23 Ağustos 2019 Cuma

Gönül Dergisi'nin Gülenay Pınarbaşı İle Röportajı

14 Ekim 2013, 09:28
Gönül Dergisi'nin Gülenay Pınarbaşı İle Röportajı
Kadın Haberleri
istanbul escort, escort istanbul

istanbul eskort

istanbul escort

escort istanbul

istanbul escort bayan escort sitesi adresinden ziyaret edebilirsiniz.
deneme bonusu veren siteler Bedava bahis

Bedava Bonus

Bonus Veren Siteler

Bedava Bonus

Bedava bonus için sitemizi ziyaret edebilirsiniz..
deneme bonusu deneme bonusu veren siteler

Bedava Bahis

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu için sitemizi ziyaret edebilirsiniz..
 Öncelikle bize kendinizden biraz bahseder misiniz?

Lisans eğitimini Türk dili ve Edebiyatı, yüksek lisans eğitimini İslam Sanatları ve Tarihi bölümünde tamamladım. Medya ve eğitim kurumlarında çeşitli görevlerin ardından efsane, mitoloji, inanç ve kültür turizmi alanlarında araştırmalarım devam ediyor. Özellikle kadınların topluma kattığı değere dikkat çekmeye ve bu noktada kafa yormaya gayret ediyorum.

“Anadolu’nun Ermiş Kadınları” isimli kitabınız bize neyi hatırlatmayı hedefliyor?
Anadolu’nun Ermiş Kadınları araştırması bir hedeften ziyade bir tespit içeriyor denilebilir. Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel hafızasından sunulmuş bir kadın tipini, Anadolu’nun kadınlar hakkında verdiği hükmü ortaya koyuyor. Fakat bir araştırmacı olarak bu alana yoğunlaşmam tevafuklar zinciriyle olsa dahi, yılların getirdiği idealize edilmiş kadın tipine hasretin ifadesidir. Kadın programlarında öne çıkarılan kadın tipinin dışında akıp giden hayatın içindeki kadını bulma gayretidir.

TOPLUM İYİLERİ YÜCELTEREK VARLIĞINI DEVAM ETTİRİYOR
Bu kitapta anlatılanların sınırlarını zorlayan, modernizme dayalı bir kadın tipolojisinin dayatıldığını söyleyebilir miyiz? Bu bir zorlama mı, yoksa kadınlar gerçekten çok değişti mi? Sizce bir asla dönüş, toparlanma, bir ihya mümkün mü? Günümüzü bu açıdan değerlendirir misiniz?
Bugün yaşadığımız problemi modernizm dayatmasından ziyade, kültür emperyalizmi ve bağlantılı olarak tüketen-tüketmesi gereken kadın tipi yaratılmaya çalışılıyor gibi okuyorum. Değişim özde olmadığı sürece tasvip edilebilecek bir haslet olabilir. Nedir bu öz? Pek tabiî ki yaratılış kodlarımız. Hem insan olarak hem de kadın olarak bir yaratılış mayamız var. Bunu çok kabaca iyi-kötü olarak da tanımlayabiliriz. Buradan hareketle kadınlar öz anlamında değişmedi. Sadece üst bir el -bana göre o elin temsilcisi medya- kadınlar çok değişmiş, çok bencil sadece hazları peşinde koşan bireyler olmuş gibi bir tipoloji çiziyor. Ermiş kadınlar araştırması kapsamında incelediğim efsanelerde Müge Anlı’nın programındaki cinayetlere taş çıkaracak olay örgüleri ile karşılaştım. Ensest, tecavüz, şiddet, eşini aldatma gibi olaylar binlerce yıla dayanan efsanelerde başrolde kadın kahramanlar olarak anlatılmakta. Fakat bu anlatıların sonunda kadınlar, Allah tarafından çok şiddetli cezalandırılmaktadırlar. Bu cezalar taşa dönüşme, faciaya maruz kalma, yanma gibi çok ciddi olaylar içermektedir. Biliyorsunuz efsaneler masal değildir, mutlaka dayandıkları bir gerçek vardır. Yeri zamanı belli olmasa dahi bir gerçeğe dayanmaktadır ve toplumsal hafızanın ürünüdür. Bir eğitim maksadı vardır. Tekrar konuya dönersek bu kötü kadın tiplerini görünce çok düşündüm. Aslında her devirde aynı mücadele var ve toplum iyileri yücelterek kendi manevi ve kültürel yok oluşundan kurtuluyor. İşte ermiş kadınlar da bir devrin iyileridir ve içimizden tiplerdir. Bugün de kendi menfaatinden çok toplumun, ailesinin menfaatini düşünen hep bir çaba ve gayret içinde olan ermiş kadın timsali insanlar vardır. Bu tip karşımıza bir gün bir şifacı, hemşire, doktor, avukat, öğrencilere yemek yapan bir ev hanımı, torunundan önce komşudaki yetimi giydiren bir babaanne olarak çıkmaktadır.

ANADOLU KADINININ BİRLEŞTİRİCİ MAYASI
Günümüzde kadın imajı yeterince tutarlı mı? Kadın hakkıyla tanınıyor ya da anlaşılabiliyor mu?
Yukarıda da bahsettiğim gibi kadınlar medyada, reality programlarında, yarışmalarda, dizilerde haz ve hırsları peşinde koşan bir cins olarak öne çıkmaktadır. Fakat bu gösterilendir, şahsen ben Anadolu insanının aileyi ayakta tutan kadın tipiyle yüceldiğine inanıyorum. Ülkemizdeki onca siyasî ayrışma, Anadolu kadınının birleştirici mayasıyla aşılmaktadır. Sorunuzu “kadın tipi hakkıyla tanınıyor mu?”dan ziyade “tanıtılıyor mu” diye algılarsam hayır diyebilirim.

TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMDE KADININ ROLÜ
Kadınların önayak olduğu bir toplumsal dönüşüm ya da değişim hareketi var mı? Yoksa tam da bunun içinde olduğumuz bir süreci mi yaşıyoruz?
Bacıyan-ı Rum’dan başlayarak kadınlar, devrine göre etkili olabilecekleri her alanda örgütlenmişlerdir. Bugün de özellikle STK’larda kadınların öncü olduğunu, birçok fikrin ve hizmetin savunuculuğunu yaptıklarını söyleyebiliriz. Cemaatler, cemiyetler, dernekler, kadınların çalışkanlığı ile Türkiye’nin gelişimine katkıda bulunmaktadırlar.

Kitabınızdaki kadın ermişlerin hayatlarının ortak özellikleri var mı? Benzer ya da farklı ama olgunlaşma nedeni hikâyelerinde neler var? Çok problemli günümüz dünyası göz önünde bulundurulursa bu durum günümüz kadını için de geçerli mi?
Neredeyse sorunların ve erme hikâyelerinin özde aynı olduğunu söyleyebilirim. Ermiş kadınlar farklı devirlerde farklı bölgelerde yaşasalar da bazı noktalarda birleşmişlerdir. Bunun başında çocuk sahibi olamamak vardır. Ardından kayınvalide ile yaşanan sorunlar, eşle yaşanan sorunlar, baskı, alkol gibi olumsuz unsurlar gelmektedir. Bugün de kadınlar hangi mevkii ve makamda olurlarsa olsun benzer sorunları yaşayabiliyorlar. Erme noktaları ise bu problemlere sabretmeleri, isyan etmemeleri ve dua etmeleridir. Bir de en büyük keramet istikamet şiarınca çalışmaya ve hayatlarına devam etme gayretleridir.

SABIRLA BEZENMİŞ HAYATLAR
Sizce geçmişte yaşananlar sadece sosyolojik bir olgu mu? Dinî ya da ahlakî duruşları erme süreçlerini nasıl etkiliyor? Günümüz kadını bu hayat hikâyelerinden nasıl bir hikmet devşirebilir? Ermiş kadınlar daha çok nasıl bir hayat yaşamışlar?
Geçmişte yaşanan sorunlar ve bugün yaşanan sorunlar hem sosyolojik hem psikolojik hem de inanç sorunlarıdır denilebilir. Pek tabi ki bakış açısına bağlı. Ahlakî duruşları çok önemli. İşin özü ahlak. Kaynağı Kur’an-ı Kerim olan güzel ahlak. Hz. Peygamber’in biricik kızı Hz. Fatma’nın ahlakı, Hz. Meryem’in ahlakı. Ermiş kadınların anlatıları bir nevi bu iki güzide İslam kadınına olan hasretin ve sevginin ifadesidir. Birçok ermiş kadının adı Fatma ve Meryem’dir. Yöreleri, hikâyeleri farklı olsa da varış noktaları aynıdır. Kerametlerle örülü hayat hikâyeleri ise aslında birer dayanak ve umut kaynağıdır. Bu iki kadının yaşadığı zorlu hayata birer göndermedir. Yani ermiş kadınların efsaneleri mesajları bakımından çok yönlü olsa da özünü İslam’dan alan bir çalışmadır.
Ermiş kadınların nasıl bir hayat yaşadıklarına gelirsek hepsi yaşadıkları devre, şehre, sosyo-ekonomik seviyeye göre bir hayat yaşamışlar. Bir ordu komutanı olup hükümdar olup siyasetten elini çeken ve eren bir kadın olduğu gibi, kocası alkolik olduğu ve ona sabrettiği için eren, hasta baktığı için kademe atlayan kadın tipi de mevcuttur. Kimi kalede, kimi çadırda, kimi mağarada yaşamaktadır. Sorunları farklı olsa da imtihanları özde aynıdır. Ermiş kadın anlatılarının büyük kısmı beylikler dönemine rastlamaktadır. O devirde Türkler, yeni Müslüman olmuş göçebe toplum Anadolu’yu vatan edinmeye çalışıyor. Bir yanda Moğol istilası, diğer yanda yerli Hıristiyan halkın tutumları… Tıpkı Yunus Emre gibi, Yunus Emre’nin Piri Taptuk Emre gibi kızı Bacım Sultan da mücadele veriyor. Duruşuyla, evliliğiyle ve hayatının efsaneleşmesiyle topluma sabır ve itidal mesajı veriyor.

Kitabınızın sonunda bir harita da var. Kadın ermişlerin Anadolu’da coğrafî dağılımı nasıl?
Coğrafî olarak İpekyolu’nun kuzey ve güney güzergâhlarında bir yoğunlaşma söz konusudur. Bunun tesadüf olduğu söylenemez. İpekyolu üzerindeki bölgeler çok kültürlü ve farklı inançlara açık yerler olduğu için kadın ermiş türbeleri daha çok kabul görmüş unutturulmamış diye düşünüyorum. Bu pek tabii benim tezim. En az kadın eren türbesi ve anlatısı Karadeniz bölgesindedir. Bu durum bölgenin zorlu şartlarından ve pek az dervişin bölgeye gelmesinden kaynaklanabilir. Bu harita, kadın ermişlerin türbelerini olduğu kadar bana göre kadınların toplumsal hayatta yer alış biçimlerini, ön plana çıkıp çıkamadıklarını da göstermektedir. Harita üzerinden sosyolojik okumalar yapmak mümkündür.
http://www.gonuldergisi.com/anadolunun-ermis-kadinlari-gulenay-pinarbasi.html

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV