12 Aralık 2017 Salı

Ergenlik döneminde yeme bozukluğu ile nasıl başa çıkılır?

Ergenlik döneminde ortaya çıkan yeme bozukluklarına dikkat çeken uzmanlar önemli uyarılarda bulunuyor. Yeme bozukluğu tedavisi edilebilir mi? İşte yanıtı.

14 Ağustos 2017 Pazartesi 12:42
 Ergenlik döneminde yeme bozukluğu ile nasıl başa çıkılır?
KADINHABERLERİ.COM-  Yemekler hakkında takıntılı hale gelmiş, kilo ve görünümle aşırı uğraşıyor, çok sıkı diyetler yapıyor, tuvalette uzun süreler kalıyor, sürekli kalori saymaya başlamışsanız yeme bozukluğu başlamış olabilir. Ergenlik döneminde ortaya çıkan yeme bozukluklarına dikkat çeken uzmanlar önemli uyarılarda bulunuyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Psikiyatrist Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, ergenlikte meydana gelen fiziksel ve ruhsal değişikliklerin yeme bozukluklarına yol açtığını söyledi.
Yeme bozukluğunu “beslenme davranışında görülen bozukluklarla seyreden hastalıklar” olarak tanımlayan Prof.Dr. Aslıhan Dönmez, “Yeme bozukluğu başlığı altında iki temel bozukluk vardır. Anoreksiya nervozada günlük alınan kaloride belirgin kısıtlama yapma, kilo almaktan aşırı korkma ve zayıf olduğu halde kendini kilolu görme söz konusudur. Bulimiya nervozada tıkınma ve çıkarma atakları vardır. Bu çıkarma atakları kusarak, idrar sökücü ve laksatif ilaç kullanarak ya da aşırı egzersiz yaparak gerçekleşir.

Yeme bozukluğunun çoğunlukla ergenlik döneminde başladığını belirten Prof.Dr. Aslıhan Dönmez, “Bunun en önemli nedeni ergenlik döneminde meydana gelen fiziksel ve ruhsal değişikliklerdir. Vücudun değişiyor olması ve yağlanmanın artışı önemli bir tetikleyici etkendir. Sosyal alanda kabul edilmek ve beğenilmek bir ergen için giderek daha önemli olmaya başlar ve fiziksel görünüm bunun önemli bir belirleyicisi haline gelir. Bu dönem arkadaş çevresinden görünüm veya kiloyla ilgili bir eleştiri almak yeme bozukluğunu tetikleyebilir” diye konuştu.

Yeme bozukluğunun belirtileri

Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, yeme bozukluğunun çeşitli şekillerde anlaşılabileceğini kaydederek bu belirtileri şöyle sıraladı: “Yemekler hakkında takıntılı bir hale gelmek, kilo ve görünümle ilgili aşırı uğraşlara başlamak, çok sıkı diyetler yapmak, tuvalette uzun süreler kalmak, yiyecek saklamak, takıntılı bir şekilde kalori saymaya başlamak, saatler süren spor aktivitelerinde bulunmak, özellikle yedikleri konusunda yalan söylemeye başlamak yeme bozukluğu göstergeleri olabilir.” Prof.Dr. Dönmez, ayrıca akademik başarının düşmesi, sosyal ilişkilerde bozulma, odadan dışarı çıkmamak, öfkede artış, içe kapanmak gibi genel belirtilerin de ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

Yeme bozukluğu tedavisi edilebilir

Yeme bozukluğu tedavisinde psikoterapi yöntemleri ve psikiyatrik ilaçların kullanıldığını belirten Prof.Dr. Aslıhan Dönmez, “Hastalığın ilerlemiş olduğu vakalarda bir süre hastaneye yatırmak gerekebilir. Tedavinin en önemli aşaması hastayı tedavi olmaya ikna etmektir. Çünkü hastalar tedaviyle aşırı bir kilo alacaklarından korkarak tedaviye başvurmakta isteksiz davranabilirler” dedi.

Bu önerilere kulak verin
Çocuğunda yeme bozukluğu olduğunu düşünen ailelere de Prof.Dr. Aslıhan Dönmez, şu önerilerde bulundu:

“Onu denetlemeyi bırakın: Ne yediğinin, çıkarıp çıkarmadığının denetlenmeyi bırakın. Denetleme davranışınız onun kendini daha fazla baskı altında hissetmesine ve bu davranışları arttırmasına neden olacaktır. Üstelik yalan söylemesini de arttıracaktır.

Onu suçlamayın: Bazı aileler yeme bozukluğunun bir “şımarıklık” göstergesi olduğunu düşünerek hastayı suçlarlar. Unutmayın ki yeme bozukluğu tedavi gerektiren bir psikiyatrik hastalıktır, şımarıklıkla bir ilgisi yoktur.

Aşırı müdahaleci davranmayın: Bazı ergenler için yeme bozukluğu hayatından kendi kontrolü altında tutabildiği tek alan, bir özgürlük mücadelesi olabilir.

Ona kilo aldırmaya çalışmayın: Unutmayın ki hayatta en korktuğu şey kilo almak. Çünkü buna bir başlarsa durduramayacağını düşünüyor. Bu nedenle ona zorla yüksek kalorili bir şeyler yedirmeye çalışmayın.

Onu tedaviye ikna etmeye çalışın: Fakat bunu yaparken zorlayıcı bir tutum içerisinde olmayın. Zorla götüreceğiniz tedaviden fayda görmeyecektir. Bunun yerine onunla sakin bir şekilde konuşun, onunla ilgili kaygılarınızı dile getirin ve tedaviye başvurma konusunda cesaretlendirin.”

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV