22 Ekim 2018 Pazartesi

Çevgan Acısı ve Kerbela Kültü

02 Kasım 2014, 22:21
Çevgan Acısı ve Kerbela Kültü
Gülenay Pınarbaşı

Bitlis'te bir Çevgan Meydanı vardır. Evliya Çelebi anlatır Seyahatnamesi'nde. Burada bir Asya geleneği olan Polo-Çevgan oyunun atlarla ve çevgan sopasıyla oynandığını söyler.
Çevgan ne ki diye araştırırken Yezid'in Hz. Hüseyin'in mübarek başları ile oynadığı sopanın isminin çevgan olduğunu öğrendim. Muharrem ayı vesilesi ile Kerbela Trajedisi karşısındaki hislerimi yazmak istiyordum, çevganın ucu sanki yüreğime saplandı...

***
Hz. Hüseyin, 72 yareni ile çıkmıştı yola alemlere rahmet olarak gelen dedesinin mesajlarını zalim idareye haykırmak için........
Susuz bırakıldılar..............
Ve katledildiler.
Ne oldu?
Hz. Peygamber, Hz. Peygamberin getirdiği din, ehli beyt, ehli beyt ahlakı silindi mi yeryüzünden?
Bir zamanlar dünyayı kasıp kavuran siyasetçiler, diktatörler, sanatçılar, şarkıcılar ya hayattayken ya da ölümünün hemen ardından dünyadan silinip giderken Hz. Hüseyin'in katli ile peygamberi nefes dirildi adeta!
Kerbela Trajedesi bir katl olayından mı ibarettir?
Dünyada bir benzeri var mıdır?
Dünyanın herhangi bir yerinde o millete, ümmete gönderilmiş peygamberinin torunu bu kadar vahşice katledilip, çoluğu çocuğu ellerine zincir vurularak yüzlerine tükürülmüş müdür?
Nedir Hz. Hüseyin'in suçu?
Hani der ya erenlerden biri "bir ölür bin diriliriz" diye işte Kerbela katliamı bu cinstendir.
Kerbela Çölü'nde 72 şehit verilmiş, bu şehitler, (ben sadece Türkçe edebi mahsulleri biliyorum) Vaka-i Dil-i SÛzi Kerbela, Haber-i Kerbala gibi Türk edebiyatında onlarca remiz ve mazmun olarak dirilmiştir.  Hz. Hüseyin'in şehit edildiği günden itibaren onun ve ehli beytin hayatı efsanevi ve menkıbevi bir hüviyet kazanmıştır. Kerbela Kültü oluşmuştur. Mersiyeler, manzumeler, makteller yazılmış Al-i Aba sevgisi gönüllerde diriltilmiştir. Bu kadar da değil: bu türler, folklor ve musukiye intikal etmiş, tekkelerde yüzlerce yıl yankılanmış, en güzel türküler, ilahiler, deyişler teşekkül etmiştir. En değerli göz yaşları peygamber aşkıyla Hz. Hüseyin'e ve ailesine dökülmüştür. Son yüzyılda ise bu elim hadiseyi konu alan hikaye ve romanlar kaleme alınmıştır. Belki ileride bu hadiseyi evrensel ölçülerde sinemaya aktaracak sanatçılar çıkacaktır.



Buna karşılık bu katlin emrini veren Yezid, hakaret mazmunu haline gelmiştir. Düşünsenize Anadolu ve Ön Asya'yı kan deryasına çeviren Timur dahi Hz. Hüseyin'in türbesine yaklaşamamışken, Fırat kenarından dönmüşken, Hz. Peygamber'in kokusu hala dünyadayken, ayakkabıları onun sıcaklığıyla durarken gözünün nuru ailesi katledilmiştir. Yezid'in kaderi buymuş demek ki ona eline çevganı alıp mübarek başla oynamak düşmüş. Ya da o bunu seçmiş diyelim. 
Benim kelimelerim yetmiyor bu trajediyi yazmaya ama Kerbela hadisesi, bir aşuraya, bir hicri yılbaşına kurban edilemeyecek kadar trajik sonuçları bakımından çok yönlüdür.
Sözü ehlibeyt aşkıyla gönlü yanan şairlere bırakalım:

FUZULİ'den 

Ey Kerbelâ acılarının belâlısı Hüseyn!

Ey Kerbelâ belâlarının müptelâsı Hüseyn!


HATAYİ'den muhteşem bir mersiye, Türkçesi, duygusu ile çok canlı

Bu gün matem günü geldi
Ah Hasanım vah Hüseyinim
Senin derdim bağrım deldi 
Ah Hasanım vah Hüseyinim

Şehit olmuş Şah-ı Merdan, Şah Hüseyinim, vah Hüseyinim

Bizimle gelenler gelsin
Serini meydana koysun
Hüseyinle şehit olsun
Ah Hasanım, vah Hüseyinim

Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah Hüseyinim, vah Hüseyinim

Kerbelanın yazıları
Şehit düştü gazileri
Fatma Ana kuzuları
Ah Hasanım, vah Hüseyinim

Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah Hüseyinim, vah Hüseyinim

Kerbelanın önü düzdür
Geceler bana gündüzdür
Şah Kerbelada yalnızdır
Ah Hasanım, vah Hüseyinim

Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah Hüseyinim, vah Hüseyinim

Gökte yıldız paralandı
Şehribanu karalandı
Şah Hüseyin yaralandı
Ah Hasanım, vah Hüseyinim

Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah Hüseyinim, vah Hüseyinim

Bir su verin masum cana
Zalim içti kana kana
Fatma Ana yana yana
Ah Hasanım vah Hüseyinim

Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah Hüseyinim, vah Hüseyinim

Boz bulanık puslu dağlar
Virandır bahçeler bağlar
Şah Hatayim durmaz ağlar 
Ah Hasanım, vah Hüseyinim

Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah Hüseyinim, vah Hüseyinim


Sadık Yalsızuçanlar'dan

BEN KERBELA’YIM
sen beni hazırlama sakın sen de bana gel
ölmüş ölü olmuş Hüseyne hasana gel
elleri koku dağıtırdı nasıl bir koku
suya gel kana gel bir yeni hasana gel
o öldü çünkü bir gülü tutmuştu bilmeden
sen istersen her gün gel her sene gel
gel beyazlıkları elle türlü kokuları biç
günler karardığında davran hep sana gel
ne yap yap hazırla kendini anladın mı
ne yap yap mesela ısıtıp dökündüğün sularla bile bana gel
hatırlanmış bir gül ben de hatırlarım kolaydır
ölmüş mü ölmemiş mi Hüseyne Hasana gel
Hüseyin de öldü ölür Hasan da öldü ölür
ölen ve dirilen o bitmez insana gel....


Turgut Uyar'dan
Ben Kerbela’yım, ben Ali’nin gözyaşıyım, etiyim, kanıyım, canıyım.
Peygamber’in katında kim Ali’den daha değerli olabilir ki!
Ben Ali’nin hüznüyüm, ben Hüseyin’im.
Şehitlerin efendisi Hamza’yım ben. Savaş alanına gönderilen Ali’nin
kılıcıyım, zülfikarım ben. Hangi söz benden daha keskin olabilir ki!
Ben Zeynep’in gönül sırrıyım. Sakine’nin ruhuyum.
Ben Cebrail’in kanadıyım, Muhammed’in yetimiyim...

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    seks hikaye sex izle porno izle
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV