21 Kasım 2017 Salı

Guguklu Saatin Kuşu

13 Kasım 2017, 17:37
Guguklu Saatin Kuşu
Ayşei Yasemin Yüksel (Acemi Demirci)

Saat yedi buçukta evden çıkmak… Hayli zaman alan yoldan sonra dokuza doğru işe varmak… Akşam beş buçukta mesai biter. Dönüş yoludaha kısadır. Altıyı biraz geçe evde olursunuz. Sabah beş buçukta kalktığınızı da hesaba katarsak yirmi dört saatlik günün yarıdan fazlası işe giderken, işte ve iş dönüşü harcanmış olur. Sağlık için önerilen uyku süresi mi? Sekiz saattir. 

İşe harcanan zaman dışında size kalan süre içinde uykunuzu hakkıyla almaya  kalktınız, o zaman görürsünüz ki alışveriş, temizlik, çocuklarla oynamaktan ödevlerine, dinlenmeye, yemek yapmaya, ev işlerine, hobileriniz ile uğraşmaya sadece dört saatiniz kalmış. Belki daha az… Diyelim ki İstanbul’da dört saat bile kalamayabiliyorelde; hayat ucu ucuna, anahtarı temizlikçiye bırakıp kapıyı çekip çıkmakla  geçiyor.

Hafta sonu çoklukla  hafta içinin doluluğunda yapılamayanlara ayrılır,kendinize değil. Diyelim ki şehrin bir ucunda oturmaktasınız ve şehrin göbeğindeki annenize, büyüğünüze  gidiş dönüş yolunuz neredeyse dört saat. Bir de en az dört hatta beş saat büyüğünüzün alışverişi, gezdirmesi, hastane işleri, ihtiyaçları var. Ya da iyi alışkanlıklar edinsin istediğiniz çocuklarınızın antrenmanları için bir orada bir buradaydınız. Böylece Cumartesi yollarda çarçur oldu. 

Pazar günü, kendi evinizin alışverişine koşturdunuz. Dışarı işleri bitmez. Ev ilgi bekler ama. Yerince ilgilenebiliyor musunuz? Hayır! Peki, temizlik filan? İmkânı olan bir yardımcı tutuyor; olmayanın halini hiç anlatmayalım.Dinlenebildiniz mi peki? Ne gezer! Üstüne yoruldunuz bile.

Sabahları otobüs ya da servis beklerkenbir büfeden gazete aldınız. Yol uzun. Okuyacaksınız o sürede. Sayfaları her çevirişinizdeki hışırtı, kâğıt sesini hatırlatacak size. Telefondan okuyanlar bu sesi duyamayacak. Makaleydi, köşe yazısıydı gezindiniz. Şimdi önerilere de bakıyorsunuz. O da ne! Nasıl öneri onlar öyle!Yalnızca beş dakika uygulayacağınız göz jimnastiği ile  gözlerinizinetrafında kazayakları oluşmasını engelleyin… Ayaklar ihmalegelmez. Her gün mutlaka şu kadar dakika sıcak suda ayaklarınızı dinlendirin…Saçınıza günde şu kadar zaman ayırın… Cildiniz soğuk havalardan etkilenir. Sadece şu kadarcık dakika uygulayacağınız falanca bakım ile bebek gibi bir cilde sahip olun…Tırnaklarınıza özen gösterin… Şunlardan şunlardan oluşan terkipte şu kadar dakika bekletin ki kırılmasınlar… Boyun hareketleri ihmale gelmez.  Resimdeki basit hareketleri şu kadar kez yapın yeter… Ve öneriler sürer gider. Önerilerin hepsini gerçekleştirseniz alacağı süre gelir aklınıza. Bu yüzden böyle önerilerebakmazsınız bile. Ama boşuna olmadıklarını dabilirsiniz. Neylersiniz ki metropolce öğütülmektedir zamanınız. Tırnaklarmış, omurga sağlığınızmış, sabahtan akşama botların, çizmelerin içinde sıkışıp kalan ayaklarınızın bakımıymış… Şaka gibi gelir… O zaman sizin de bir öneriniz olacaktır. Bu yazı ile…

Her şey aldı başını gitti. Bedelinden mesafesine. Şehrinden köyüne. Gün zaten parça pinçik. Dilim dilim. Robotlaşmış insana kendisi olmak yani insan olmak için bile zaman kalmıyorkenkaldı ki saçı, tırnağı, göz kenarları, ayakları, cildi ile filan uğraşsın! Kimisinin çocuğu ile ilgilenecek vakti dahi yokken. Hastaneye gidecek fırsat bulamazken.

Gün geçmesin ki yeni caddeler eklenen metropolher bir ucundan alabildiğine genişlerken siz, hep yirmi dört saat kalacak günün cenderesindesinizdir. Yirmi dört saatlik süredeişinize, evinizin, ailenizin, çocuklarınızın her şeyine, aile büyüklerine koşturacaksınız. Dinlenme, yemek yapma, temizlik ne var ne yoksa baş edeceksiniz.  Bunun yanında sosyal hayatın içinde tiyatro izlemekten, resim sergileri gezmekten, açık havaya çıkıp yürüyüş yapmaktan, beklediğiniz filmleri izlemekten geri kalmama, akraba ziyareti, arkadaşlarlagörüşme filan nerdeee! Çoğu kişi vakitsizlikten düzenli yürüyüş yapamıyor.Yapsa bile metropolünegzozlu, gürültülü caddelerinde yapabiliyor. Evet, yürüyüşse yürüyüş; ama ciğerler ne kadar memnun kalıyor böylesi bir ortamda olmaktan? Hakkıyla yürüyüş, yürüyüş pisti olan geniş parklarda, şehir içi ormanlarda olur elbette. Varsa tabii. Metropol deyince sırf  gerçek dağları yıkıp yerine beton dağlar dikmeyi anlar olduk da nicedir…Öyleyse…

Öyleyse mutsuz, halsiz, yorgun insanlardan oluşan bir toplumun mutlu olamayacağıbilindiğine  göre… O zaman esnek çalışma saatleri denilen, birçok ülkede uygulanan çalışma saati sistemine geçme zamanı gelmedi artık? İnsanlar kahvaltılarını gazete kâğıdına sarılmış simit ve çayla iş masalarında değil evde yapsa…Eve dönüşte ayaklarını uzatıp dinlenebilecekleri hiç olmazsa bir yarım saatleri olsa… Adamakıllı yemek yapabilseler; makarna haşlamak zorunda kalmayıp.

Nasıl mı esnek çalışma saati denilen şey? Eğer öğle tatili yapmazsanız toplam altı saat iş yerinde olmalısınız. Eğer toplantı filan gibi daha erken gelmenizi zorunlu kılan bir şey yoksaisterseniz saat onda gelin.Girişte okuttuğunuz kartınız çıkışta altı saatini doldurmuş olmalı. Diyelim ki iş gereği belli insanların çalışma saatlerinin çakışması gerekli. O zamansaat on buçuk ile iki buçuk arası herkes aynı anda işte olsun kuralı gelebilir. Öncesini sonrasını insanlar kendi ayarlayacak o günün koşullarına göre.

Böylece yirmi dört saatlik günün en az on iki saati hatta daha fazlası  iş yolunda harcanmayacak. İnsanlara birkaç saat fazladan kalacak.  Biyolojik saatler de sabahın kör karanlığında, kuru ayazda dışarıda olmaya isyan etmeyecek. Öğle tatili isteyen de çıkmayacaktır eminim bir an önce ekmek kapısındaki işlerini bitirip, ekmek götürdüğü kapının ardındaki işlerini halledebilmek,yorgun ayakları için önerilenleri tutmak isteğiyle.

Çok mu zor esnek çalışma saati? Yapılamaz mı? Guguklu kuş bile sabah beş buçukta uyandırmaktan mahcupken.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 9.11.2017


YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 2 yorum mevcut

    • Ayşei Yasemin YÜKSEL @ilhan üçer 1 hafta önce yorumlandı

      yurt dışında, avrupa'da yaygın. hatta üç ayda bir de zorunlu izin kullanıyorlar. bu da çok güzel. ortam ve konu değişikliği. metropol işleyişinde insanlar çok zorlanıyor.

      çok teşekkür ederim :)

    • ilhan üçer 1 hafta önce yorumlandı

      büyük şehirlerde yaşamak böyle bir şey işte. dediğiniz esnek çalışma saatli sistem bazı özel işyerlerinde uygulanıyorve mutlu bir çalışan kesimi var doğal olarak.

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV