07 Aralık 2019 Cumartesi

DEPREM VE KİREÇ

27 Eylül 2019, 16:57
DEPREM VE KİREÇ
Şebnem Güler Karacan

 Evet, şu saate kadar bekledim. Söyleyenler söyleyeceklerini söylediler sanırım.Bittiyse, vatandaş olarak, bir iki laf da biz edelim...



Reklamlarda gördüğümüz, havalarda uçuşan insanlar, internetler, telefonlar ve yaygara boşmuş, bunu anladık. :) 80 milyona her ay tıkır tıkır fatura yollayan telefon şirketleri yer iki sallanınca 80 milyonu tanımıyormuş, buna da vakıfız şu anda. Bu ay, bize fatura kesmeye yüzleri olur mu bilmem ?


Bir şeyi daha anladık ki, 1999 depreminden beri, yan gelip yatmışız hepimiz. Yıllarca deprem sırasında nerede duracağımızı bile öğretememiş kimse bize.

Okullardaki çocuklara sıraların altına saklanmaca, pozu verdirenler, şimdi de, sıranın yanında durun, hayat üçgeni falan filan diyorlar. Ama çocukların hepsi deprem sırasında,  sıraların altına saklanmışlar. Halbuki,yabancı uzmanların söylediklerine göre en tehlikeli yer orasıymış. Sıra altına saklananlar,kemikleri kırılana kadar eziliyorlarmış. (Allah korusun)

“Kapıların altlarında durun.” Dediler  yıllarca. Yatağın, koltuğun, çamaşır makinasının yanına yatıp, cenin vaziyeti almak gerekirmiş, kapı altı en tehlikeli yermiş mesela, biz güvenli biliyorduk.Yine yanlış bilgi.

20 senedir bir o yana, bir bu yana yatmışız,uyumuşuz.Doğruyu  tam olarak anlatan hala yok, korkarım bilen de yok. Okullarda, mahallelerde seferberlik yapılmamış. Deprem sırasında,herkes  ağlayarak asansör ve merdivenlere  koşuyor. Halbuki, olduğumuz yerde cenin vaziyeti almak çok daha akıllıcaymış. Asansör ve merdivenler en tehlikeli yerlermiş.

“Her türlü tedbiri aldık.” Diye açıklama yapan bir büyüğümüzün açıklamasının altına bir yorum yazmış vatandaş, “ Ne tedbiri aldıysanız, bize de söyleyin de biz de alalım.” Diye… Muazzam haklı… Ne tedbiri alınmış biri bize anlatırsa, belki içimiz bir parça ferahlar.Mesela ben bir vatandaş olarak kendimi çok yalnız ve savunmasız hissediyorum şu anda. Tedbir bu mu bilmiyorum ama  İstanbul dışından arama kurtarma ekibi gelmiş diye duydum. İki yüz küsur kişilermiş de, İki yüz kişi, İstanbul’un dişinin kovuğuna gitmez.
Birkaç ay önce Maltepe’de çöken binanın temizlenmesi bir hafta filan sürmüştü. Herkes oradaydı bir de buna rağmen…

Japon mühendisler yıllar önce gelip, “Eğer İstanbul’da büyük bir deprem olursa,size  tek yardımımız İstanbul’a baştan başa kireç dökmek olur.” demişler.Üstümüze kireç dökecek birileri varmı en azından.

Şu anda, bir tek buna şükredebiliyorum işte…
En azından üzerimize bir kireç dökenimiz olacak...









Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    ARŞİV