24 Haziran 2017 Cumartesi

28 ŞUBAT DARBESİ NEDİR? 28 ŞUBAT'IN tam metni

“28 Şubat süreci nedir?” sorusunun tek bir cevabı yoktur; aksine pek çok cevabı vardır. Halkın hayatını mahveden sessiz darbede hangi bildiri okundu? İşte 28 şubat bildirisinin tam metni ve alınacak tedbirlerin listesi

03 Mart 2017 Cuma 12:06
28 ŞUBAT DARBESİ NEDİR? 28 ŞUBAT'IN tam metni
 KADINHABERLERİ.COM- 28 Şubat günü 9 saat süren MGK toplantısının ardından yayımlanan 18 maddelik bildiriyle, başta
inanç ve ibadet özgürlüğü, basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü, kılık kıyafet özgürlüğü,
eğitim özgürlüğü, v.b. konulara yönelik tartışmalar kamuoyunun gündemine oturmuştur.

28 ŞUBAT 1997 MİLLİ GÜVENLİK KURULU BASIN BİLDİRİSİ
1. Milli Güvenlik Kurulu 28 Şubat 1997 günü sayın Cumhurbaşkanı Başkanlığında
Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Dışişleri ve Başbakan Yardımcısı, Milli Savunma Bakanı, İçişleri
Bakanı, Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı Milli Güvenlik Kurulu Sekreterinin
iştirakleriyle Çankaya Cumhurbaşkanlığı Köşkünde aylık olağan toplantısını yapmıştır.
2. Kurulun bu toplantısında; bölücü terörle mücadelede şimdiye kadar alınan tedbirler
ve elde edilen sonuçların genel bir değerlendirmesi yapılmış, bu mücadelenin, devletimizin ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne gönülden inanmış, bu inancı sonsuza dek sürdürmeye azimli
halkımızın, basınımızın, devletin bütün kurum ve kuruluşları ve milli iradenin sembolü olan yüce
parlamentonun destekleriyle çok olumlu bir noktaya ulaştığı müşahade edilmiştir Elde edilen bu
sonuçların bundan sonra huzur ve güvenliğe, ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal yaşamına
olumlu olarak yansıması için bu konuda alınacak tedbirlerin bir plan dahilinde süratle yürürlüğe
konulması hususunda görüş birliğine varılmıştır.
Alınacak olan bu tedbirlerin güvenlik içinde gerçekleştirilmesi bakımından halen 9 ilde devam
etmekte olan Olağanüstü Hal uygulamasının 30 Mart 1997 tarihinden itibaren 4 ay daha uzatılması
uygun bulunmuş ve bu görüşün Bakanlar Kuruluna bildirilmesine karar verilmiştir.
3. Toplantıda Kıbrıs Sorunu ve Yunanistan'la ilişkilerle ilgili durum değerlendirmesi
yapılmış, bu konuda Türkiye'nin ve KKTC'nin hak ve menfaatlerini korumayı amaçlayan siyasi,
ekonomik ve askeri tedbirler uygun bulunarak Bakanlar Kuruluna bildirilmesine karar verilmiştir.
4. Toplantıda bilhassa Anayasa ile Türk Milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik, sosyal
hukuk devleti olarak belirlenen Türkiye Cumhuriyetine karşı çağ dışı bir kisve altında zemin
oluşturmaya yönelik rejim aleyhtarı faaliyetler gözden geçirilmiş,
* Türkiye Cumhuriyetinin varlığını Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda
çağdaş medeniyet yolundaki demokratik sistem içinde ilerlemesini teminat altına alan
Anayasa ve Cumhuriyet yasalarından kesinlikle taviz verilmemesi gerektiği ,

* Anayasanın tanımladığı, Cumhuriyetin laik demokratik ve sosyal hukuk
devleti ilkelerinin sağlıklı bir şekilde düzenlenmesine imkan sağlayacak güvenlik, huzur ve
toplumsal barışın öncelik taşıdığı,
* Cumhuriyet ve rejim aleyhtarı yıkıcı ve bölücü grupların laik ve anti-laik
ayrımı ile demokratik ve sosyal hukuk devletini güçsüzleştirmeye yeltendikleri,
* Türkiye'de laikliğin sadece rejimin değil aynı zamanda demokrasinin ve
toplum huzurunun da teminatı ve bir yaşam tarzı olduğu
* Devletin yapısal özünü oluşturan sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri
anlayışından vazgeçilemeyeceği yasalarla belirlenmiş kuralların göz ardı edilerek yapılan
çağ dışı uygulamaların da hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmayacağı,
* Türkiye'nin 1997 yılı içinde AB'ye tam üye olacak ülkeler listesine girmeyi
öncelikli hedef olarak sürdürdüğü ve böyle bir dönemde resmi ve sivil kurum ve
kuruluşların bu sürece katkıda bulunmasının gerekli olduğu bu sebeple; demokrasimiz
hakkında kuşkulara yol açacak Türkiye'nin yurt dışındaki imajını ve itibarını zedeleyecek
her türlü spekülasyona son vermek gerektiği Türkiye Cumhuriyetinin laik, demokratik, insan
haklarına saygılı, sosyal bir hukuk devleti olduğu yönündeki temel ilkelerinin Anayasamızın
ve devletimizin teminatı altında olduğu, rejimin; kendisine ve geleceğine yönelik
tartışmaların içinde bulunduğumuz ortamda Türkiye'ye yarardan çok zarar verdiği,
* Açıklanan bu esaslar aksine davranışların toplumumuzda huzur ve güveni
bozarak yeni gerginliklere ve yaptırımlara neden olacağı değerlendirilmiş,Bu konuda
alınacak ele alınması gereken tedbirlerin Bakanlar Kuruluna bildirilmesine karar verilmiştir.

MİLLÎ GÜVENLİK KURULU'NUN 28 ŞUBAT 1997 TARİH VE 406 SAYILI KARARINA
EK-A (REJİM ALEYHTARI İRTİCAİ FAALİYETLERE KARŞI ALINMASI GEREKEN
TEDBİRLER)
1. Anayasamızda Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer alan ve yine anayasanın
4'üncü maddesi ile teminat altına alınan laiklik ilkesi büyük bir titizlik ve hassasiyetle korunmalı,
bunun korunması için mevcut yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı, mevcut yasalar
uygulamada yetersiz görülüyorsa yeni düzenlemeler yapılmalıdır.
2. Tarikatlarla bağlantılı özel yurt, vakıf ve okullar, devletin yetkili organlarınca
denetim altına alınarak Tevhid-i Tedrisat kanunu gereği Millî Eğitim Bakanlığı'na devri
sağlanmalıdır.
3. Genç nesillerin körpe dimağlarının öncelikle cumhuriyet, Atatürk, vatan ve millet
sevgisi, Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine çıkarma ülkü ve amacı doğrultusunda
bilinçlendirilmesi ve çeşitli mihrakların etkisinden korunması bakımından:
a) 8 yıllık kesintisiz eğitim, tüm yurtta uygulamaya konulmalı.
 b) Temel eğitimi almış çocukların, ailelerinin isteğine bağlı olarak, devam
edebileceği Kuran kurslarının Millî Eğitim Bakanlığı sorumluluğu ve kontrolünde faaliyet
göstermeleri için gerekli idari ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
4. Cumhuriyet rejimine ve Atatürk ilke ve inkılaplarına sadık, aydın din adamları
yetiştirmekle yükümlü, milli eğitim kuruluşlarımız, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun özüne uygun
ihtiyaç düzeyinde tutulmalıdır.
5. Yurdun çeşitli yerlerinde yapılan dini tesisler belli çevrelere mesaj vermek amacıyla
gündemde tutularak siyasi istismar konusu yapılmamalı, bu tesislere ihtiyaç varsa, bunlar Diyanet
İşleri Başkanlığı'nca incelenerek mahalli yönetimler ve ilgili makamlar arasında koordine edilerek
gerçekleştirilmelidir.
6. Mevcudiyetleri 677 sayılı yasa ile men edilmiş tarikatların ve bu kanunda belirtilen
tüm unsurların faaliyetlerine son verilmeli, toplumun demokratik, siyasi ve sosyal hukuk düzeninin
zedelenmesi önlenmelidir.
7. İrticai faaliyetleri nedeniyle Yüksek Askerî Şûra kararları ile Türk Silahlı 

Kuvvetleri'nden (TSK) ilişkileri kesilen personel konusu istismar edilerek TSK'yi dine karşıymış
gibi göstermeye çalışan bazı medya gruplarının silahlı kuvvetler ve mensupları aleyhindeki
yayınları kontrol altına alınmalıdır.
8. İrticai faaliyetleri, disiplinsizlikleri veya yasa dışı örgütlerle irtibatları nedeniyle
TSK'den ilişkileri kesilen personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamı ile teşvik
unsuruna imkan verilmemelidir.
9. TSK'ye aşırı dinci kesimden sızmaları önlemek için mevcut mevzuat çerçevesinde
alınan tedbirler; diğer kamu kurum ve kuruluşları, özellikle üniversite ve diğer eğitim kurumları ile
bürokrasinin her kademesinde ve yargı kuruluşlarında da uygulanmalıdır.
10. Bu maddenin tam metnini Türkiye'nin uluslararası ilişkilerini ilgilendirdiği için
yayınlayamıyoruz.
11. Aşırı dinci kesimin Türkiye'de mezhep ayrılıklarını körüklemek suretiyle toplumda
kutuplaşmalara neden olacak ve dolayısıyla milletimizin düşmanca kamplara ayrılmasına yol
açacak çok tehlikeli faaliyetler yasal ve idari yollarla mutlaka önlenmelidir.
12. T.C. Anayasası, Siyasi Partiler Yasası, Türk Ceza Yasası ve bilhassa Belediyeler
Yasası'na aykırı olarak sergilenen olayların sorumluları hakkında gerekli yasal ve idari işlemler kısa
zamanda sonuçlandırılmalı ve bu tür olayların tekrarlanmaması için her kademede kesin önlemler
alınmalıdır.
13. Kıyafetle ilgili kanuna aykırı olarak ortaya çıkan ve Türkiye'yi çağ dışı bir görünüme
yöneltecek uygulamalara mani olunmalı, bu konudaki kanun ve Anayasa Mahkemesi kararları taviz
verilmeden öncelikle ve özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında titizlikle uygulanmalıdır.
14. Çeşitli nedenlerle verilen, kısa ve uzun namlulu silahlara ait ruhsat işlemleri polis ve
jandarma bölgeleri esas alınarak yeniden düzenlenmeli, bu konuda kısıtlamalar getirilmeli, özellikle
pompalı tüfeklere olan talep dikkatle değerlendirilmelidir.
15. Kurban derilerinin, mali kaynak sağlamayı amaçlayan ve denetimden uzak rejim
aleyhtarı örgüt ve kuruluşlar tarafından toplanmasına mani olunmalı, kanunla verilmiş yetki dışında
kurban derisi toplattırılmamalıdır.
16. Özel üniforma giydirilmiş korumalar ve buna neden olan sorumlular hakkında yasal
işlemler ivedilikle sonuçlandırılmalı ve bu tür yasa dışı uygulamaların ulaşabileceği vahim boyutlar
dikkate alınarak, yasa ile öngörülmemiş bütün özel korumalar kaldırılmalıdır.

17. Ülke sorunlarının çözümünü "Millet kavramı yerine ümmet kavramı" bazında ele
alarak sonuçlandırmayı amaçlayan ve bölücü terör örgütüne de aynı bazda yaklaşarak onları
cesaretlendiren girişimler yasal ve idari yollardan önlenmelidir.
18. Büyük Kurtarıcı Atatürk'e karşı yapılan saygısızlıklar ve ATATÜRK aleyhine
işlenen suçlar hakkındaki 5816 sayılı kanunun istismar edilmesine fırsat
verilmemelidir.(http://www.mgk.gov.tr)

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    ARŞİV