08 Nisan 2020 Çarşamba

Bir bahardan bir bahara rengin silinmeyen yolculuğu

07 Kasım 2017, 10:40
Bir bahardan bir bahara rengin silinmeyen yolculuğu
Ayşei Yasemin Yüksel (Acemi Demirci)

 



Kışın ardından doğanın capcanlı renklerle uyanması anlamlı rengarenk bir bahardan, kış öncesinde solmaktaki yeşil yaprakların kızıla  seyrinin mevsimi sonbahar. Üç adı var, diğer mevsimler tek adla kalmışken. Sonbahar, güz ve hazan. Öyle anlamlandırılmış bir mevsim, bu mevsim.

Hazan, adların içinde  en içlisi galiba. Sonbahar takvimsel bir anlatış. Güz, ne güzel bir sözcük. Güzel sözcüğünün  biraz sararıp da dökülmüş halince.

Eflatun, kırmızı, mavi, yeşilin taptazesinden koyusuna, beyaz, sarı derken ilkbahar renk  bırakmaz saçar cebinden. Kırlarda lavanta moru dalgalanırken ortalık, dikenlisinden soğanlısına boy vermiş çiçeklerin, çiçeğe durmuş ağaçlarındır artık. 

Kırlar, dağlar, bağlar otundan kokulusuna aça aça  biter yaz. Gün iner. Güneş çok ısıtmaz; ama rüzgâr savurur güneş ışığı cılızlaştığında. 

Kış sonrası beyazı silen ilkbaharın renk cümbüşü yerine kış öncesi tüm o cümbüşün silinme yolculuğu başlar. Yeşillerin  sararıp solma, kızıla çalma günüdür artık gün, takvimde. Ondan sonraki renk, bir yaprağın dalından düşmüş halinin rengi olur. Hüzün hissini duyumsatan kuru, solgun kahverengimsi o renk.

Yine bir kış öncesi, solgun güz rengi cümbüşünün  susmaktaki, onca capcanlı  renkle çıkacak bir sonraki  ilkbahar cümbüşünün de şimdiden beklenmeye başlandığı güz günlerinde ortalık kimine göre hüzünle kaplıyken objektiften bakan bir göz için hüzün filan değildir güz.  Yakalanacak karelerdir. 

Caddeler, sokaklar, parklar, bahçeler, her yan kuruyup düşmüş yaprakların eliyle kucaklanmaktadır. Bunu kışın kar, baharda  toprağın altındaki uyanışla doğan her türden ot, çiçek yapar. Sonbaharda da  ilkbaharda doğmuş çiçeklerin, yapraklarının kuruları.

Sonbaharın kuru kızıl eliyle yayılmış solgun yapraklar, işte  toprağın üzerinde  yine. Gün, o rengin günü. Hazan takvimi öyledir. Kışa az varken  çatısından eşiğine, ağacından toprağına her yanı uzun mu uzun süre kaplayacak kar, don, buz gelmeden önce  canlı tonların cümbüşünden solgun kuru renklerin ton ton cümbüşüne doğru yola çıkmış doğa, yapraklarını dökmüş, çiçekleri solmuş olarak uykuya dalacak yakında. 

Buralarda kışın uykusu ağırdır, uzundur. Dört mevsimli bir yılın yarısından çoğunu tutar kış. O tek mevsim. Yeniden uyanacağı takvime kadar da en soğuk mevsimdir ayrıca.  Kışı, kış uykusundan uyandıran çalar saat, cemrelerdir. Hep olageldiğince. 

Fırça olup onca renkle ortalığı, her yanı tablo bellemiş  doğa, yorgunluğunu uzun kış uykusuyla atmadan önce sonbahar renkleriyle esner, uyku sersemliğiyle.  Ardından dinlenmeye geçer. Renksiz kalır o sıra. Beyaza bürünür tek. Dinlensin bir, yağmurun  çalar saat görevi yapmasıyla yine  uyanacak ve canlı renklerden solgun kuruluğa tekrar tekrar yolculuklara çıkacaktır.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 04.11.2017, 15:48

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 2 yorum mevcut

    • Ayşei Yasemin YÜKSEL @hatice yazıcı 2 yıl önce yorumlandı

      çok teşekkürler bu değerli yorumuna :)

    • hatice yazıcı 2 yıl önce yorumlandı

      eline yüreğine sağlık belgesel izler gibi ,kelimelerinle mevsimleri yaşatmışsın,teşekkürler

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    ARŞİV