcükleri severmiş ama. O yüzden olmalı şiirin matematiği. Hece ölçüsünden uyağına... 

Uğurlu sayıyla kalmıyor hayatın matematiği. Denklemler var adım başı. Yapısındaki  a, b, c… ögelerinin yerine koyulacak nicelikleri, değerleri kestirerek çözebildiğimiz denklemler de var, matematikte hala çözülememiş denklemlerin olduğu gibi çözemeyip bocalayarak kalakaldıklarımız da. 

Kimisi düzeni tıkır tıkır işlesin ister;neyi, ne zaman, nerede, nasıl yapacağına kadar hayatını formüle eder. Tik taksız bir  saat gibi sektirmeden yürütür hayatını.  Hayatı dağ tepe aşmayan, vadilerde daralmadan, önüne set çekilmemiş  dümdüz akan nehirler gibi ilerleyebilsin diye. Kimisi de hayatı sıkıcı bulup salgı bezlerinin matematiğiyle oynar. Heyecan ister yaşamında,daha fazla adrenalin ister, endorfini beslemek için. Tutar en olmayacak sporları yapar, en yüksek binalara aletsiz tırmanır bu yüzden. Bu matematiğin eşittirden sonrası duruma, ana göre değişkendir. Sonuç hanesinde başarı da çıkabilir, camla kaplı kuleye tırmanırken düşüp hayatını kaybetti haberi de. 

Hayatın matematiğinin sonucuna tecrübe denilebilir.Tecrübe, sonraki işlemlerde sağlayıcı olarak kullanılmadıkça aynı şey yeniden ve yeniden deneyimlenecektir. Böyle olunca sonuç sıfırdır.

Herkesin değişmez düşü olan en sevimli matematik, tek başına çıkılan yolda iki olabilmektir. İki, iki de kalabilir, üç, dört diye de gidebilir. Çocuklar,gelinler, damatlar, derken torunlarla genişleyen aile için istenen tek işlem, mutluluk duygusunun adı toplamadır. Bazen toplamaların çıkarması da olacaktır bu döngüde. Ya da bölenleri. Acı duyguların işlemi çıkarma ya da bölmedir bir insan için, haliyle bir aile için.

Düş kurmak olmasaydı, hayat çekilmezdibelki de. Ancak sonuç hep eldeki olunca düşün matematiği çoklukla sıfırla toplam ya da çarpım gibidir. En büyük düşlerden biri yılbaşı sırasında kurulmakta malum.

Çalışanın matematiği, haftaya, aya bağlıdır.  Maaşını yetirebilmek, taksitleriyle baş edebilmek, kiranın ödenmesinden sonra takvimde kalan günleri, cüzdanda kalan para ile tamamlayabilmektir. Emeklilik belli bir sayısal ufkun ardındadır. Tatili yine sayı ile belirlenmiş gün çerçevesindedir. Çalışan zaten hesapla kitapla yaşar hayatın içinde.

Çocuklukta yaş söz konusu olunca büyük görünmek için fazlafazla söylenen  rakamlar belli bir yaştan sonra ya  senelerce değişmeden aynı rakamda kalır ya da daha küçük söylenebilir.

Hayat matematikle açıklanabiliyor olsa da matematiğin yetemediği konular da var. En başta güven tabii bu konu. Bu kavramın sıfır ve bir dışındaki sayılarla çarpılması yeğlenir daima. Bu kavram söz konusuysaeksi işaretli işlem hiç olmasın  beklentisi vardır. Bölü işareti de en az eksi işareti kadar sarpa sardırıcıdır,konu güven ise.

Bilgisayar mantığı, matematiği için “0 ve 1’den oluşur” derler. Her şey bu iki sayı etrafında döner dururmuş yazılımlarda güya. Meğer ne basitmiş matematiği; ama derinliği çetin. Sanala dalış.

Sanal alem demişken, bu alemde çokça verilen bir öğüt var;“hayatınızdan şunları şunları çıkarın.”“O kişileri kaldırın atın” diye tembihleyen. Öyleyse sanal alem, sanal arkadaşlık, dostluk, beğenide alabildiğine toplama ve çarpma, insanlarla dopdolu gerçek alemde yapayalnız kalana dek kim var kim yok hayatından çıkarma işlemine mi dayalı? Sanal manal; ama öğüt bu sonuçta. İşte o sanal  öğüt dinlenip de akla yatmayan, yanlışınıza “yanlış” diyen, yakışmamışa “bu sana hiiiç olmamış” deyip de doğrudan vazgeçmeyenlerdahi çıkartıldıysa hadigerçek dünyanızdan…Hatta varsa dövmesine kadar  silindi filan. Buraya kadar her şey sanal dünyanın gerçek dünyamızdaki çıkarma işlemine katkısı idi. Şimdi  gelelim insanın gerçeğine. Sinesine…

Evet, tümüyle bilebildiğimiz tek gerçek belki de sadece herkesin kendi içi! Sanallık filan hak getire orada. Orada çıkarma yok. Hep artı işareti var. İçe ata ata toplama işlemi var.Gizli gizli besleme, büyütme var tek. Sanal alem matematiği ile içteki matematik uyuşmuyor  belli ki… O zaman? 

O zaman insanın içinde çatışma çıkar… Artısından eksisine, böleninden çarpanına içteki meydan savaşının naraları, acıları duyulur. Çünkü matematikte 2 + 2’nin sonucu  hala 4 vermekte.3 ya da 5 diye bir sonuç çıkmadı henüz! Ne bir fazla ne bir eksik. Tek sonuç verir bu işlem!

Mezar taşındaki doğum tarihinden ölüm tarihine;sokağınızın numarasından apartmanın, hanenin numarasına; ilkokuldan başlayıp okul numaralarınızdan çalışma hayatındaki sicil, kimlik numarasına; her türlü şifrenizden  her türlü kutlama tarihinize; altın orandan, pi sayısından, alacağınız nefesin sayısınakadar hayat tümden gizli bir matematik.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 25.12.2017

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    ARŞİV